İmam-ı Azam ve İmam-ı Gazzali bir tarikata mensup muydu?

İmam-ı Azam ve İmam-ı Gazzali bir tarikata mensup muydu?

Tarikatlar kurumsal olarak m. 12. asırdan sonra kurulmuşlardır.

A+A-

İmam-ı Azam (ö. 150/767)

İmam-ı Azam’ın vefat tarihini dikkate aldığımızda, onun yaşadığı dönemde günümüzde bilinen büyük tarikatların o tarihte henüz olmadığını, bu sebeple bilinen bir tarikata mensup olmadığını söyleyebiliriz.

Ancak İmam-ı Azam’ın hocaları arasında Cafer-i Sadık da vardır. Cafer-i Sadık birçok tarikatın silsilesinde yer alan önemli bir isimdir.

Tarikatlar kurumsal olarak m. 12. asırdan sonra kurulmuşlardır. Bu asırdan önceki dönemlerde tasavvuf münferit olarak yaşanmış, yaşatılmıştır. Cafer-i Sadık da herhangi bir tarikatın şeyhi değildir ama önemli bir sufidir. İmam-ı Azam’ın da ondan tasavvuf ilmine dair istifadesinin olduğu düşünülebilir.

Gazzâlî (ö.505/1111).

İmam-ı Azam için söylediğimiz gerekçe Gazzali için de geçerlidir. İlk büyük tarikatlar Gazzali’den yaklaşık bir asır sonra teşekkül edecektir. Bu yüzden Gazzali bilinen büyük tarikatlardan birine mensup değildir. Ancak o bir sufidir ve Ebû Ali el-Fârmedî isimli bir sufiden eğitim almıştır.

Gazzali eserlerinde kelam ve felsefe ilimleriyle meşgul olduktan sonra gayesine erişemediğini, daha sonra tasavvufa yöneldiğini ve aradığı gerçeği burada bulduğunu açıkça ifade eder. Tasavvufa yöneldikten ve fiilen sûfîyâne bir hayat yaşamaya başladıktan sonra inzivaya çekilerek on yılı aşkın bir süre kalp tasfiyesiyle meşgul olduğunu söyler.

Bu husus dikkate alınarak Gazzâlî’nin kırk yaşlarında tasavvufa yöneldiği ve hayatının sonuna kadar, aradığı gerçeği burada bulduğuna inanarak yaşadığı söylenebilir.

Bununla beraber onun tasavvufu tanıması ve ona ilgi duyması küçük yaşlarda başlamıştır. Gazzâlî’nin babası Muhammed vaaz meclislerine ilgi duyan dindar ve hassas ruhlu bir kişiydi. Vefat ettiği zaman henüz küçük yaşta olan iki oğlu Muhammed ve Ahmed’in eğitimiyle ilgilenmesini sûfî bir dostundan rica etmişti. Kaynaklar bu sûfînin fakr ve tecrid ehli bir kişi olduğunu kaydeder.

Abdülkerîm el-Kuşeyrî’nin öğrencisi ve Ebü’l-Kâsım el-Cürcânî’nin müridi Ebû Ali el-Fârmedî (ö. 477/1084) bazı kaynaklarda Gazzâlî’nin şeyhi olarak kabul edildiğine göre Gazzâlî’nin daha yirmi yedi yaşına gelmeden tasavvufî hayata yakın bir ilgi duyduğu anlaşılmaktadır. Fârmedî’nin sohbetlerinde bulunduğunu bizzat Gazzâlî de belirtmektedir.

Özetle, V. /XI. Asrın başında yaşamış bulunan İmam Gazali, tasavvuf tarihimizde bir dönüm noktasıdır. Onun geliştirip sistematize ettiği Ehl-i sünnet tasavvufu, daha sonra müessese bazında faaliyet göstermeye başladı.(bk. Hasan Kâmil Yılmaz, Tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul, 2004, s.129)

Sorularla İslamiyet

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.