1. YAZARLAR

  2. Sabri ALTUN

  3. Ya Bediüzzaman yılı ya da Hermeciddun Harb
Sabri ALTUN

Sabri ALTUN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ya Bediüzzaman yılı ya da Hermeciddun Harb

A+A-

Kehanetler gelecekle ilgili yorumlar…
Kur'an ayetleri, incil ve tevrat yaklaşımları…
Dünya hamurunun yeniden yoğrulma çalışmaları ve belkide bir manada mecburiyeti…
Ve insanlığın halden hale girdiği garip semtomlar mecrasının sonunda yaklaştığı sara illeti benzeri vartalara yuvarlanma tehlikesi…
Ve belkide en kötüsü; bulanan kafaların bulanık tevilleri sonucu kaçınılmaz son deyip insanlığı sürükledikleri bir uçurum olan ''Hermeciddun Harbi'' yahutta Tevrat'a göre “Armagedon” denilen 3. Dünya savaşı…
Ve beri tarafta evenjalist düşünce paranoyası…
Yani dünyanın kurtulması için yok olması manasına gelen  "türbülans "cehennemi.
Yani dünyayı kurtarmak için bir kurtarıcı gelecek (her dinde olduğu gibi) ve bu kurtarıcının gelmesi için dünyanın kaoslara sürüklenmesi lazım ve gelişi hızlandırmak adına dünyanın cehenneme dönmesi çabaları…
Ve Üstad hazretlerinin “beşer başına bir kıyameti koprtmazsa” uyarısı…
İşte tam bu noktada ufukta gözüken bir müjde:
” 2015 Dünya Bediüzzaman Yılı" olacak...

*                *                     *

İkinci dünya savaşının çıkış sebeplerinin başında ne vardı biliyormusunuz?
1928'lerde meydana gelen küresel ekonomik kriz…
Dünya birden bir boşluğa girdi ve ardından dünya savaşı başladı.

Ya bugün:
Dünya tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyoruz.
İnsanlık yine büyük bir boşlukta…
İnsanlık yine büyük bir arayışta …
“…ve dünya hayatının bütün bütün fânî ve muvakkat olması ve medeniyet fantâziyelerinin aldatıcı ve uyutucu olduğu umuma görünmesiyle; ve fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek istidâdâtın ve mahiyet-i insaniyesinin umumi bir sûrette dehşetli yaralanmasıyla; ve gaflet ve dalâletin, sert ve sağır olan tabiatın, Kur'ân'ın elmas kılıcı altında parçalanmasıyla; ve gaflet ve dalâletin en boğucu, aldatıcı, en geniş perdesi olan siyâset-i rûy-i zeminin pek çirkin, pek gaddarâne hakiki sûreti görünmesiyle; elbette ve elbette, hiç şüphe yok ki, Şimâlde, Garbda, Amerika'da emâreleri göründüğüne binâen, nev-i beşerin mâşuk-u mecâzîsi olan hayat-ı dünyeviye böyle çirkin ve geçici olmasından, fıtrat-ı beşerin hakiki sevdiği, aradığı hayat-ı bâkiyeyi bütün kuvvetiyle arayacak;…”(sözler-13. söz)

Evet nevi beşer belkide insalık tarihinin en büyük tercihiyle baş başa kalmıştır.
Ya kendi eliyle kıyameti kopartacak.
Ya da her iki cihan saadetini bulacak.
Bugün yeryüzündeki tüm düşünce sistemleri iflas etmiş vaziyettedir.
Öyleki kurtuluşu ölümden, kaostan ve kan akıtmaktan alan düşünceler devreye girmiş.
Hani bazen kışın şiddetli fırtınalı bir gününde dışarı çıktığımızda son sürat tekrar gelip sobanın etrafına kucak açıp “dışarı çıkmak deliliktir” deyip içerdeki mutlu havayı tenefüs ederiz ya; işte tıpkı onun gibi bugün Bediüzzaman şemsiyesi altından çıkıp ve onun gözlüğünü bir kanara atıp dünyaya bakarsak dehşet ve vahşet içinde gerisin geri geliriz.
Gerçekten dış dünya vahşet saçıyor.
Etraf haşaratı muzzıra dolu.
Ve kıyamet koptu kopacak.
İşte tam bu noktada ufukta gözüken bir müjde dikkatleri çekiyor:
” 2015 Dünya Bediüzzaman Yılı" olacak...

*                   *                *
Hayat memat meselesi mi, yok olup var olmak mücadelesi mi?
Kim ne derse desin bugün tüm dünyaya tüm gücümle haykırıp şu gerçeği iddia ediyorum: Yeryüzünün en mutlu topluluğu nur talebeleridir.
Çünkü nur talebeleri kendi kısır aklını kenara bırakıp Kur'an’ın nuruyla kainata bakıyor ve kainatı okuyor.
Dolayısıyla dış dünya bu mutluluğu kapmak istiyorsa Bediüzzaman Yılını ilan edip onun şahsında kurana yönelmek zorundadır.
“Elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse, maddî veya mânevî bir kıyâmet başlarına kopmazsa, İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere'nin Kur'ân'ı kabul etmeye çalışan meşhur hatipleri ve Amerika'nın Din-i Hakkı arayan ehemmiyetli cemiyeti gibi, rûy-i zeminin geniş kıtaları ve büyük hükümetleri, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar.”
“Mâdem Risâle-i Nur, bu mu'cize-i kübrânın elinde, bir elmas kılınç hükmünde hizmetini göstermiş; ve muannid düşmanlarını teslime mecbur etmiş; hem kalbi, hem ruhu, hem hissiyâtı tam tenvir edecek ve ilâçlarını verecek bir tarzda, hazîne-i Kur'âniyenin dellâllığını yapan ve ondan başka mehazı ve mercîi olmayan ve bir mu'cize-i mâneviyesi bulunan Risâle-i Nur, o vazifeyi tam yapıyor.” (Sözler)

Madem Risale-i Nur bu görevi tam yapıyor ve insanlığın hayatı dünyeviyesineve hayatı siyasiyesine bu kadar yarar sağlıyor bu kadar fayda sağilıyorsa tabiki Risale-i Nur’a insanlık sahip çıkmak zorunda kalacak ve onun için Kur'an'a yöneleceklerdir.
Bunu yapmak artık insanlığın en büyük mecburiyetidir.
Çünkü Bediüzzaman bu konuda son sözünü şöyle tamamlıyor:
“Risâle-i Nur'a, değil ilişmek, belki tamamıyla terviç ve neşrine çalışmaları elzemdir ki, geçen dehşetli günahlara keffâret ve gelecek şiddetli belâlara ve anarşîliğe karşı bir set olabilsin.”

Ve işte sanırım Hz.İsa’nın ruhu manevisi bu gerçeği batının kulağına fısıldadığı için batı dünyası 2015'i Beddiüzzaman Yılı olarak ilan etmek istiyor.
Ve yine bence bu durum bir manada Hz. İsa ve mehdiyet olgusunu bir daha nazarlara sunuyor.
Evet, “2015 Bediüzzaman Yılı" olacak...

İinşaallah...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum