1. YAZARLAR

  2. Caner KUTLU

  3. Bilinç ve elçi
Caner KUTLU

Caner KUTLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Bilinç ve elçi

A+A-

Maddenin birbirleriyle ve tabiatla ilişkisini
ve böylece hayatiyeti
ve görece kayyûmiyetiyle bağını sağlayan bilincin, maddenin kendi içinden,
kendi cinsinden üretilmesinin imkânsızlığı;

maddenin,
kendi iç bileşenlerini olduğu gibi
diğer maddelerle
ve evrenle kurduğu bütünlüğü sağlayacak ilişkilerini düzenleyen 'kuvvet'in
eşyanın bir anlamını bütün içerisinde ortaya çıkmasına bir büyük hizmetinin olması,

akıp giden kuvvetin,
her şeyin arasındaki ilişkiyi bir evrensel karşılığa dönüştüren,
yani bir anlam kazandıran bilincin

eşyanın anlamını ifade edecek
ve her şeyin anlamını söz olarak ifade edecek,
ef’âli ezkâra tebdil edecek bir meleğin,

şeylerin bir araya gelmesiyle oluşturduğu daha geniş birliktelikleri
tekrar bir söze dönüştürecek bilinç sahibi daha büyük meleklerin,

mesela dünyanın denizlerini mürekkep yapıp sözünü söyleyen büyük meleğin,
ağaçları kalem yapıp bütün karalardakilerin yapıp ettiklerini yazan ve içini anlamlarla dolduran büyük meleğin,

hava unsurunun,
ışığın,
karanlığın,
kokunun,
acının,
yıldızın,
kelimenin anlamını söze dönüştüren melâikenin varlığı sayesinde
bir hayatı,
karanlık
ve belirsiz eşyanın içindeki hakikat olarak anlayabiliyorsak,

yani eşyanın sırrı ve ‘isteği’ bir meleğin kanat çırpmasıyla ortaya savrulabiliyorsa;

varlığın en büyük,
en karmaşık,
en büyük esrarını taşıyan insanın
hem maddesel hem ruhsal enfüsi durumu ile
evrensel karşılıklarını bir karanlığa,
belirsize
ve oradan çıkarılan bir kaosa mahkûm edecekken

buradan bir söze (Kur'ân),
sözün anlamına (İslâm)
taşıyan Cebrail'in olması da insan için varlığın büyük sırrının çözülmesidir ki

bu sırrın çözümü için
ayrıca verilen büyük emânetin bir anlamının olması için de
bu emânetin içeriğindeki bütün evrenin sözünü
ve anlamını insanın ifadeden aciz kaldığı,

eşyanın sırrı ile birlikte kendi sırrının ifadesini de bir belirsizlikten,
oradan doğacak kaostan geri bırakmanın yolunu bulacak insanî bilincin
sözünü duymak ister haldeyken

elinde Kur’ân'ı ile kâinatı okuyan
ve varlığa
ve insana din-i hakikisini anlatan,
düştüğü veya düşeceği karanlık anlamsızlık
ve belirsizlik kuyularından bir mucize ile çıkaracak
bir peygamberin de,
insanın yapıp ettiklerini ifade edecek anlamı bulmasını beklemek de
insanın evren içindeki yerini görmek olacaktır;

iste bu nedenle
insana konumunu sağlayacak gerçeklik peygamberliktir,

zira,
kimim?
nereliyim?
nereden geliyorum?
nereye gidiyorum?
buradaki işim ne?
olan

ve içsel
ve evrensel karşılıkları ile
insanı içeren müthiş suallerinin anlamına kavuşması

bir peygamberin sözüne
ve her söze verecek anlama ihtiyacı olduğu;

her bir şeyin,
varlığın her parçasının olduğu gibi
insanın da ihtiyacı olduğu,

evrenin her bir köşesinde görülen büyük hareketin,
heyecanın,
ulaşma arzusunun,
katılma tutkusunun
bu büyük cemaate dahil olmak,
kul olmak,
peygambere ümmet olmak,

mesela; saçlarında ağaçların,
gözlerinde yıldızların,
terinde denizlerin,
parmaklarında akarsuların,
avuçlarında taşların,
bir işaretiyle Ay’ın,
bir zaman kaybıyla Güneş’in,
yatağından fırlamasıyla Burak’ın,
bakışlarındaki ateşle Rum’un Kisra'nın,
yürümesiyle bulutun,
çağırmasıyla ağaçların,
yükselmesiyle mirâcın anlamını bulması,

büyük insanlık bilincinin de
en büyük bir meleğin, Cebrail’in,
dahi ötesine geçemediği bir yolla,
bir büyük peygamberin (aleyhissalâtü vesselâm) emin elleriyle
Sahibine (azze ve celle) sunulması

ve insanlığın en büyük isteği olan 'ebed ebed' çığlıklarının
'ne olur bitmesin' çağırışlarının
Kayyum olan karşısında bir peygamber sözüne
ve gerçek anlamına kavuşması ile
kainatın defterinin dürülmesine kadarki zamanın
tümünü içerecek büyük kaderinin hakikati olduğunu görmek
ve îman etmek,

bir insan için ‘Levlake levlake’ sözünün havai fişekler gibi patlamasıdır.
Sahibinin (cc) büyük kutlamasına katılmanın biletidir.

Salât ve selâm O'na (asm) olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.