Abdulkadir MENEK

Abdulkadir MENEK

Yazarın Tüm Yazıları >

Zalim ve Mazlum

A+A-

İslamiyet insana, insan hayatına ve insan bedenine çok büyük önem vermiş, bunları yüce tutmuş, bunlara yönelik zulüm, baskı ve işkenceleri yasaklamıştır.

‘’Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisinin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur" (Maide Sûresi: 32)

İnsanı yaşatmak ve yüce tutmak bu dinin ve bu inancın temel felsefesi olmuştur.

Müslümanın da hayat felsefesi ve insanlara bakışı, ancak bu inanç çerçevesinde olur.

Ayet-i Kerimede belirtilen çerçevenin dışına çıkamaz.

İnsana ve insan hayatına çok büyük önem veren İslamiyet, müminlere çok önemli sorumluluklar yüklemiştir

Biz zulüm kimden gelirse gelsin karşı çıkmak zorundayız.

PKK’nin yapmış olduğu haksızlık ve zulme karşı çıktığımız gibi, devletin gücünü elinde bulunduran bazı insanların da yapmış oldukları zulme aynı gür sesle ve aynı kararlılıkla karşı çıkmalıyız.

Eğer bunu yaparsak; adaletin ve hukukun hâkim olduğu bir ülkede hep beraber yaşamayı hak ederiz.

Eğer kendi zalimimize hoşgörülü davranıp, bütün öfkemizi karşı tarafın zalimine yöneltirsek hep beraber zulüm altında yaşamaya devam ederiz.

Şöyle veya böyle zulmün baskı ve kısıtlayıcı zorlukları bizleri kıskacına alır.

Biz Allah rızası için masum ve mazlum insanların yanındayız.

Dualarımızı zulümden kurtulmaları için yaparız.

Fakat bütün insanları, her zaman ve her yerde memnun etmek mümkün değildir.

Memnun olmazlar.

Maalesef, ifrat vadilerinde gezen bazı ırkçı insanların hücumlarına her zaman maruz kalabilirsiniz.

Hakaret edenler bile çıkar.

Tabi, Allah'ın huzurunda hesaplaşmak kolay olmayacaktır.

İfrat ve tefritten uzak durup vasatı muhafaza etmek, deveye hendek atlatmaktan çok daha zordur.

Çok makul görünen insanların bile, bazı meselelerde duygularının peşine düşerek, ifrat veya tefrit derelerinde dolaştıklarını görürsünüz.

Şunu çok net bir şekilde biliyoruz ki, vasatta bulunduğunuz zaman ifrat ve tefritte bulunanlar, size her türlü hakaret ve hücumları edebilirler.

En müfrit insanlar bile asabiyetin vermiş olduğu dar görüş açısı ile kendilerini vasatta ve haklı olarak görebilirler.

Bizim maksadımız yalnızca Allah rızasını tahsil etmek olmalıdır.

Biz bütün mazlumların yanında ve her çeşit zalimin karşısında olmalıyız

Zalimin de, mazlumun da dinine, ırkına ve rengine bakılmaz.

Zalim Türk de olsa zalimdir, Kürt de olsa zalimdir.

Arap veya Acem olması da bir şey değiştirmez

Zalim Müslüman da olsa zalimdir, gayr-ı Müslüm de olsa zalimdir.

Herhangi bir ırk veya dine mensup olmak, bazı zalimlere bir imtiyaz kazandırmaz.

Kazandırmamalı.

Rabbimiz, “Allah'ın lâneti, zalimlerin üzerine olsun“ (A’raf:44) fermanı ile hiçbir ayrıma tabi tutmadan bütün zalimlere lânet etmiştir.

‘’Benim zalimim, senin zaliminden daha iyidir’’ diyen bir anlayış, bizim mensup olduğumuz dinin şiddetle reddettiği çirkin bir anlayıştır.

Müminler bu İlahi mensubiyeti, her türlü bölge ve etnik kökenin üzerine almadığı ve bunu hayatlarını bütünüyle kucaklayan bir anlayışa dönüştürmedikleri müddetçe, imanlarında bir problem var demektir.

Zulüm kimden gelirse gelsin ve yapanın kimliği ne olursa olsun, müminler cesaretle tavırlarını ortaya koymak zorundadırlar.

Ahirette verilecek hesap, dünya hayatında çekilecek her türlü eza ve sıkıntıdan çok daha büyük olacaktır.

“Zulmedenlere de meyletmeyin! Yoksa ateş size dokunur! Hem sizin, Allah’dan başka hiçbir veliniz yoktur; sonra size yardım edilmez. ” (Hud 113)

Zulme rıza zulüm olduğu gibi, küfre rıza dahi küfürdür.

Gereken, meşru ve makul bir çerçeve içinde yapılmalı.

Çünkü ‘’Allah zalimleri sevmez. ’’ (Ali İmran/140)

Allah’ın ve dinimizin bize emrettiği budur.

Bütün müminler böyle olmak ve böyle davranmak zorundadır.

İnşallah son nefesimize kadar da böyle kalmak için hep beraber gayret ve azim içinde olmalıyız.

Rabbimiz bize sabır ile birlikte dayanma ve mücadele gücü versin.

Sırat-ı Müstakim üzere hayatımızın sonuna kadar yaşamak ve sırat-ı müstakim üzere haşrolmak için Rahman ve Rahim olan Rabbimize iltica etmekten başka bir yol var mıdır? 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum