1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Hacamatla fıtık ve kanser tedavisi mümkün!
Hacamatla fıtık ve kanser tedavisi mümkün!

Hacamatla fıtık ve kanser tedavisi mümkün!

Yüzlerce yıldır birçok hastalığın tedavisinde yararlanılan hacamat, bugün de şifa kaynağı olmayı sürdürüyor.

A+A-

Hacamatı, teknoloji destekli bir yardımcı tıp metodu olan biorezonansla birlikte kullanmaya başlayan ve böylece özellikle fıtık ve kanser tedavisine yeni bir yaklaşım getiren Dr. Sinan Akkurt, “frekanslı hacamat”ı anlattı.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi eğitiminin ardından doğal tıbbın birçok dalına ilişkin eğitimler alan Dr. Sinan Akkurt, titreşim tıbbı biorezonans ile geleneksel tıp hacamatı bir arada kullanarak fıtıktan migrene, romatizmal hastalıklardan kansere birçok hastalığın tedavisine yeni bir yaklaşım getirdi. Bu yaklaşımını geçtiğimiz günlerde Almanya’da düzenlenen Uluslararası Biorezonans Kongresi’nde, “Biorezonanslı Kupa Tedavisinde
Etkili ve Hızlı Tedavi: Örneğin Fıtık ve Kanser” başlıklı sunumuyla tüm dünyadan hekimlere anlattı. “Frekanslı hacamat” yöntemi, parmaktan alınan bir damla kanla başlıyor. Bu kana biorezonans cihazı kullanılarak biofiziksel test uygulanıyor. Testle kanserden alerjenlere, virüslerden bakterilere 6400 madde frekans kodları aracılığıyla tespit edilebiliyor.

Tespit edilen maddelere yönelik tedavi programı doktor tarafından belirlendikten sonra hacamatta kullanılan kupalar hastanın vücuduna yerleştirilerek tedaviye başlanıyor. Burada önemli bir fark olduğuna dikkat çeken Dr. Sinan Akkurt, hacamatta bilindiği gibi kupalar aracılığıyla kişiden kan çekmediklerini, frekanslı hacamatın kansız bir tedavi olduğunu belirtiyor.

Kupalar kan çekmek yerine insan vücudunun yaydığı çok düşük ölçekli frekanslara en yakın seviyede frekanslar vererek hastalıkları nötrleştirmeyi hedefliyor. Hastalıklı dokular ya da hastalığa yol açan virüs, mantar, parazit gibi patojenler anti-frekanslarının verilmesi suretiyle elemine edilebiliyor. Herhangi bir ilaç ya da kimyasal uygulaması içermeyen, dolayısıyla hiçbir yan etkisi olmayan hacamattan 7’den 70’e herkes yararlanabiliyor.

Frekanslı hacamat nasıl oluyor? Ne fayda sağlıyor?

Dr. Sinan Akkurt şöyle anlattı: “Kan, lenf ve diğer hayati sıvıların dolaşımını iyileştirmek için, atık madde, toksinler ve hastalıklı vücut sıvılarının dışarı alınması gerekir. Bunu bir nebze boşaltım (idrar), sindirim (dışkı), terleme sistemleri ile yaparız. Vücuttan atıkların doğru ve zamanında tahliyesi vücut iç temizliğinin önemli bir yönünü oluşturur. Kabızlık, idrar retansiyonu (idrara çıkamama), terleme bozuklukları hatta bastırılmış regl olsun, atıkların zamanında vücut  dışına atılamamasıdır. Sonuç olarak bu durum hastalıkların başlıca nedenidir. Biorezonans ile Kupa Terapisi, yani “frekanslı hacamat”, geleneksel kupa terapisi, yani hacamat mantığından daha farklı.

Geleneksel kupa terapisinde, kılcal damarlarda dolaşan kirli kanın arındırılması ve detoks mantığı ağır basarken, Biorezonans ile Kupa Terapisinde kirli kandaki patolojik bilgilerin ters frekansını vererek nötrleştirdiğimizde genel, sistemik düzeyde kan ve lenf dolaşımını artırır, düzenler ve otonom sinir sisteminin işleyişi geliştirmiş oluyoruz. Düzenli olarak Biorezonans ile Kupa Terapisi yaptıran insanlar toksinler ve metabolik atıklardan kurtulmuş olurlar.

Kupa Terapisi; vücutta yeni kan hücrelerini hayata geçirerek, kolesterol ve kandaki ürik asiti normale döndürür, böylece kalp, böbrek ve karaciğer görevini yerine getireceği için vücut sağlıklı ve zinde olur. Vücuttaki tüm toksinler cildin üst tabakası olan kılcal damarlarda birikir. Toksinler kupa terapisi yoluyla dışarı alındığında vücut son derece fayda görür. Dolayısıyla bu tedavi ile daha ciddi bozuklukların  önlenmesi veya engellenmesi, cilt içindeki patojenin temizlenmesi yolu ile  ve iç organlardaki  patojen tıkanıklığının giderilmesi ile olur.”
Mutlaka doktor kontrolunda uygulanmalı

Frekanslı hacamat uygulamasında düşük şiddette titreşimler kullanılarak vücudun frekanslarına en yakın seviyeye ulaşılabildiğini kaydeden Dr. Sinan Akkurt, kupa tedavisinin de, biorezonans tedavisinin de mutlaka tıp doktoru kontrolunda gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

haber7

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
İlgili Haberler