1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Zeytinyağı sektörü nereye gidiyor?
Zeytinyağı sektörü nereye gidiyor?

Zeytinyağı sektörü nereye gidiyor?

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılar Birliği (EZZİB) Başkanı Gürkan Renklidağ’ın, ilgili bakanlığa Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında sıfır gümrük ile ithalata izin verilmesi için başvuruda bulunmasın

A+A-

Asa, “Son dönemlerde ‘zeytinyağı yok’ denilmesindeki asıl amaç, önce fiyat artışı yaparak piyasaları pompalamak, sonra da zeytin ve zeytinyağı ithalatının önünü açmakmış.” dedi. 

Yazılı açıklama yapan Asa, ithalat talebini üretici düşmanlığı olarak nitelendirdi. Asa, yaklaşık altı aydır zeytinyağı fiyatlarına yönelik açıklamaların ithalata zemin hazırlamak için gündeme getirildiğini belirtti. Asa, “Son dönemlerde ‘zeytinyağı yok’ denilmesindeki asıl amaç, önce fiyat artışı yaparak piyasaları pompalamak, sonra da zeytin ve zeytinyağı ithalatının önünü açmakmış. Bu konu EZZİB’in üreticiye olan bakış açısını çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Türkiye’de zeytinyağı sektörüne yön veren lobi, üreticileri hiçe sayarak zeytinyağı sektörünü baltalamaya çalışmaktadır.” ifadelerini kullandı.

 

Ülke genelinde sofralık zeytin ve zeytinyağı sıkıntısı yaşanmadığına işaret eden Asa, açıklamasına şöyle devam etti: “Yılda ortalama 450 bin ton üretim kapasitesine rağmen sofralık zeytinde de DİR için müracaat edilmesi bardağı taşıran son damladır. Sofralık zeytin ve zeytinyağında 2001-2002, 2005-2006 ve 2011-2012 yıllarında arz fazlalığı oluşmasına rağmen bu talebin gündeme gelmesi, sofralık zeytin üreticisine vurulacak en büyük darbedir. Kolay yönden kazanç sağlama ve üreticiyi bitirme amaçlı bir projedir.”

Zeytinyağı üreticisinin darboğazda olduğu şu günlerde EZZİB’in talebinin anlaşılamaz olduğunu vurgulayan Asa, “Burada amaç iç piyasa fiyatlarını baskılayarak, zeytin ve zeytinyağı üreticisini bitirmektir. Yaklaşan hasat dönemi öncesinde DİR’in gündeme getirilmesini üretici fiyatlarına müdahale etmek olarak değerlendiriyorum. Kaldı ki ülkemizde zeytinyağı vardır, yüksek fiyat beklentisiyle aracılar tarafından stoklanmaktadır.” görüşünü savundu.

“İTHALAT YERİNE ÜRETİCİ DESTEKLENMELİ”

Asa, Türkiye’nin sahip olduğu zeytin ve zeytinyağı potansiyeline rağmen İspanya’yı geride bırakarak dünya lideri olabilmesi için öncelikle ithalattan vazgeçip kendi üreticisinin yanında olması gerektiğini vurguladı. 

Renklidağ’ın sektöre ilişkin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Asa, şöyle devam etti: “Türkiye sofralık zeytinde 450 bin ton, zeytinyağı üretiminde ise ortalama 170-190 bin ton üretim kapasitesine sahiptir. Verilen teşviklerin ardından zeytin ağaç sayımız 2014 yılında 164 milyona çıkmıştır. Bunun 140 milyonu meyve veren ağaçlardan oluşmaktadır. 2014 yılı sonu itibariye Türkiye’nin toplam üretim miktarı ise 1 milyon 768 bin tona ulaşmıştır.” 

İspanya'nın 282 milyon ağaç sayısına ve yıllık ortalama 7 milyon ton üretime sahip olduğuna dikkat çeken Asa, “DİR kapsamında ithalat spekülatif amaçlarla gündeme getirilmiştir ve haksız kazançların yolunu açacaktır. Bu talebin, sektöre faydadan ziyade zarar getireceği ve dolayısıyla sektörde telafisi olmayan yaralar açacağı aşikardır. Bizim önerimiz, ihracatçının zeytinyağını ihraç ettiği ülkedeki vergi farkının, devlet tarafından desteklenmesidir. Böyle bir destek söz konusu olduğunda, DİR kapsamında ithalata gerek kalmayacak, ithalat talebi için bahane ortadan kalkmış olacaktır.” sözlerini kaydetti.

CİHAN
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.