Said Nursi'nin açılım görüşleri kitaplaştı

Said Nursi'nin açılım görüşleri kitaplaştı

Demokratik açılım süreci tartışmaları tüm hızıyla devam ederken, Bediüzzaman Said Nursi'nin bölge sorunlarına ilişkin sunduğu reçeteler inceleme konusu oldu

Baran Taş'ın haberi

Said Nursi'nin doğu meselesine ilişkin görüşleri bir kitapta toplandı. Nesil Yayınları'ndan çıkan "Kürt Meselesinin Açılımı, Said Nursi'den Teşhis ve Çözümler" isimli kitabın yazarı İsmail Çolak, Doğu meselesini ve Kürtlerin problemlerini büyük bir samimiyetle teşhis edip, tedavi yollarını isabetli bir şekilde tarif eden mümtaz şahsiyetlerden birinin Said Nursi olduğunu söylüyor. Çolak, Said Nursi'nin bölgeye yönelik kanaatleri ve tavsiyeleri anlaşılmadıkça Doğu'daki müzmin problemlerin çözümünün zor olduğunu belirtiyor. Kitabında, Bediüzzaman'ın o bölgeden çıkmış, o coğrafyanın yapısını, meselelerini ve insanların fıtri özelliklerini yakından bilen büyük bir mütefekkir olduğunu belirten Çolak, "Bu noktada, hayatı boyunca dönemin idarecilerine ikazlarda bulunup tespit ve tavsiyeler sunan, ırkçılığın ve bölücülüğün her türlüsüne karşı çıkan biridir. 'Med­reset'üz-Zehra' adını verdiği devasa eğitim projesini cehaletin giderilmesi, arzulanan kalkınma hamlesinin gerçekleşmesi ve bölgenin makûs talihinin yenilmesi için devrin idarecilerine takdim etmiştir. Doğu'daki isyanlara karşı müspet hareket edip yatıştırıcı uyarılarda bulunan, birlik ve beraberliğimizi bozmayı a­maç­layan dış kaynaklı fitnelere karşı tedavi reçeteleri yazmıştır." ifadelerini kullanıyor.

EĞİTİM SORUNLARIN PANZEHİRİ

Said Nursi'nin en dikkat çekici çözüm önerisinin 'eğitim' olduğunu kaydeden Çolak, "Bediüzzaman, Doğu'nun geri kalmasının, anarşinin ve bütün kötülüklerin en köklü sebeplerinden biri olarak, 'en büyük düşman' ifadesiyle anlattığı 'cehalet' illetine dikkat çekiyor. Bugüne kadar ayrılıkçı grupların bölge halkının cehaletini kullanması Bediüzzaman'ı haklı çıkarmaya yetmiştir. Cehalet illetinin panzehirinin eğitim olduğunu II. Meşrutiyet'ten itibaren ısrarla vurgulamıştır." ifadelerini kullandı.

Medreset'üz-Zehra projesinin Said Nursi'nin Doğu sorununun çözümü konusunda ortaya koyduğu çözüm ve tekliflerin ana merkezinde olduğunu söyleyen İsmail Çolak, şunları söyledi: "Diğer görüşleri, teşhis ve reçeteleri bu proje etrafında örgülenir. 2.Abdulhamit döneminden beri bunun üzerinde durmuştur. Eğitimi sorunların panzehiri olarak görür. Eğitim noktasında yapılacak açılımlarla bölgenin makus talihini yeneceğine inanır. Bölgenin cehaletinin, fakirliğinin çözülebilmesi için eğitim alanında, sanat alanında iyileştirmelerin yapılmasını önerir. Devlet ile halk arasında bütünleşmenin, kaynaşmanın sağlanması için de değişik önerilerde bulunur. Bu bölge halkının dini değerleri, din bağını çok ön planda tuttuğuna da dikkat çeker."

Said Nursi'nin "Emirdağ Lahikası" isimli eserindeki, "Doğu'da vatan, millet faydasına dini ilimler esas olmalıdır. Yoksa Türk olmayan Müslümanlar Türk'e hakiki kardeşliği hissetmeyecek." ifadesine dikkat çeken Çolak, "Aksi takdirde, yıllardır bu boşluğu ve zafiyeti kullanan bölücü unsurlara ve şer mihraklara Türkiye ve bölge insanları üzerinde benzer anarşi ve terör oyunlarını tekrar tekrar oynama fırsat ve imkânını kendi ellerimizle vermiş ol­maktan kurtulamayız." dedi.

