1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Demokratik açılıma doğru-5
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Demokratik açılıma doğru-5

A+A-

İnsani perspektifler

6-Tefekkür ve Şefkat merkezli hayattır.
Bunun anlaşılır ifadesi, fikri derinlik ve beklentisiz sevgidir. Risale-i Nur’un dört temel esasından ikisi Tefekkür ve şefkattir. Birinci ve ikinciler acz ve fakr’dır. Buna göre nefsinde acizliğini ve fakirliğini rabbine karşı idrak etmiş bir insan tefekkür ve şefkatle hayatını idame etmelidir.

Tefekkür, beraberinde tahkiki bir imanın eseri olan düşünce sistemini getirir. Hayatı, yaratılış amacına uygun hikmetle okumak, idrak etmek, derinliğine vakıf olmak ve muhakeme ile müzakerenin varmak, fikir kalitesini temin eder.

Tefekkür temelinde şefkat, çözüm bekleyen her problemin anahtarıdır. Karşılıksız sevmeyi başaran, bunun şuurunda tefekkürünü aklın dengesi için devreye sokan bir bakış ve yaklaşım, kalbinin sevgi kaynaklarını şefkat mertebesine çıkardığı vakit, olayların kimyası değişir.
En içinden çıkılmaz haller, sıkıntılar ve çatışmalar ile problemler, şefkatli bir yaklaşım ve çözüm odaklı bir niyetle makul düzeyde müzakere ve mütalaa kapılarını açar, beraberce ortak düşünme sabrını bize lütfeder.
Böyle bir sürecin dinamosu tefekkürle şefkattir.

7- Şükür ve şevk zembereğini doldurup boşaltmaktır.
Şükür, teşekkür/memnuniyet hissi verir. Hayatı kolaylaştırır ve daha çok çalıştırır. Rızkın peşinde koşturan, insanı rızkına/emeğine aşık ettiren şükür makinesidir. İnsan, şükür makinesini 7/24 değil 7/24/365 çalıştırmalıdır. Çalışmalarının neticesine razı olma, gayretinin hasılatını kabullenme ve kanaatle zenginlik sırrını yakalama, ayrı bir lezzet ve mutluluk nişanesidir. Şükür, mutluluk tacını giymeye aday insanların güçlü silahıdır. Onunla bedbinliği, şikayeti, memnuniyetsizliği ve tembelliği yok eder.
Şükür makinesi bu denli aktif olursa, elbette “şevk bineği” olan moral atına daha rahat biner ve erken yol alırız. Şükür sayesinde enerjimiz şevk aracına binip daha hızlı ve seri yol alabilir.
Şevk, yüksek moralitedir. Hayat dinamiğinin moral kalitesi, tebessümle bakmak ve sevinçle yaşamaktır.
Bu hal, musibetin yüzüne gülmeyi de şamildir/kapsar. Böylece küçülen problemler, çözüme yakınlaşır, büyüyen ulvi hislerimiz ise keyifle düşünmeyi ve problemleri çözmeyi sağlar. Kendi içinde kolaylaştırıcı bir mekanizma kurma heyecanı veren şevk motoru, bir sıçrama ve girişim cesareti veren kararlılık taşır.

8- İletişim ve istişare ile yaşamaktır.
Bediüzzaman, iletişim çağını çok önceden keşfeder. Bilişimin neredeyse olmadığı bir dönemde seslenir ve “Müfritane irtibat”ı tavsiye eder. Yani sürekli iletişim ve diyalog hali ister.
Günümüzde birbirini anlamak ve anlaşmak, ancak açık iletişim ve sürdürülebilir diyalogla mümkündür. Aksi halde suyu boşaltılan bir bardağın boş kalamayacağı ve  hava ile anında dolan hacmin her türlü mikrobik davete, hatta sinek konmasına ve düşmesine kadar açık oluğunu biliyoruz.
Yüzyılımızda internet, mobil telefon ve televizyon ile başlayan iletişim ve algı tahakkümü karşısında, bu ifrat/aşırı hali doğru bir zeminde tutmanın yolu maksat birliği yaptığımız insanlarla iletişimi sürdürmektir.

