1. YAZARLAR

  2. Sabri ALTUN

  3. Bir iftiranın turnusolu
Sabri ALTUN

Sabri ALTUN

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir iftiranın turnusolu

A+A-

Hiç bir şey gece kadar saf, sabah kadar yalın değil.
Ama dekyanus ruhlular her zaman karanlıklarda hüküm sürerler.
Kuşlar uçsuz bucaksız gökyüzünde uçarken, fareler ise dehlizlerde yaşarlar.
"İnsan kendi hakikatini kavrayamaz".
*                          *                         *
Ben de şu memleketimizi bir türlü kavrayamadım gitti.
İnsanlarımıza bakıyoruz % 98’lik bir Müslümanlık oranı gözüküyor.
Siyasi güç noktasında bakıyorsun; yeri geldi mi tek yumruk olabiliyorlar. Hiç beklenmedik bir kıvraklıkla güçlü iktidarlar çıkartabiliyorlar.
Sağduyusuna bakıyorsun asla yanılmıyorlar.
Zira amme vicdanı yanılmaz.
Ama her nedense bir türlü kargaları beslemekten de vazgeçmiyorlar.
"Besle kargayı oysun gözünü" misali, yaklaşık bir asırdır beslediğimizi bu medyaya bir türlü gereken dersi veremedik.
Sözde büyük gazete sözde büyük televizyonlar diyerek hepimiz çeşitli sebeplerle bunları yaşatıyoruz bunlar da bizim paralarımızla dinimize mukaddesatımıza hatta namusumuza ha bire saldırıyorlar.
Bunlar program yaparlar, sözde din adına birkaç ehliyetsiz kişiyi ekrana çıkartırlar karşılarına da bir ordu çıkartırlar.
Bununla da kalmaz o ehliyetsiz kişilerin konuşmasına da fırsat vermezler.
Sonrada pişkin bir şekilde karşımıza çıkıp hakkaniyetten, haktan, hukuktan, çağdaşlıktan dem vururlar.
Bazen din adamının keçisi kaybolur "din adamı keçi çaldı" diye vaveyla kopartırlar.
Bu da yetmez; dindar insanları hazırladıkları düzeneğe vicdanları sıkıştırıp efkârı ammenin nazarı dikkatini bulandırıp şahsı manevinin vicdanlarına kara leke sürdürürler.
Hatta bununla da kalmaz bazen büyüklere gücü yetmeyince masum beyinleri tuzağa düşürürler.
Elin adamı istavroz yapar, "helal olsun dinini seviyor" derler, bizimkiler sadece “kutlu doğum haftası" sözü geçtiği için söyleyen adamı yerin dibine geçirirler.
*                           *                              *
Bu son hadisede (Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin internet sitesine yapılan saldırı) ise çok farklı bir metot uygulamaya başladılar.
Bu iş sıradan bir leke atmak değildir.
Sanki işin arka planında daha şümullu bir planın tatbiki söz konusudur.
Aslında bir manada son kozlarını oynuyorlar.
Memleket sathında güç kaybeden menhus bir zihniyetin ezelden beri kendilerine asil düşman olarak bilip ama hep etrafında dolaştıkları, fakat bir türlü istedikleri şekilde zarar veremedikleri “nur” cemaatlerine direk bir saldırı kampanyasına başlamaları çok dikkat çekici geliyor.
Bu hareketle sanki bir yerlere bazı mesajlar iletilmek isteniyor.
Yani direk cumhurbaşkanı Sayın Gül’ün atadığı bir rektörden başlayarak tüm nur cemaatinin bir manada liderlerini lanse etmeleri bana göre karşı bir saldırı niteliğini taşıyor.
Başarırlar mı?
Bu sorunun cevabını artık halkımız vermeli.
Dengelerin değiştiği böyle bir zaman diliminde bu tür şeytani tuzaklara karşı kamuoyu vicdanı dile gelmeli hatta siyasi irade dahi basiret gözünü göstermeli.
 Aslında en önemlisi de halkımız artık bunlara pirim vermemeli, müminane basiretine sarılmalı ve bu kargaları beslememeli.
Yoksa kadere fetva verdirecek hatalar zinciri bizi tekrar Ergenekon öncesi uçurumlarda yuvarlatır.
Aslında demem şu ki; bu halka bu medya yakışmıyor.
Bunların şimdiye kadar yaptıkları bu tür saldırıların hepsini halkımız vicdanlarında kabul etmemiştir.
Lakin ne gariptir ki gücünü de halktan almışlardır.
Yani bunları beslemişiz.
Yani bunlara abone olmuşuz.
*                   *                       *
Şimdi gerçekten soruyorum;
Bu gazetelerin yaptıklarına halktan hangi abonesi destekliyor?
Yahut ta kaç ta kaçı bunlarla hem fikir?
Dinini yaşamasa da dini için mukaddesatı için gözünü kırpmadan ölüme giden bu necip millete bu gazeteler yakışıyor mu?
Bu medyayı biz destekliyor biz yaşatıyorsak bunların hangi yayını bize yakışıyor?
Her fırsatta dini öcü gibi gösteren bu Dekyanos çağının simetrik kopyalarını hala neden destekliyoruz?
Allah için bu noktayı düşünelim diyorum.

sabrialtun@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.