1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Risale-i Nur’un evrensel vizyonu İttihad-ı İslam’dır
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Risale-i Nur’un evrensel vizyonu İttihad-ı İslam’dır

A+A-

Risale-i Nur Projeksiyonları-4

23-Risale-i Nur, tasavvuftan tefekküre geçen ve tasavvufla birlikte tefekkürü esas alan yeni bir çağın/çağların cevabıdır.

Risale-i Nur'a göre, bütün varlık alemi bir tefekkür levhasıdır. Şuur sahibi varlıkların yaratılışından maksat da, tefekkür vazifesinin yerine getirilmesidir. Alem iki daire ve iki levha şeklinde ele alınır;

"Biri, gayet muhteşem, muntazam bir daire-i rububiyet ve gayet musannâ, murassâ bir levha-i san'at. Diğeri, gayet münevver, müzehher bir daire-i ubudiyet ve gayet vâsi, câmi bir levha-i tefekkür ve istihsan ve teşekkür ve iman." (Sözler, 316)

Risale-i Nur, Kur'an kitabı ile kainat kitabının birlikte mütaalasını ilim ve hikmetle yapar. Cenab-ı Hakkın hakim isminin tecellileri bağlamında kainat kitabı ve yeryüzü sayfaları ile diğer bütün varlıkların Allah'a delil olan gözlemleri üzerinde durur.

Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder.” (Münazarat, 76)

Kalbin akılla koalisyonu sonucu, din ile ilimin sentezi ve mezc olması mümkün olur.

“Risale-i Nur, şimdiye kadar hiçbir ilim adamının tam bir vuzuhla ispat edemediği en muğlâk meseleleri, gayet basit bir şekilde, en âmi avam tabakasından tut, tâ en âli havas tabakasına kadar herkesin istidadı nisbetinde anlayabileceği bir tarzda, şüphesiz ikna edici ve yakinî bir şekilde izah ve ispat etmesidir.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 337)

"Delil ve akıbet" kriterleri ile her şeyin menşei ve başlangıcı ile sonuçları arasında "izah ve ispat" üzerinden muhakeme ve mukayese ile değerlendirir.

24-Risale-i Nur’un evrensel vizyonu İttihad-ı İslam’dır. İslam Birliği’dir. “İttihad-ı İslâm, şarktan garba, cenuptan şimale mümted bir meclis-i nurânîdir (Rumuz, 9) ki insanlık ailesinin sükunetini ve barışını da orada görür.

dunya_b.jpg

Eskiden Hıristiyan devletleri bu ittihad-ı İslâma taraftar değildiler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için, hem Amerika, hem Avrupa devletleri Kur’ân’a ve ittihad-ı İslâma taraftar olmaya mecburdurlar.”(Emirdağ Lahikası, 424)

Batı’nın da menfaatine uygun çözümün bu olacağını belirterek zamanla bunu kabulleneceklerini belirtir.

Evet, o ecnebîlerin canavarlar gibi yaptıkları muâmele ve zulümler, İslâm dünyasında, hürriyet ve istiklâl ve ittihâd-ı İslâm cereyânını da hızlandırmıştır… İnşaallahü Teâlâ, cemâhir-i müttefika-i İslâmiye de meydana gelecek ve İslâmiyet dünyaya hâkim ve hükümran olacaktır. Rahmet-i İlâhîden kuvvetle ümit ve niyaz ediyoruz.” (Sözler, s. 722)

Bediüzzaman, insanlığın düşmanı olan bozguncu kuvvetlere karşı ittifak noktalarını arar.

“…şimdi ehl-i iman, değil Müslüman kardeşleriyle, belki Hıristiyanın dindar ruhanileriyle ittifak etmek ve medar-ı ihtilaf meseleleri nazara almamak, niza etmemek gerektir. Çünkü küfr-ü mutlak hücum ediyor.”(Emirdağ Lahikası, 265)

Bediüzzaman, İttihad-ı İslam’a giden yolda evrensel ölçekte inkar etmeyen ve İslam’a yakın siyasi ve sosyal pozisyonları olan Batı’nın pozitif yüzü ile ve bilhassa "Hazret-i İsa'nın dindar ruhanileri" ile ortak noktalar üzerinden giderek bozguncu/ifsat ehli/"zındıka komitesi" ne karşı "dünyanın sulh ve selametini" hedefler.

25-Risale-i Nur, eğitim modeli olarak aklın, vicdanın ve ruhun senkronize olacağı mektep, medrese ve tekke üç geni üzerinde durur. Bu bileşenler, fonksiyonel beraberliği sağlayacak şekilde formülüze edilmiştir.

"İslâmiyet hariçte temessül etse, bir menzili mektep, bir hücresi medrese, bir köşesi zaviye, salonu dahi mecmaü’l-küll, biri diğerinin noksanını tekmil için bir meclis-i şûrâ olarak, bir kasr-ı meşîd-i nuranî timsalinde arz-ı dîdar edecektir. Ayna kendince güneşi temsil ettiği gibi, şu Medresetü’z-Zehrâ dahi o kasr-ı İlâhîyi haricen temsil edecektir."(Münazarat, 80)

Aklın ispat arayışı ile ilim cephesinde mantığı/belağatı/muhakemeyi/ispatı esas alan bir düşüncenin kalbin vicdani sorumlulukla dini bir terbiye ve ilimle tefekkürü kazanıp bu ikisinin mezc edilmesi, çağın birlikte düşünme ve ortak noktalarda tevhitle düşünme melekesini kazandırır.

İman tesis eden ve hidayet temin eden bu beraberlik, modern Batı karşısında ve geri kalmış Doğu karşısında İslam'ın yeniden konumlanma ve kıymetinin anlaşılmasını sağlar. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.