KORKU VE ŞİDDETLE OLMAZ

İsmail Çolak, Bediüzzaman Said Nursi'nin sözlerini yorumlayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Bediüzzaman, milli birliği sağlayacak çarelerden biri olarak fertlere kanunların tarafsız uygulanması gerektiğini, hiç kimseye imtiyazlı muamele yapılmaması icap ettiğini söyler. Said Nursi, bir kısım ihtilafların çözümü için çoğunluğa uymayı tavsiye eder. Bilhassa siyasî ve fikrî ihtilaflarda ekseriyetin toplandığı tarafın kabul edilmesi gerektiğini belirtir. İhtilafın giderilmesinde Bediüzzaman'ın teklif ettiği mühim düsturlardan biri de; sevgiyi esas almaktır. 'Biz muhabbet kahramanlarıyız, düşmanlığa vaktimiz yoktur.' kaidesinden hareketle eserlerinde hep muhabbeti işler. Ayrıca Bediüzzaman, korku, zorlama ve şiddet ile birlik ve dayanışmanın sağlanamayacağı kanaatindedir. 'Maddi baskılar, ehl-i meslek ve fikre üstün gelmek gibi daha ziyade bozgunculuk ve ayrılığa yol açmaz mı?' der. Medeni olan günümüz insanlarına anlayış ve tatlı dille yaklaşıp, onları ikna yoluyla kazanmak gerektiğini söyler. Bediüzzaman'ın dikkat çektiği tehlikelerden biri de; milletin birlik ve kardeşlik duygularını tehdit ve tahrif eden partizanlık ve tarafgirliktir. İnsanlığın selamet, adalet ve umumi barışını mahveden ve bir zulüm aracı haline gelen bu tehlikeye karşı Bediüzzaman, 'Birinin hatasıyla başkası mesul tutulamaz.' mealindeki hükme sarılmayı tavsiye eder."

HOŞGÖRÜLÜ, ESNEK POLİTİKALAR GELİŞTİRİLMELİ

Yazar İsmail Çolak ise sorunun çözümüne ilişkin kendi önerilerinden en dikkat çecikici olanını ise şu şekilde anlatıyor: "Şimdiye kadar, cumhuriyetin ilk döneminden beri devletin o bölgeye yaklaşımı ulus temelli, milliyetçi, etnik temelli bir yaklaşım olmuş. Bu yaklaşım ister istemez bölge halkının devletle olan münasebetlerinde problemler çıkardı. Bunun aşılması gerekir. Yani artık görülüyor ki cumhuriyetin başında oluşturulan ulus temelli, etnik anlayışlı politikalar çözüm üretmiyor, dar geliyor, problemleri çözmüyor, kangrenleştiriyor, kronikleştiriyor. Milliyetçilik ve laiklik anlayışı o bölge insanlarının kara noktalarıdır, açmazlarıdır. Daha hoşgörülü, esnek, kuşatıcı, bölge insanlarını kazanmaya, devletle yakınlaşmalarını sağlamaya yönelik politikalar geliştirilmeli. Devletin insanları kuşatıcı, bölge insanının şartlarını dikkate alarak, kültür noktasında etnik kimlik noktasında ihtiyaçlarını kaale alarak bir politika geliştirilmesi gerekir. Terörle mücadelede salt askeri tedbirler yeterli değil. Bu pansuman tedbir olabilir ama meselenin köklü çözümünde yeterli değil. Eğitim, sosyal, kültürel, manevi planda politikalar geliştirilmeli. Etnik kökene vurgu yapmak pek sağlıklı sonuçlar doğurmuyor. Bin yıl aynı coğrafyayı paylaşmış, aynı dini paylaşmış topluluklarının ilişkileri daha da geliştirilmeli. Etnik yapıya artık vurgu yapılmamalı. Kürtlerin Türk kökenli oldukları vurgulanmamalı. Vatan din, kader, coğrafya, vatandaşlık birlikteliği ön planda tutulması gerekir."
Cihan

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.