• Ankara7 °C
  • İstanbul12 °C
  • İzmir11 °C
  • Antalya13 °C
  • Trabzon13 °C

Latif ERDOĞAN

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Yeniden nurcu oldum..."

11 Mayıs 2010 06:33

Geçen hafta, kanaat önderliğini Bediüzzaman Hazretleri'nin talebelerinden abide dava adamı Mehmet Fırıncı Ağabey'in üstlendiği, önemli bir "Nur Ekolü" saydığım Nesil Grubu'nun davetlisiydim.

Benden, "Said Nursi'yi Bediüzzaman yapan değerler" başlıklı konuda bir konuşma yapmamı istemişlerdi. Severek kabul ettim. Konuşmamız çok sıcak, çok samimi, çok nezih bir ortamda gerçekleşti. Konuşma öncesi ve sonrasındaki özel sohbetler, hem bereketli hem çok istifadeli oldu. Konuşmayı takip eden oldukça kalabalık dinleyenler arasında sevdiğim, bildiğim, tanıdığım hepsi birbirinden değerli, düşünür, yazar, gazeteci, bürokrat, iş adamı dostlar da vardı.

Konuşmamın özeti şuydu: Said Nursi Hazretleri'ni Bediüzzaman yapan değerleri, biri istidat, diğeri istihdam olmak üzere iki ana başlıkta toplamak mümkündür. İstidadı yönüyle onu anlayabilmemiz, kavrayabilmemiz, açıklayabilmemiz mümkün değildir. Çünkü istidadı onun aşkınlıklarının yekûnudur. Rabbiyle arasında bir sır olan ve sır olarak kalacak bulunan bu cihete yorum getirmek hem imkânsızdır hem de eksiklikten kurtulamayacağı için doğru değildir. İstihdamı yönüyle ise Bediüzzaman aynen Risale-i Nur'dur. Ve onu o yapan bu yöndeki değerleri mutlaka orada aramak gerekir.

Bediüzzaman, istihdamı cihetiyle değerlendirildiğinde, ona en yakın istihdamın "tecdit" olduğunu görürüz. Ne ki onun gerçekleştirdiği sadece bir "tecdit" değil, aynı zamanda "ihya"dır. Her ihya tecdittir; fakat her tecdit ihya değildir.

Tecdit, dinin düşünce ve amel-i salih cephesinde gerçekleştirilen yeni bir üslup denemesidir. İbadetlerin daha şuurlu, daha ciddi yapılmasını, ahlaki kurallara riayette daha hassas davranılmasını, günahlardan sakınmada daha duyarlı olunmasını hedef alır. İrşat ve tebliğde baş gösteren tekâsül ve tembelliğe neşter vurur; yeni bir aşk ve heyecan uyararak ilay-ı kelimetullahın teşvikçisi olur. Her tecdit dönemi sarsıntılıdır; ne ki yıkım külli değil kısmidir; arızalar, esaslarda, rükünlerde değil ikincil, üçüncül konularda söz konusudur.

İhya ise bir ölü dönem sonrası yapılan diriltme ameliyesidir. Dinin bütünü sarsılmış, umde ve kuralları terke uğramıştır. İşe, iman esaslarından başlamak şart olmuştur. İbadet ve ahlaki öğretiler hikmetleriyle anlatılmak zorundadır. İddia edilen ne varsa ispat edilip, akıllar doyurulmalıdır. Kalp ve ruhun ihtiyaçlarını gidermek, günün şart ve anlayışına göre yeniden düzenlenmelidir. Meselenin aksiyon cephesi, zinde dengeler karşısında yeniden dizayn edilmelidir.

Müceddit, Peygamberimiz'in nübüvvet özelliğine varistir. Bediüzzaman Hazretleri ise, bütün icraatının şahadetiyle ve özellikle "tevhid-i kıble" prensibini en mükemmel kıvamda hayata geçirmesinin delaletiyle Peygamberimizin risaletinin tek ve son varisidir. Veraseti, zılli değil aslidir, cüzi değil külli ve umumidir. Bu cihetle de sadece Müceddid-i Azam değil, Mehdiy-i Azam'dır. Onun kesinlikle tek bir varisi yoktur ve olmayacaktır. Onun varisi, davasına sadakatle bağlı kadrosunun bütünüdür; ve bu veraset nesilden nesle intikalle kıyamete kadar böyle devam edecek, böylece korunacaktır.

Bediüzzaman, istidadıyla istihdam yönünü çok aşmış bir kuldur. Rabbimiz onu seçmiş ve son cahiliye dönemini aydınlatması, diriltmesi için tavzif buyurmuştur. Kendisinden sonraki bütün İslami hizmetler ondan sadece feyiz almak durumunda değil, aynı zamanda usul, prensip ve stratejiye ait nice dersler almak konumundadır.

Sohbetimiz soru-cevaplar dahil bir buçuk saat kadar sürdü. Mehmet Fırıncı Ağabey'in beni ve orada bulunan herkesi tepeden tırnağa heyecanlandıran şu cümlesiyle de son buldu: Kardeşlerim, ben bu gece yeniden nurcu oldum...

Bugün

YORUMLAR
Yeniden Nurcu olmak
Said
Tecdit farklı bir kavram ihya farklı bir kavramsa neden mücedditler dinin ihya edilmesi gereken hakikatlerini asrın idrakine sunmuşlar..Dine isabet eden ve kan damarını emen itikad amel ve fikriyatı bertaraf ederek dini ihya çalışması yapmışlar..Ayrıca Risale-i nurun şahs-ı manevisinin mümessili olan kimsesi yokmudur.Yahud kahtani kimdir.Selam kimidir.Vs. Mehdiden sonra onun gibi olan zatları inkar bir nevi hakikatı örtmektir.
04 Ocak 2013 Cuma 00:14
Eski Yazılarınız
nuri
Hocam beni bağışlayın,sizin eski yazılarınızı okudum kendimi buldum sizin yazılarınızda.Geleceği,gaybı Allah bilir sadece kabul ama siz gelecekten habermi alıyosunuz.Sızıntı dergisindeki Yanlız adam yazınızda kimden bahsediyosunuz?Ben kendimi gördüm yazınızda ama ben yanlışbiliyorsamda siz beni affedin...
13 Aralık 2012 Perşembe 17:02
Yeni Bir Dönem
Tarık
Mehmet Fırıncı Ağabey gibi risaleleri bizzat sahibinden öğrenmiş ve binlerce defa okumuş bir zatın yeniden nurcu oldum diyerek bir yenilenme yaşaması üstadın istihdamını özetlemekte. Risale-i Nurlar her okumada yeni pencereler aşması ve her defasında yeni keşifler yaşatması itibariyle mucizevidir. Risale-i Nurlar üstadımızın istihdamıyla bizleri gerçek sahibine ulaştırır. Şüphe bırakmayacak şekilde ispatlarla akıl, kalp ve ruhu doyurarak imanı meseleleri çözer. İbadet ve ahlaki öğretiler hikmetleriyle anlatılır. Bunlarla birlikte ilk defa tatbik edilen bir methodla nefis terbiyesini halleder. Bunlara bütün insanlığın ihtiyacı vardır. Bu nedenle kimse kendini tek varisçi gibi görmemeli, birlik ve beraberlik içinde yeniden anlama gayreti ile bu gerçekler ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalıdır. Bu anlamda bu konferansın yeni bir dönemin habercisi olmasını Cenab-ı Hakk' tan niyaz ederim.
16 Mayıs 2010 Pazar 23:55
KARİKATÜR
General Sisi, idamlara hevesli
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Risale Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.312.492 06 88 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA