1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Türklerin elinden Kur'an'ı alarak dize getirebiliriz
Türklerin elinden Kur'an'ı alarak dize getirebiliriz

Türklerin elinden Kur'an'ı alarak dize getirebiliriz

Kaplan, Bediüzzaman Hazretlerini harekete geçiren sözleri hatırlattı

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, Bediüzzaman Hazretlerini harekete geçiren İngilizlerin eski başbakanı Gladstone'nun sözlerini hatırlattı.

Kaplan'ın, "İslâm'a Karşı İslâm" projesiyle irtibatlandırdığı sözü şöyle anlattı:

"Üzerinde güneş batmayan, 19. yüzyılın süpergücü İngiliz İmparatorluğu'nun başbakanı Gladstone'nun, İngiliz Parlamentosu'nda (nam-ı diğer Avam Kamarası'nda) 19. yüzyılın son yıllarında şöyle bir konuşma yapar:

"Biz, bu Türkleri, savaş meydanlarında yenemiyoruz. Türkleri, yenebilmenin, dize getirebilmenin tek yolu var: Bu kitabı (Kur'ân'ı) ellerinden almak."

Gladstone'un bu sözü, herhangi bir politikacının rastgele söylenmiş bir sözü değil.

1989'da başlatılan 'İslâm'a Karşı İslâm' projesini anlayabilmek için bu sözü zihnimizin bir köşesinde tutmamızda yarar var.

O SÖZ VE BEDİÜZZAMAN'IN TAVRI

Yusuf Kaplan'ın yazısında bahsettiği konu Bediüzzaman Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat adlı eserinde şöyle geçmektedir:

Bediüzzaman, Van’da bulunduğu zamanlarda, Vali Tahir Paşa ile bazı gazetelerden havadis okurdu. Bilhassa İslâmiyeti alâkadar eden hususlara dikkat ederdi. Van’daki ikameti esnasında, âlem-i İslâmın vaziyetini bir derece öğrenmiş bulunuyordu. Birgün Tahir Paşa bir gazetede şu müthiş haberi ona göstermişti. Haber şu idi:

İngiliz Meclis-i Meb’usan'ında Müstemlekât Nâzırı, elinde Kur’ân-ı Kerîm'i göstererek söylediği bir nutukta,

“Bu Kur’ân İslâmların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ne yapıp yapmalıyız, bu Kur’ân’ı onların elinden kaldırmalıyız; yahut Müslümanları Kur’ân’dan soğutmalıyız” diye hitabede bulunmuş.

İşte bu müthiş haber, onda târifin fevkinde bir tesir uyandırmıştı. İstidadı şimşek gibi alevli, duyguları ve bütün letâifi uyanık ve ilim, irfan, ihlâs, cesaret ve şecaat gibi harika inayet ve seciyelere mazhar olan Bediüzzaman’ın, bu havadis üzerine, “Kur’ân’ın sönmez ve söndürülmez mânevî bir güneş hükmünde olduğunu, ben dünyaya ispat edeceğim ve göstereceğim” diye kuvvetli bir niyet ruhunda uyanır ve bu saikle çalışır.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum