Hoşgeldiniz! bugün 30 Temmuz 2010 Cuma
İttihada mükellef ve muhtaçsınız
 
Said Nursi Külliyesinin açılışına davet
 
Ceylan, Bediüzzaman'ın resmini nasıl çekti?
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Oruç nefsin firavunluğuna darbe vurur
30 Ağustos 2009 / 00:01
Günlük Risale-i Nur dersi…

Bismillahirrahmanirrahim

 

DOKUZUNCU NÜKTE

 

Ramazan-ı Şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin mevhum rububiyetini kırmak ve aczini göstermekle ubudiyetini bildirmek cihetindeki hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

 

Nefis Rabbisini tanımak istemiyor; firavunâne kendi rububiyet istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır.

 

İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. Aczini, zaafını, fakrını gösterir, abd olduğunu bildirir.

 

Hadisin rivayetlerinde vardır ki: Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: "Ben neyim, sen nesin?"

 

Nefis demiş: "Ben benim, Sen sensin."

 

Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: "Ene ene, ente ente." Hangi nevi azâbı vermiş, enâniyetten vazgeçmemiş.

 

Sonra açlıkla azap vermiş. Yani aç bırakmış. Yine sormuş: "Men ene? Ve mâ ente?"

 

Nefis demiş: "Ente Rabbiye'r-Rahîm., Ve ene abdüke'l-âciz."

 

Yani, "Sen benim Rabb-i Rahîmimsin. Ben senin âciz bir abdinim. (Mektubat Ramazan R. Sh. 393)

 

”Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve Âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle, Ramazan ayında okunan Kur'ân'ın harfleri adedince salât ve selâm et. Âmin.”

"İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur." (Sâffât Sûresi: 37:180-182)

 

Bediüzzaman Said Nursi

 

SÖZLÜK:

MEVHUM : Olmadığı halde var sanılan, kuruntu edilen.

RUBÛBİYET : Cenâb-ı Hakkın her zaman, her yerde ve her mahlûka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idâresi altında bulundurması vasfı.

FİRAVUNÂNE : Nefsini, benliğini ve enâniyetini Firavun gibi ilâh seviyesine çıkartacak derecede büyük görürcesine.

ZAAF : Zayıflık, iktidarsızlık, kudretsizlik.

FAKR : Fakirlik, ihtiyaç, yoksulluk, azlık, muhtaçlık.

ABD : Kul,köle.

RİVÂYET : Peygamberimizden işittiklerini veya Sahabeden duyduklarını, birisinin başkasına anlatması.

ENÂNİYET : Benlik, gurur.

MEN ENE : Ben kimim?

VE MA ENTE: Sen kimsin?

GoogleGoogle YahooYahoo FacebookFacebook DiggDigg Del.icio.usDel.icio.us
RedditReddit TwitterTwitter friendfeedfriendfeed myspacemyspace bloggerblogger
DİĞER HABERLER
RisaleHaber Özel Arama
SON DAKİKA
ÇOK OKUNANLAR
GENÇ KALEMLER
RÖPORTAJ
ANKET
Referandumda kararınız nasıl olacak?
BASINDAN SEÇMELER
KARİKATÜR
Salih Memecan (Sabah)
HAVA DURUMU
Ankara
15 / 36
 
Antalya
26 / 33
 
Bursa
19 / 32
 
İstanbul
25 / 29
 
İzmir
24 / 35
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya - Yazılım: CM Bilişim