• Ankara12 °C
  • İstanbul16 °C
  • İzmir16 °C
  • Antalya18 °C
  • Trabzon16 °C

Abdurrahman İRAZ

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşaratü'l İ'caz

10 Şubat 2014 Pazartesi 07:26

Bediüzzaman Hazretlerinin en önemli arzularından biridir Risale-i Nur'un devlet eli ile basılması... Bizzat kendisi zamanın Cumhurbaşkanına, Başbakanına, muhtelif bakanlara müteaddit mektuplar yazmıştır. Hatta Rahmetli Mustafa Sungur ağabeye mektup vererek yine zamanın Diyanet işleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki'ye gönderiyor. Risale-i Nur'u okuyanlar Bediüzzaman'ın bu konudaki gayretini, azmini, cehdini göreceklerdir. İşte Bediüzzaman'ın bu en büyük isteği bugün tahakkuk etmiştir. Belki biz farkında değiliz ama eminim ki Üstadımızın bu hadise karşısındaki sevincine melekler de ortak oluyorlardır.

Üstadımız hayatının en büyük dört gayesinin birincisi ezanın aslına çevrilmesiydi ki bunun tahakkuku merhum Adnan Menderes'e nasip oldu. Zaten bunun için Bediüzzaman Menderes'e "İslam kahramanı" demektedir. Şimdi Üstadımızın ikinci arzusu da tahakkuk etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Risale-i Nur'a sahip çıkmış ve Diyanet İşleri Başkanlığının eliyle basılmıştır. Nur talebelerinin bu büyük olayı -en azından Üstadımızın hatırı için- görmezlikten gelme lüksü yoktur. Nasıl ki Nurları bozanları, tahrib edenleri telin ediyoruz, yazanları ve neşredenleri de tebrik etmemiz gerekmektedir. Nitekim Üstadımızın neşirlere kendisi ve umum Nur talebeleri adına duası vardır.

ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ
ﻳَﺎ ﺍَﻟﻠَّﻪُ ﻳَﺎ ﺭَﺣْﻤَﻦُ ﻳَﺎﺭَﺣِﻴﻢُ ﻳَﺎ ﻓَﺮْﺩُ ﻳَﺎ ﺣَﻰُّ ﻳَﺎ ﻗَﻴُّﻮﻡُ ﻳَﺎ ﺣَﻜَﻢُ ﻳَﺎ ﻋَﺪْﻝُ ﻳَﺎ ﻗُﺪُّﻭﺱُ

İsm-i A'zam'ın hakkına, Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın hürmetine ve Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şerefine, bu "İşarat-ül İ'caz"ı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risale-i Nur talebelerini Cennet-ül Firdevs'te saadet-i ebediyeye mazhar eyle. Âmîn! Ve hizmet-i imaniye ve Kur'aniyede daima muvaffak eyle. Âmîn! Ve defter-i hasenatlarına bu İşarat-ül İ'caz'ın herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. Âmîn! Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle... Âmîn! Âmîn! Âmîn!

Ya Erhamerrâhimîn! Umum Risale-i Nur şakirdlerini iki cihanda mes'ud eyle. Âmîn! İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Âmîn! Ve bu âciz ve bîçare Said'in kusuratını affeyle... Âmîn! Âmîn! Âmîn!
Umum Nur şakirdleri namına
Said Nursî

(İşarat-ül İ'caz-230)

Sevgili dostlar işte Diyanet İşleri Başkanlığının neşrettiği İşaratü'l İ'caz eserinde geçen bu dua birilerini kapsarken diğer birini dua kapsamı dışına çıkarmamaktadır. Başbakan ve Diyanet de bunu iyi biliyorlarmışki bu duayı olduğu gibi İşaratü'l İ'caz'da bıraktılar.

Şu anda elimde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez beyefendinin imzaladığı ve ilk gördüğüm anda Üstadımızı hatırlayıp beni sevinç gözyaşlarına gark eden İşaratü'l İ'caz var. inanın Türkiye'de Risale basan bütün yayınevleri bir araya gelse bu kadar kaliteli ve güzel bir kitap basamazdık. Belki biz bu hadisenin hakiki manasını anlayamayabiliriz ama Üstadımızla yaşayan, ona vekil, varis ve talebe olmuş ağabeylerin bu kitabı ellerine aldıklarında yaşadıkları heyecanı ve duygusal kıyamı görmeniz lazımdı. Her birinin gözyaşı ayrı şeyler ifade ediyordu.

