1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Ünal: Avrupa Türkiye'den kopuyor
Ünal: Avrupa Türkiye'den kopuyor

Ünal: Avrupa Türkiye'den kopuyor

AK Parti Ankara Milletvekili Ünal, 'Türkiye, AB'den kopmuyor, Avrupa değerlerinden uzaklaşmıyor. Bunun tam tersi gerçekleşiyor. Avrupa, Türkiye'den uzaklaşıyor. Avrupa, Türkiye'den kopuyor, kendi değerlerini çiğniyor.' dedi.

A+A-

AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, "Türkiye AB'den kopmuyor, Avrupadeğerlerinden uzaklaşmıyor. Bunun tam tersi gerçekleşiyor. Avrupa Türkiye'den uzaklaşıyor. Avrupa Türkiye'den kopuyor, kendi değerlerini çiğniyor." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin grup önerisi üzerinde söz alan Ünal, HDP'nin önergesinin içeriğine bakıldığında, "Artık Kürtler kendi devletlerini kurmalı, bağımsızlıklarını ilan etmeli" gibi bugüne kadar hep örtülü olarak ifade edilmiş bir düşüncenin, bugün çok cesur bir şekilde, artık açıkça ifade edildiğinin görüldüğünü bildirdi.

Önergede, "Kürtler, yüz yıl önce devreye konan emperyalist müdahaleye karşı mücadelesini sürdürmüştür." ifadesinin de yer aldığını aktaran Ünal, "(Emperyalist) kelimesi gerçekten bana komik geldi. Güya Kürtlerin bağımsız bir devlet kurması için mücadele eden PKK ve PYD, emperyalizme karşı mücadele etmiyor, emperyalizmle birlikte hareket ediyorlar. Bunun somut örneklerini de son günlerde sıkça gördük." diye konuştu.

ABD'nin dünyanın her yerinde sol iktidarlara karşı faşist hareketleri desteklediğini belirten ve örnekler veren Ünal, ABD'nin, tarihinde ilk defa, Ortadoğu'da güya solcu örgüt olan PYD'yi kontra olarak desteklemeye başladığını, PKK'nın uzantısı olan PYD'nin de bu destekten son derece memnun olduğunu vurguladı.

Ünal, "Bazı bölgelere ABD'nin bayrağını astılar. Şimdi, güya emperyalizme karşı ABD ile birlikte mücadele ediyorlar. Son derece ilginç, komik, aynı zamanda da trajikomik bir durum. Bu önergede, PYD'nin bir bağımsız Kürt devleti kurmak için mücadele ettiği iması var. Bu, bağımsız bir Kürt devleti olmayacaktır. Bu, ABD'nin gölgesinde ortaya çıkacak bir oluşum olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"En kısa sürede satılacaklarına şüphe yok"

Ünal, şu görüşlere yer verdi:

"Şu anda Kürtleri temsil ettiğini iddia eden PKK, PYD gibi örgütler, ABD'nin ya da ona benzer birtakım emperyalist ülkelerin güdümünde mücadele verdiklerini iddia ediyorlar. Bu mücadelenin akamete uğrayacağı ve en kısa süre içinde bu mücadeleyi destekleyenler tarafından bunların satılacağına hiç şüphe yok. Kürtlerin temsilcisi asla ve asla PKK, PYD değildir, bu terör örgütleri değildir.

Kürtlerin Türklerle birlikte yaşama iradesi 1920'li yıllarda zaten ortaya konulmuştur. Lozan'a Kürt temsilcileri heyetler göndererek, mektuplar göndererek, Türklerle birlikte misakımilli sınırları içinde yaşamak istediklerini, bu iradelerini beyan etmişlerdir. Kürtler, Türklerle birlikte yaşama iradelerini ortaya koymuş, bunu teşvik etmiş bir millettir ve Kürtler ve Türkler bundan sonra da ebediyete kadar kardeş olarak, bir ve beraber olarak yaşayacaklardır.

Selahaddin Eyyubi'nin ordusunda Türkler ve Kürtler nasıl birlik olarak Ortadoğu'ya barış getirdilerse, bundan sonra da bu birliktelik devam edecek, Kürtler ve Türkler bir arada bu bölgenin barışı için, coğrafyanın barışı için ebediyete kadar birlikte hareket edeceklerdir, kader birliğini muhafaza edeceklerdir."

"Bağımsız bir devletiz"

AB ile ilişkilere de değinen Ünal, Avrupa Parlamentosunun aldığı, Türkiye ile üyelik müzakere sürecinin dondurulmasına ilişkin tavsiye kararına yönelik Genel Kurulda değerlendirmelerin yapıldığını anımsattı.

Ünal, şunları kaydetti:

"Türkiye AB'den kopmuyor, Avrupa değerlerinden uzaklaşmıyor. Bunun tam tersi gerçekleşiyor. Avrupa Türkiye'den uzaklaşmaya çalışıyor, uzaklaşıyor; Avrupa Türkiye'den kopuyor. Avrupa, kendi değerlerini çiğniyor.

Bize 'Ekonomiyi büyütmeyeceksin.' diyorlar, 'Savunma sanayisinde yatırım yapmayacaksın, pazarımıza ortak olmayacaksın, tank üretmeyeceksin, uçak üretmeyeceksin, milli piyade tüfeği, denizaltı üretmeyeceksin.' diyorlar. 'Seçimin hiçbir önemi yok, Gezi'de sizi devirmeye çalıştık, deviremedik. 17-25 Aralıkta Fetullahçıları kullanarak sizi devirmeye çalıştık, deviremedik. Seçimin hiçbir anlamı yok. Fetullahçı bir darbe yaparak 15 Temmuz'da sizi devirmeye çalıştık, yine deviremedik. Bu nedenle sizinle uğraşıyoruz, sizinle mücadele ediyoruz.' demeye getiriyorlar. '15 Temmuz'da ölmeniz gerekirdi, ölmediniz.' diye bize hesap sormaya kalkışıyorlar. 'Suriyelilere sahip çıkmayacaksınız, Suriye'de oldubittiye göz yumacaksınız, Irak'ta mezhep savaşında mazlumlara, mağdurlara sahip çıkmayacaksınız' diyorlar. 'DAİŞ'le biz mücadele ederiz, siz bu işe karışmayın. DAİŞ size saldırıyorsa, canlı bombalarla size saldırıyorsa bile DAİŞ'le mücadele etmeyin.' diyorlar. 'PKK'ya, PYD'ye asla dokunmayın, terörle asla mücadele etmeyin.' diyorlar. 'FETÖ'ye el uzatmayacaksın, FETÖ'yle uğraşmayacaksın.' diyorlar. Biz bağımsız bir devletiz, ülkeyiz, bu şartların hiçbirisini kabul etmeyiz. Biz 15 Temmuz'da ölümden dönmüş bir milletiz, bizi hiçbir şeyle korkutamazlar. Bağımsız bir ülke olarak çıkarımız neredeyse biz onu yaparız ve onu yapmaya devam edeceğiz."

"Ezeli kardeşiz"

Sataşmadan söz alan HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, "Kürt karşıtlığı üzerinden oluşturulmuş olan Türkiye'nin dış politikasıyla içteki Kürtlerle barışmadan kendinizi Kürt dostu addetmenizin realitede hiçbir karşılığının olmadığını bilmenizi isterim." diye konuştu.

Yeniden söz alan Ünal, PKK ve PYD'nin Kürtleri temsil eden örgütler olmadığını vurguladı.

Ünal, "PKK ve PYD emperyalist, kapitalist güçlerin maşası olan Fetullah Gülen hareketiyle birlikte hareket eden birer terör örgütüdür. Kan dökmekten başka hiçbir amacı olmayan, hiçbir marifeti olmayan ve sadece emperyalist güçlerin, yani o dediğiniz Sykes Picot Anlaşması'nı, Sevr Anlaşması'nı, Lozan Anlaşması'nı bu bölgede yerleştirmeye çalışan, bunları sağlamlaştırmaya çalışan, yeni düzeltmelere de zemin hazırlamaya çalışan maşa örgütlerdir. Kürtler ve Türkler, ezeli kardeşiz. Bu kardeşliği bozmaya, yıpratmaya, tahrip etmeye ne PKK'nın ne PYD'nin ne ABD'nin ne İngiltere'nin ne de AB'nin gücü asla yetmeyecektir." dedi.

"Türkiye AB'ye muhtaç değil; AB Türkiye'ye muhtaç"

Bugünkü köşe yazısını, "AB ve Türkiye: Kim kimden uzaklaşıyor?" başlığıyla kaleme alan Aydın, AP'nin kararına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

AB'nin uzun bir süreden beri Türkiye ile ilişkilerini çok kasıtlı, bilinçli olarak gerdiğini, gerginleştirdiğini belirten Ünal, "Türkiye AB'den kopmuyor, AB Türkiye'den kopuyor. Türkiye AB'den uzaklaşmıyor, AB Türkiye'den uzaklaşıyor. " diye konuştu.

Ünal, Türkiye'nin, Avrupa değerlerini çiğnemediğini tam tersine Avrupa'nın kendi değerlerini çiğnediğini ifade ederek, bunu da 15 Temmuz gecesi ve sonrasında FETÖ, PKK ile mücadelede çok net şekilde gördüklerini vurguladı. Ünal, AB'nin, FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz akşamı tatmin edici açıklama yapmadığını, daha sonra da darbeye karşı duracak, demokrasiyi savunacak net bir açıklamada bulunmadığını anımsattı.

Aydın Ünal, 15 Temmuz akşamında, demokrasiyi ve milli iradeyi savunduklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim beklentimiz, AB'nin çok güçlü şekilde bizim arkamızda durmasıydı. Ama onlar darbecilerin arkasında durdular. Sonrasında PKK'ya yönelik kararlı mücadelemizi her fırsatta eleştirdiler hatta bunu engelleme çabalarında bulundular. Bunlar bağımsız bir ülkeye takınılabilecek tavırlar değil. Bağımsız bir ülke bunları kabul edemez, bağımsız bir ülke bu kararlar karşısında boyun eğemez. Dolayısıyla AB, Türkiye'ye karşı hasmane tutum içine girdi.

Türkiye'nin her şekilde başka alternatifleri var. Türkiye, AB'ye muhtaç değil; AB, Türkiye'ye muhtaç. Eğer AB, terörle arasına mesafe koymazsa Türkiye'ye yönelik terörü, FETÖ ve PKK terörünü desteklemeye devam ederse, hatta Türkiye'ye yönelik terör örgütlerine karşı, Türkiye ile birlikte tavır almazsa, bu ilişkinin yürüme imkanı yok. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu çeşitli defalar ifade etti, bizim başka alternatiflerimiz var, AB'ye muhtaç değiliz. Bu aşamadan sonra AB'nin kendi sorunudur bu mesele. Türkiye ile yol yürüyecek mi yoksa Türkiye'ye hasmane tutumunu devam ettirecek mi, AB buna karar versin. Biz kendi kararımızı zaten kendimiz veririz."

"Karar siyasi"

AK Parti'li Ünal, AP'nin kararının siyasi ve yok hükmünde olduğunu vurgulayarak, bu kararın Türkiye'yi üzdüğünü söyledi.

AP'den Türkiye'nin terörle mücadelesini, Türkiye'nin istiklal, istikbal ve özellikle demokrasi mücadelesini desteklemesini beklerken, tam tersi bir tavır aldığını belirten Ünal, terörle mücadele ederken, en zor zamanlarında üyelik müzakerelerini askıya almak gibi bir karara imza atıldığını anımsattı. Ünal, bunun AB tarihinde kara bir leke, kara bir sayfa olacağını, Avrupa değerlerinin bariz şekilde çiğnenmesi anlamına geleceğini vurguladı.

Türkiye'deki ifade ve basın özgürlüğünden söz edildiğine dikkat çeken Ünal, Türkiye'nin, basın ve ifade özgürlüğünü çiğnemediğini, terörle mücadele ettiklerini bildirdi. Ünal, "Bunu zaman zaman kendileri de yapıyorlar. Edward Snowden meselesinde hiçbir tavır takınmadılar. Eğer Snowden, Tayyip Erdoğan, AK Parti ve Türkiye'ye karşı belgeler yayınlamış olsaydı, tıpkı Can Dündar'a yaptıkları gibi onu kahraman ilan edeceklerdi. Ama kendilerine ait belgeleri yayınladığı için onun ifade, basın özgürlüğünü hiçbir şekilde savunmuyorlar. Biz bu ikiyüzlü, ikircikli tutuma daha fazla tahammül edemeyiz, büyük bir ülkeyiz. Kendi kararımızı kendimiz veririz. AP, tarihi bir hata yapmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

"Tabuları konuşma zamanı"

Ünal, AB ile bazı tabuları konuşmanın zamanının geldiğini dile getirerek, AB'nin Türkiye'yi üye olarak kabul etmediği gibi, Türkiye'nin uzaklaşmasına, başka alternatifler üzerine çalışmasına da izin vermediğini anımsattı.

AB'nin, Türkiye'nin ne yakınlaşmasına ne de uzaklaşmasına izin verdiğini vurgulayarak, "Ama bugün öyle bir noktaya geldik ki terörü destekleyen bir Avrupa ile bu ilişkiyi yürütme imkanımız kalmadı. Eğer AB, bu şekilde devam edecekse bu ip kopacaktır." dedi.

Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerinde bugüne kadar ne kazandığı sorusunu gündeme getiren Ünal, şunları kaydetti:

"Ekonomik, demokratik olarak, dış politika bağlamında kazandığımız iddia ediliyor. Bunların hepsini masaya yatıralım, göreceksiniz AB süreci bize hiçbir şey kazandırmadı. Bizim AB ile ipler kopsa bile ekonomimiz büyümeye devam edecektir, Avrupa da dahil olmak üzere ihracatımız, ithalatımız, yatırımlarımız devam edecektir. Demokratikleşme adımlarımız zaten Avrupasız devam ediyor, yine devam edecektir. Bunların dış politikada bize ne faydası oldu? Kıbrıs, Ermeni meselesini mi çözdüler, bize sınırlarımız dışından gelen terörü durdurmak için destek mi verdiler? Dış politikada hangi faydaları dokundu? Bence Türkiye kaybetmeyecektir tam tersine kazanacaktır. Hatta Gümrük Birliğini kaldırdığımızı düşünün; bu, Türkiye ekonomisine artı olarak yazacaktır. AB ile ilişkiler koparsa, ekonominin kötüye gideceği söyleminin asılsız, dayanaksız olduğunu düşünüyorum. Tam tersi olabilir, Türkiye coşabilir.

Biz bu coğrafyada tek başımıza bağımsız şekilde yalnız da kalabiliriz çünkü güçlü bir ülke, güçlü bir devletiz. Bazı başka ittifakların içine de girebiliriz. Başka oluşumların içine de girebiliriz. Bu konuda son derece özgürüz. AB biraz da bize bu konuda zarar veriyordu. Bizim başka oluşumların, grupların, daha fazla çıkar sağlayacağımız oluşumların içine girmemizi engelliyordu. Bu anlamda da Türkiye'nin önünün açılacağını düşünüyorum. Her türlü oluşumun, Afrika, Asya, Ortadoğu, Kuzey Asya, Uzak Asya, Yakın Doğu, Latin Amerika ile bütün bu coğrafyalarla ittifaklar kurabiliriz, bunlarla farklı oluşumların içine girebiliriz. Bunların hepsinin Türkiye'nin lehine olacağını, AB'den daha fazla fayda sağlayacağını düşünüyorum."

"Türkiye'ye yönelik olduğunu anlarlar"

TBMM'nin, AP'ye yönelik tepki koyması gerekip gerekmediği sorusu üzerine Ünal, Meclisin bunu yapmasına ihtimal vermediğini belirtti. TBMM'de, CHP ve HDP'nin, AP'nin bu kararını desteklediğini ifade eden Ünal, bu tür kararların çıkması, Türkiye hakkında böyle bir algının oluşmasının CHP ve HDP eliyle olduğunu söyledi. Ünal, "Aynı yöne bakıyorlar, aynı dili kullanıyorlar, aynı üslubu kullanıyorlar. Dolayısıyla Meclisin bir araya gelip, böyle bir karar çıkartacağını zannetmiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'li Ünal, AB'nin Türkiye'ye yönelik tavrının, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan kaynaklanmadığını, AP'nin bugün aldığı kararın Erdoğan ya da AK Parti'ye değil, Türkiye'ye yönelik bir karar olduğunu kaydetti. 

CHP, HDP ve MHP'nin de Türkiye'ye yönelik bu operasyon karşısında ortak tutum sergilemesi gerektiğini ancak bunun sergilenmediğini belirten Ünal, bunun ne AK Parti ne Erdoğan meselesi olduğuna dikkati çekti. Ünal, "Büyük bir Türkiye'den, büyüyen bir Türkiye'den rahatsızlar onun için de bu tür kararlar alıyorlar. Umarım CHP, HDP bu işin aslını görür ve bu operasyonun Türkiye'ye yönelik olduğunu anlayarak bize destek verirler. Vermeseler de biz milli iradeden aldığımız güçle, milletin çizdiği istikamette yürümeye devam edeceğiz." dedi.

AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.