1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Uğruna AB feda edilecek lezzet
Uğruna AB feda edilecek lezzet

Uğruna AB feda edilecek lezzet

Avrupa Birliği’nin üyelik için savaş açtığı seyyar köfteciler, tüm kriterlere inat, aylık 10 bin lirayı bulan gelirle iş çıkışlarının vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor.

A+A-
Zabıtaların göz açtırmadığı köfte arabaları, ünlü fast-food zincirlerine meydan okuduğu gibi, Avrupalı turistlerin de gözdesi.
 
İstanbulluların özellikle iş çıkışlarından aşina oldukları seyyar köftecilerin aylık kazancı 10 bin lirayı buluyor. İstanbul piyasasında yarım ekmek köfte fiyatı 5 lira, satış adedi ise 100 civarında. Bir dönem, Avrupa Birliği’nin (AB) üyelik için sokak satıcılarıyla ilgili getirdiği  kriterler sonrasında, artan denetimlerle iş yapamaz hale geldiklerini söyleyen köfteciler, satışlardan ve özellikle İstanbul’a yönelen turist akınından memnun. Zabıtalara, sıkça arabalarını kaptırmalarına rağmen, işlerini bırakmaya niyetleri yok. Paylaşmaya yanaşmasalar da İstanbul’un arka sokak lezzetlerinin meslek sırlarını öğrenmeye çalıştık.
 
EKMEĞİ KAVGAYLA KAZANDIK BAŞKA TÜRLÜSÜNÜ GÖRMEDİM
 
Kabataş sahilde İbrahim usta yaz günleri 6, kışın ise 3 bin lira civarında kazandıklarını söylüyor. İbrahim usta, köfteci rekabetini şöyle anlatıyor: “Yerini kaptırmayacaksın. Adam toplayıp yerimizi gasp etmeye kalktılar. Buranın kavgasını verdik. 18 yaşımdan beri hep aynı. Başka türlüsünü görmedim.”  İşleri soruyoruz: “Her kesimden müşterimiz vardır. Son birkaç yıldır turistler sayesinde satışlarımız yüzde 40 arttı.” Son olarak et ve hijyen diyoruz, yemin billah ediyor. İnanıyoruz.
 
GÜNDÜZ SANAYİCİNİN GECE TAKSİCİNİN DOSTUYUZ
 
Şişli Elmadağ’da tezgah açan bir başka köfteci gündüzleri oto sanayide çalıştığını belirterek, “Geceleri müşterimiz taksicilerdir. Günlük kazancımızın 150 lirası zaten et parasına gider. Kömür, yeşillik, kağıt, ekmek, lavaş derken giderim 150-200 civarıdır. Elimizde kalan ortalama 200 TL. Mesela geçen ay arabamı kaptırdım, bin 500 lira içerideyim.” Gülerek devam ediyor: “Aman abi bizim işi fazla özendirme. Kötü birşey de şey yazma, ekmeğimizle oynama.” 
 
Ekmek arası 6 bin lira
 
Kabataş sahili, vapur iskelelerinin bulunduğu alan özellikle akşamları sayısız seyyar satıcı ile doluyor. Özellikle iş çıkış saatlerinde buraya gelen satıcıların yarım-ekmek köfte fiyatı 5 ila 8 lira arasında. Kendi hesaplarıyla ayda 10 bin lirayı görüyorlar. Fırat usta için zabıtasız bir günün mesai saatleri şöyle: “Bir gecede 70 -80 köfte satarız. Akşam 6 ila 9 arası vapurdan inen ve yetişenlere servis yaparız. İstanbul’a gelen turistler de yüzümüzü güldürdü. Akşam 10’dan sonra ise sahilde gezmeye çıkan, karnı acıkan vatandaş tezgahın başında alır soluğu. Saat 2 gibi işimiz biter.” 
 
Devlet baba haklı ama ben de haklıyım
 
Yenibosna metro çıkışındayız. 56 yaşındaki köfteci Ahmet usta, incelikleri anlatıyor: “Maç zamanlarını, hafta sonu asker izinlerini bileceksin. Müşteriye helal ürün yedireceksin, o zaman nasibin seni bulur.”  Çevre esnaftan sipariş aldığını gururla anlatan Ahmet usta devamında dertleşiyor: “3 çocuk okutuyorum. İsterim ki bu emeğin karşılığını versinler. Okusunlar, benim gibi olmasınlar. Kendim için bir şey istemem, ben bu saatten sonra zaten aç kalmam.” Ahmet ustanın son sözleri serbest piyasada duyduğumuz en güzel cevaplardan biri: “Vergi vermem, Kaçak çalışırım. Zabıta peşimde,. Evet, 'Devlet baba' haklı, bir şey diyemem, ama ben de haklıyım.”
 
Asıl mevzumuz bu manzara
 
Sevgili okuyucu öncelikle iyi haberi vereyim, son 10 gündür köfte ekmek yiyen biri olarak bil ki iyiyim, sağlığım yerinde. Diğer güzel haber, vatandaşın AB'ye gireceğiz diye arka sokak lezzetinden taviz vermeye hiç niyeti yok. Mevzuatımızdaki kriterlerin ve denetimlerin uygulanması önemli mutlaka. Ancak kayıtdışı ekonomi gerçeğinin rakamlardan daha fazlası olduğunu da söylemek lazım.  Kısacası okuyucu, eğer bu satırları okuyorsan ve bu haber beni sana getirdiyse, bil ki önümüzdeki bu Üsküdar manzarasının ve yanımızdaki efkarı tüten köfte arabasının katkısı büyüktür. Mevzu demişken on günün sonundaki izlenimim: "Vallahi de billahi de lezzetli."
 
Beyoğlu memnun
 
Beyoğlu'ndaki turist bolluğundan yararlananların başında yine seyyar köfteciler bulunuyor. Taksim meydanda saat 11’den sonra tezgah açan, Zeynel Selçuk, sadece 3 saatte 150 adetten fazla köfte ekmek sattıklarını dile getirdi. "Turistler ünlü fast-food’lara değil bize geliyor" diyen Selçuk'a AB’yi soruyoruz, geçen yıl yaşanan at eti skandallarını hatırlatıp, “Bu millet kokorecinden, köftesinden vazgeçmez” diyor.
 
Aksaray üzgün
 
Yenikapı-Aksaray metro hattının birleşmesiyle İstanbullular kesintisiz ulaşımın tadını çıkarırken bölgedeki satıcılar biraz dertli. Hasılatın düştüğünü söyleyen köftecilerden biri söz alıyor: “Aksaray, seyyar satıcı mekanıdır. Gel gör ki, zabıta arabası olanın peşine düşer, elinde saat satan ya da yere örtü serenle uğraşmaz. Köftecinin peşindedir. Metro sonrası işler kötüleşti, şimdi hedefimiz Yenikapı.”
 
Yeni Şafak 
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.