Hüsnü Ağabeyin öpüp başına koyması, Abdullah Yeğin ağabeyin kitabı yavrusuna dokunan anne şefkati ile okşaması, Ahmet Aytimur ağabeyin kitabı ilk uzattığımda ellerini kaldırıp "dur verme" deyip hasta yatağında teyemmümle abdest aldıktan sonra kitabı istemesi, Mehmet Fırıncı ağabeyin susup bir müddet konuşamaması ve hepsinin ortak tepkisi gözyaşları... Ve hepsi adına Abdullah Yeğin abiden gelen tek cümlelik bir hikaye, bir roman: "Allah adili mutlaktır acele etmez." Ben bu cümleyi her hatırladığımda gözyaşına hakim olamıyorum.

Sosyal medyada çok şeyler yazıldı, çizildi. Vefasızlık örneği gösteren de var. Bediüzzaman'a talebe olduğunu gösteren de... Kim ne derse desin böyle bir zamanda, yani Risalelerin tahrif ve tahrib edilmeye çalışıldığı bir zamanda Nurların basılması, neşredilmesi, bir kısım insanlar dualarını esirgeseler bile Bediüzzaman'ın duasını celb etmiştir. Neşredenler ve vesile olanlar; matbaadaki işçiden, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a kadar bu yukardaki duayen mazhar olmuşlardır.

NOT: Bu tür önemli eserler ilk olarak neşrolduklarında bunlardan 300-500 adet basılır ve dağıtılır. Bir müddet beklenir gelen tenkit ve değişiklikler dikkate alınır. Tahkik edilir. Sonra asıl baskıya geçilir. Bazı kardeşlerimiz soruyorlar "az mı basıldı" diye. Evet. Sistem böyle işliyor. Merak edilmesin inşallah yakında 30 binden az olmamak üzere birinci baskı yapılacak.

Bir diğer mesele sayın Başbakanın programlarının yoğun olması nedeni ile tanıtım gecikti. İnşaallah yakında Sayın başbakanın da katılacağı bir tanıtım toplantısı yapılacak.

SAADET VE MUHABBETLE KALINIZ.

YORUMLAR
Sultan-ı Yegah rumuzlu Beyefendi!
Murat Ademoğlu
Nur Talebeleri uhrevi düşünüp sadece iman kurtarma vazifesini deruhte etme gayesi güttüğünden bahsettiğiniz ithamı üzerimize almayız. Heleki Diyanet tarafından basım işlemlerinin 17 aralıktan çok önce başladığını ehli vijdan zaten bilmektedir. Hele ki Risalelerin tarih ve tahrip hareketine girişen kişilerle zaten blli ölçüde mesafeli olduğumuz rahmetli SUNGUR Ağabey' in bedduası sonra, kör gözler tarafından dahi idrak edilmiştir. Biz Nur talebeleri ne devleti ele geçirmeye ne de başakalarına zulmetmeye talip değiliz. Bizim vazifelerimiz Risalelerde beyan edildiğinden, tekraren beyan etme durumu gerekmemektedir. ÜSTAD hazretlerinin duası bu vesile ile Başta Başbakanımız Sayın Tayyib Erdoğan başta olmak üzere Prof. Dr. Mehmet Görmez ve diğer emeği geçenler öncelikle mazhar olmuştur. Herkese Üstadın Duası nasip olmaz. Bazılarına da Emirdağ Lahikasında geçen ' Her kim risale-i Nura ve de talebelerine ilişirse, maskara olur' sözü gerçekleşir. Allah adil-i mutlaktır,acele etmez. Şükürler
10 Şubat 2014 Pazartesi 22:10
Mânidar bir durum
Ömer Tatlısöz
Yazıyı okuyunca duygulanmamak elde değil.

Birde manidar bir durum var: Gülen mâdem paralel devlet olacak kadar güçlüydü, Enerjisini Risaleleri sadeleştirmek yerine ''BEN'' demeyip kendini öne çıkarmasaydı ve Üstadın vasiyetini diyanetde bastırma yolunu seçseydi şimdi Nur talebeleri onu göklere çıkarırdı ve her daim arkasında olurdu. Allahın kaderini görüyormusunuz kime neyi nasib etti...
10 Şubat 2014 Pazartesi 20:58
Allah isterse..
M NUMAN [NUR'A MÜŞTAK]
eVET inşallah fütuhata ve resmi olarak devlet neşretmesi ise hayra vesile olur.
10 Şubat 2014 Pazartesi 18:38
KARİKATÜR
General Sisi, idamlara hevesli
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Risale Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.312.492 06 88 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA