1. YAZARLAR

  2. Himmet UÇ

  3. Harp Okulları
Himmet UÇ

Himmet UÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Harp Okulları

A+A-

Doktora tezim Nabizade Ahmet Namız Bey’di. O harp okulundan mezun olmuş daha sonra kurmay olarak görev yapmış ama uzun yaşayamamış. Kaderin cilvesi otuz yaşına vefat etmiş. Onun okuduğu dönemlerde askeri rüştiyelerin mektep programlarını gözden geçirmiştim. Askeri rüştiyenin yani lisenin 1294 tarihli devlet salnamesine göre dersleri şunlardı:

Sarf, Kavaid-i Farisi, ilmihal, imlayı Türki, Hüsn-i Hat, resim.

İkinci sınıf dersleri: Nahiv, hesap, coğrafya, ilm-i mevalid, Kavaid-i Osmaniye, Fransızca, imla-yı Türki, Hüsn-i Hat, Resim.

Çeşitli ilimler hakkında ilk bilgileri ihtiva eden yukarıdaki ders programı aynı zamanda muhafazakar bir hüviyete sahiptir.

Nabizade daha sonra Mühendishane-i Berri Hümayun idadisine girer, daha sonraki adıyla Topçu Mektebi. 1895 miladi tarihinde okulun programlarında askeri derslerin yanında  dikkate değer dersler şunlardır: Resim, Tarih, Fransızca, Hikmet-i Tabiiye, Hendese, Kitabet, Umumi Tarih, Coğrafya, İngilizce, Tarama, jimnastik.

Nabizade üç yıl sonra okulun ali kısmına yani asıl harp okuluna geçer. 1898 mektep programlarına baktığımızda dersler: Topografya, taksim-i arazi, taşkesimi, satıh ve rakım, lisan, şimendifer, hendese-i resmiye, hikmet-i kimya–yı askeri, piyade talimi, heyet, coğrafya-yı askeri, istikamat-ı hafife, hendese-i resmiye, süvari, fenn-i esliha, fenn-i harb, tarama. (Mirat-ı Mekteb-i Harbiye  181)

Harbokullarında dini ve ahlaki terbiyeye de son derece dikkat edilmiştir. Mehmet Esat anlatır. Mekteb-i Fünun–ı Harbiye şakirdanı Mekatib-i idadiye duhul etmeden evail-i hallerinde devam ettikleri mektep ve rüştiye-i askeriyelerinde ulum-ı celil-i diniyeden bir nebze  tahsil-i bizaa ettikleri bedihi ve dahil oldukları mekatib-i askeriye ise ancak ulum-ı harbiye  tahsiline mahsus bir darüttalim olduğu. Fezail-i diniyeyi tamamiyle, mütevellid olduğu gün gibi uyan bulunacağını dünyaca ve ahiretçe temin-i saadetlerini nasip olan ulum-ı diniye dahi, talim olunacaktır ki bunun fevaid-i maddiye ve maneviyesinin beyan ve izahı emrinde berkemaldir.” (85)

Okutulan dersler konusunda Mehmet Esat şunları nakleder: ”Ezcümle evailde (önceden) mekatib-i askeriyede Nurlu İzah ve Dürri Yekta ve Halebi tedris olunduğu gibi, daha sonra 1284 Ramazan-ı Şerifinde idadiyelerde Amali nam risale-i manzume tedris olunup havi olduğu adab-ı İslamiye ve fezial-i celile-i Sübhaniye  ve KUR’AN’İYENİN fevaid-i meslekiyesiyle hakikaten tathir–i vicdan ve tenvir-i dil ü can ediliyordu. Bu dersler için  numara takdir ve imtihan tahsis olunduğundan şakirdan diğer derslerden ziyade buna ehemmiyet verip fevkalade çalışmışlar. Keza Ramazan-ı Şeriflerde intişar-ı İslam nam eser-i celil tedris olunup, Asr-ı Saadetin, Sultan’ül Mücahidin ve Resul-i Kevneyn Efendimizin (asm) Sahabe-i Güzin hazeratının intişar-ı din–ı Mübin için kıtaat-ı malumeye (kıtalara) ne suretle ihtiyar-ı sefer ettikleri beyan edilirdi.“ (86)

Mektep programları talebenin geldiği toplumla bütünleşmesini sağlıyordu. Okuldan mezun olanlar camide vaaz de edebilir, namaz da kıldırabilirdi. Fransızca, Almanca, İngilizce de konuşur, resim de yapardı. Kimya felsefesi de okurdu. Ama cumhuriyetin cumhura aykırı mantığı bu okulların bütün muhafazakar yapısını tırpanladı, hiçbir şey bırakmadı. Öyle ki okuldan mezun olanlar milletin kendisine nasıl ters düşüp onlara nasıl tepeden bakmayı öğreniyorlar. Din, cami, ezan, kitap, Kur’an, hadis, paygamber, sahabe gibi bütün manevi ve ali kavramlar çıkarılıp kuşa döndürülüyordu.

15 Temmuz’un en önemli yanı bu millete aykırı ve milleti küçümseyen, sandıktan çıkan insanları değil kendilerini onların yerine koyan bir nesil bahanesini kaldırdı. Bir müsibet bin nasihat. Öyle bir sistem kurulmuş ki halkın adı “kara kasketliler” savaşlarda sırtlarında çocukları ile birlikte top taşıyan bacılar ve analar yağ tulumu idi. Onları küçümseyen eğitim yüz yıllık tarihimizi darbeler ve ihtilaller tarihine çevirdi. Bu yüzden tekrar yeni programlarla bu okulları millet ile atbaşı yürüyen insanlar yapmanın zamanı geldi de geçmek üzere.

Nabizade, bu okullarda köklü bir askeri kültür almakla birlikte yine derin bir dini bilgi de edinmiştir. Birkaç da yabancı dil öğrenmiştir. Fransızca, Almanca, Farisi ve Arabi bir de İngilizce bilmektedir. Şiirlerinde ve eserlerinde dini telakkiler ve imajlar da bulunmaktadır.

Halk ile askerleri sürekli savaş haline getiren bu programları ruhsuzlaştıran adamlardır. İnşallah bu son bulacaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.