1. YAZARLAR

  2. İsmail BERK

  3. Vicdani ret bir yaratılış sözcülüğüdür
İsmail BERK

İsmail BERK

Yazarın Tüm Yazıları >

Vicdani ret bir yaratılış sözcülüğüdür

A+A-

Vicdani Ret Üzerine-3

Vicdani ret, sosyal ve siyasi boyutuyla ülkemizde  ve batıda uygulanan  resmi/fiili/sessiz uygulamaları ile ayrı bir analiz ve değerlendirme konusudur. Vicdani ret, fıtrat/vicdan düzleminde anlamlandırılırsa, o zaman batının arayışına da rehberlik etmiş olur. İnsani zeminden İslami zemine bir yol ve seçenek sunulmuş olur.
Batının/Avrupa’nın menfi, ırkçı, menfaatperest, seküler ve baskıcı tutumlarına karşı daha çok geliştirilmesi gereken platform, vicdani ret bloğu olmalıdır. Yasaların belli konulara indirgediği vicdani ret alanı, daha da genişletilmelidir. İnsanımızın  refah ve mutluluğunu vadeden ülkemizin siyasi otoriteleri ve  yöneticileri de benzer şekilde  hakkın/bireyin lehine  yeni vicdani inisiyatif alanlarını  göz ardı etmemelidir.

Totaliter devlet mantığı ve Kemalizm sosuna bandırılmış yiyeceklerle artık bu milletin karnı doymaz. Daha içten, farklıkları görmek isteyen, onları yan yana sergileyip ortak noktaları ve zenginleri birlikte mütalaa eden ve yeni bir görüntüye/tabloya dönüştüren akillere ihtiyaç var. Yoksa sakil haller meydan alır, bütün hamleler ve açılımlar bir yerde tutuk kalır, ilerleyemez veya çok şaşırtıcı dirençlerle yüzünü değiştirerek karşımıza çıkar.

Toplumun vicdanı, sosyal vicdandır. Beraber yaşanan hayatın ortak alanı, vicdani alandır. Birbirlerini tamamlayan ve dengeleyen bir terazidir. Bu terazinin tartısı doğru, kalibrasyonu sağlam ve test edilmiş olmalıdır. Terazinin kalibrasyonu yoksa, ölçme hassasiyeti kontrol edilmemişse, neyi ölçersek ölçelim, hangi vicdani ret veya talepten bahsedersek edelim, terazi yanlış tartacağı ve ölçeceği için sonuç hep yanlış çıkacak ve hüsranla  karşılaşacaktır.

Bu meyanda Türkiye’nin vicdanını kanatan ve toplumsal hafızanın sosyal vicdanını kemiren Kemalizm’dir. Kemalizm, kalibrasyonu olmayan bir ölçüm aleti  gibidir. Ölçü düzeni/hassasiyeti yok. Kalibrasyon sistemi yok. Bu yüzden tartışmalar bu terazi/aygıt üzerinden refere edildiği müddetçe, vicdani ret kanamaya ve toplumsal patoloji devam etmeye mahkumdur.

Hür, eşitlikçi, kabullenici bir vicdani yansıma genel anlamda toplumsal vicdanın tercümesini merkeze koyar. Ülke vicdanı böylesi bir tezahürle anayasal metne dönüştüğü takdirde, bireysel boyutlarda daha da nitelikleştirici vicdani talep/ret  oluşumları anlam katacak ve toplum dinamikleri kendi durgun sularında harekete geçecektir.

Türkiye açısından alınması gereken mesafe, evrensel vicdanla entegre olmak, ona söz ve yar olmaktır. Bu şekliyle vicdani ret, Kemalizme duyduğunuz güvensizliği, asla tevil yapmadan ortaya koymaktan geçer.

Düşüncenin namusu her zaman açık tavrı temsil eder. Vicdani ret, depremlere sebebiyet veren ahlaki yetersizliğin işe/inşaata/mevzuata yansıyan zaaflarını örtmeden ortaya koyma ve tavır geliştirme tedbiridir/ahlakıdır aynı zamanda.

Vicdani ret, suiistimali kimden ve nereden gelirse gelsin, ne adına olursa olsun, hangi gerekçeyle yapılmışsa yapılsın, icraya/tasarrufa mesafe koymak, gücümüz nispetinde engel olmak, değiştirmek, düzeltmek ve “yüzümüzü ekşitme” mehabetidir.

Vicdani ret, bir husumet, kin ve cepheleşme sendromu değildir. İtiş-kakış, rekabet ve iktidar kavgası hiç değildir. Bir yaratılış sözcülüğüdür. İnandığını ortaya koyma alicenaplığıdır. Mertçe bir duruştur, bazen sessiz de olsa yanlışa itibar etmemeyi ihsas eden pozitif süreçler bütünüdür.

Vicdani ret, bir varoluş desenidir. Varlığının emanet olduğunu bilip  onu bozacak, fıtratına müdahale doğuracak direk/dolaylı operasyonlara karşı sivil inisiyatiftir.

Öğrencinin, derse geç giren öğretmene itiraz hakkı saygı içinde vicdani bir taleptir. Okulda, eğitim müfredatına ruh vermeyen, savsaklayan, şefkati ve sevgiyi ıskalayan  ama yasal prosedüre kılıf bulan ve hatta “başarı sertifikası” olan eğitim yöneticisine  iyileştirme önerisi yapmak, medenice uyarmak vicdani bir rettir.

Sokağımızı her dönem şantiyeye çeviren, bir türlü yolları düzeltmeyen ve her defasında mağduriyetlere sebebiyet veren belediye uygulamaları karşısında demokratik talep ve tepkileri ortaya koymak vicdani bir taleptir, insani bir haktır.

Örnekleri çoğaltabilirsiniz. Vicdani ret kavramını belli kategorilere ayırmak sağlıklı değildir. Hayatın her sürecinde karşılığı olan ve iyileştirmeye dönük yanlışları engelleyici ve özellikle birey üzerinde tasarrufa/baskıya/yaptırıma dönük uygulamalara bizzat bireyin “hayır” deme hakkı ve tercihidir. Ona başka seçenek sunmak ve onun vicdani reddini kabullenmek ise yönetimlere düşer. Alternatif sunmak ve çoğulculuk içinde inanç ve vicdan özgürlüğünü desteklemek, en temel evrensel bir haktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum