1. YAZARLAR

  2. Emir DOĞAN

  3. Ferasetimiz ve fiillerimiz
Emir DOĞAN

Emir DOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ferasetimiz ve fiillerimiz

A+A-

Türkiye'de hızlı gelişmeler oluyor. Gündem çabuk değişiyor. Her gün suni gündemlerle uğraş(tırıl)ıyoruz. Zaten cumhuriyet kurulalı mümin nazarlar hep afaka yönlendirildi. Enfüse dönerek kendi iç alemleri üzerinde düşünme ve okumalarını derinleştirmelerine bir türlü izin verilmedi.

 

Gündemimizde önce şiddetli istibdat ve tüm kuvveti nefis savunmasına yöneltme mevcuttu. Sonra mevhum düşmanlarla uğraştık. Önce düşmanımız Said Nursi ve Nurcular oldu. Nurculuk her türlü vehmi tehlikenin arkasındaki sözde olumsuz bir fon olarak hayatiyetini muhafaza etti. Sonrasında aktörlerin eliyle devreye sokulan ve arka planda kumanda edilen anarşi ortaya çıkarıldı. Sonrasında kader birliği etmiş milletler arasında fitne ateşi yakıldı ve milliyetçilik denen menhus lezzete haiz duygu körüklendi. Ara ara sos olarak irtica ön plana çıkarıldı.

 

Bu süreçte mümin nazarlar, olması gereken mecradan çıkarak savunmacı pozisyona girdiler. Bununla birlikte tam da icracı aktörlerin amaçlarına uygun olarak dünyevileşmeye ve bir yandan da etkisi altında oldukları tazyikatın ana sebebi olan zihniyetin -farkında olmadan- meyyalları haline gelmeye başladılar.

 

Bu süreçler müminlerin derin, hikmetli kevni okumaları neticesinde kendilerinde meydana gelen "korkulan feraseti", nefislerin de rahatı tercih etmesiyle potansiyel hükmedilebilir önünü göremez ferasetlere çevirdi. Mümin, tabir yerindeyse övgüye mazhar ferasetinin köreltilmesine izin verdiği için "fetret" tokadı yedi.

 

Fetret diye nitelendirilebilecek müminlere baskı sürecinde dini hayatı zahiri olarak değerlendirip ümitsizliğe düşen diğer insanların tersine, Nur talebeleri Risalelerle kevni okumalarına devam ederek önemli ölçüde şarj oldular.

 

Tüm bu serencam içerisinde Üstadın metodunu kullanarak çalışmalarına ara vermeyen Nur Talebeleri, günümüzde imani anlamda ümmete yol gösterme, paslanan ferasetleri parlatma ve sorunlarına çözüm önermede önemli potansiyellerdir. Ancak bu potansiyellerin metotlarını ve çalışma biçimlerini güncellemeleri ihtiyaç haline gelmiştir. Klasik anlamda okumaları derinleştirme ile beraber toplumun muhtelif kitlelerini de bu okumalara ortak etme ve tüm sosyal alanlara uygun güncel etkinlikler planlama buna örnek olabilir.

 

Türkiye özeli ve dünya geneli esas alınarak çoğulcu yaklaşım içerisinde her fikir, akım ve düşünce biçimi sorun alanlarıyla birlikte dikkate alınarak, sorunlar da görmezden gelinmeyle değil, kabul edilerek çözülmeye çalışılmalıdır.

 

Bunun en güzel örneği geçtiğimiz hafta sonu Mardin'de üç gün dolu dolu süren Münazarat "umumi okuma"sıydı. Bu ortamda farklı bakış açılarıyla Münazarat’a muhatap olan akademisyenler algılarını birbirlerini kabul ederek müzakere ettiler. Bu aslında uzun zamandır uykuda olan potansiyelin uyanışının ilk emaresiydi. İçimizdeki tarafgirlik hislerinin birbirlerinden uzaklaştırdığı ve aralarını açtığı insanlar bir araya gelerek birikimlerini insanlığın hizmetine sundular. Millet olarak niçin kavga ettiklerini bilmeyen insanlar tabir yerindeyse ellerindeki taşları bir kenara bırakarak yan yana gelip konuştular ve anladılar ki; aynı şeyleri farklı dillerde istiyorlarmış. Vesile olanlardan Allah razı olsun.

 

Müminler olarak üzerimize düşen; Kur’an'ın bize kazandırmaya çalıştığı bakış açısına engel olan önyargılarımızı, milliyetçiliğimizi, dünyaperestliğimizi, nefisperestliğimizi, kutsadığımız gereksiz prensiplerimizi, maddiyatçılığımızı vb. tüm lüzumsuzluklarımızı bırakmaya çalışmak, tamamen bırakamıyorsak da İslamın ölçülerine uygun dozaja çekmektir.

 

En önemlisi de kevni ve içedönük okumalarımız ve bunları zamanın ilcaatına uygun olarak faaliyet alanına koymamızdır. Bunlarla birlikte hayatı Allah'ın muradı doğrultusunda anlamamız ve bu anlamaya engel olacak vehmi engelleri ortadan kaldırmamızdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
3 Yorum