Maksat birliği, ortak değerlere sahip olduğumuz kişi, kurum ve konuya göre değişebilir. Bu yüzden sürekli iletişim/müfritane irtibat artı fiziki ve mekan bazlı olamayacağına göre medya  iletişim teknolojileri bu anlamda yeterli hız ve sürdürülebilirliği sağlamaktadır.
Bunu pozitif yapılanmada kullanmak, diğer tabirle müspet alanda icra etmek ve ortak aklın emrine vermek “Harikalar asrındayız” tespitinin bir delili olmaktadır.

Müfritane irtibatı/sürekli iletişimi kaliteli kılan istişare kültürüdür. Bir hayat modeli olarak istişareyi esas almak, ona göre ortak akıl sermayesine üye olmak, oradan beslenmekle müfritane irtibat amacına hizmet eder. Bunun da verimliliği ve ihlası, ihtisaslı istişare sürecidir. İhtisasın olmadığı yerde, ilim yerine cehalet ikame edilir. Cehaletin en büyük silahı ise tahakkümdür. Gerçek kapasitenin yetmediği bir müzakere ortamında, ilim cehaletle takas edilir ve dayatma ile kapasitesizlik hükmeder. Kendince boşluğunu doldurulur. Bu “doldurma” işi, hile ve aldatmanın kol gezdiği bir siyasallaşma ve güç merkezli olmaya doğru yol alır ki, bunun neticesinde hakkın yerini kuvvet alır.  Bilimin yerini baskı, aklın yerini husumet, fikrin yerini his alır.

Sonrada üretilen/tüketilen putu korumak için her yol mübah olur. İşte iletişim ve ihtisas bir araya gelmezse, iletişimin sürdürülebilirliği, ihtisaslı istişare/uzman görüşü ile hür bir ortamda yürümezse, müfritane irtibat, müfritane fitne ve zehir olur. Yaygınlaştıkça kokar ve mahalleyi rahatsız eder.

Böylece ihtisasa/uzmanlığa/ehliyete yapılan darbe ile imtiyaz hükmeder.
İhtisasın yerini imtiyazın aldığı bir gidişat, kıyamet alametlerindendir. İşin ehline verilmediği bariz bir haldir.    

9-Muhakeme ve müzakere zeminidir.
Merak ve hakikati bilme ihtiyacı, araştırma ruhunu kamçıladıkça, bilgisizlik karanlığı akıl feneri ile aydınlanır. Açılan yolda öğrenme ve kıyas imkanı doğar. Muhakeme, akıl terazisinin tartma ve ölçme işlemidir. Buna göre hüküm verme sürecidir. Muhakemenin fıtratla ters düşmesi durumunda  hakkaniyetli davranması, vicdanın  iç kontrol sistemi ile emniyete alınmıştır. Yaratılışımızın gizli güvenlik kodu olan ve yeterlilik kriterlerinde bizi yönlendiren vicdan,  aklın muhakeme gücünü ve basiretin ufkunu açar.

İşte muhakemenin bu geniş penceresinden müzakereye oturmak ve “müdavele-i efkar” içinde fikirleri birbirine boşaltmak ve ortak düşünce havuzu oluşturmak mümkündür.
Müzakerenin altyapısında muhakeme ve onun beslendiği hürriyet, iletişim kalitesi ve ihtisas otoritesi olmazsa, müzakere değil münakaşa ve münazara başlar.
Bu yüzden hürriyetçi müzakere ile ortak aklın ve sağduyunun ruhunu koruyabiliriz. 

10-Emniyetin tesisi, teavünün teshili için gayret etmektir.
Dinimizin emri olan, “Korkutmayın, müjdeleyin, zorlaştırmayın kolaylaştırın” hükmünden   hareketle, kolaylaştırıcı olmak, insani yaşamanın temel bir göstergesidir. Güven koridorlarında kolaylaştırıcı özellikte bir yaklaşım, hayatı kolaylaştırır, tanışma ve yardımlaşmayı kuvvetlendirir.

Aklın ve kalbin emin olduğu güven inşası, hak ve hukuk içinde her kesin kendini güvende hissetmesiyle mümkündür. Eşit, haklının güçlü olduğu, diğer bir ifadeyle gücün hakkın emrinde olduğu bir dünyada, güven parametreleri yükselir.
Emniyet, “hayat yarımlaşmadır.” temel felsefesinin devamında sağladığı kolaylaştırıcı bir yardımlaşma aracıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum