Said ÖZADALI

Said ÖZADALI

Yazarın Tüm Yazıları >

Tercihli yol

A+A-

Süreçleri takip etmek tercih ettiğimiz sebeplerin, hedeflerin ve süreçlerin sonuçlarına katlanmak insaniyetin gereğidir. Tercih… Tercih hakkının insanın inisiyatifinde olması ve Yaratıcı tarafından insana verilmiş olması insanı diğer varlıklardan ayıran en büyük özelliğidir. İnsanı insan yapan kendisinde bulunan “tercih” gücünün varlığıdır. Zira böyle olmasaydı insan tercih ve ihtiyar ettiği inanç ve amellerinden dolayı hesaba çekilmezdi.

Cenab-ı Allah bu büyük âlemden her bir insana küçük ve hususî bir alem vermiştir. İnsanın büyük alemde herhangi bir değişiklik yapma gücü yoktur ama hususî dünyasının iklimine bizzat kendisi ayar verir. Yepyeni “yeni bir iklim” meydana getirebilir. Ve aynı zamanda insan adeta kendi dünyasının havasının derecesini, programını planlamakla mükelleftir.
Onun hususi dünyası bizzat kendi hür tercihlerinin bir sonucudur.

“Kulum beni nasıl bilirse onunla öyle muamele ederim.” Niyet, tercih, teşebbüs.
Cüzi iradeye küllî irade tabidir. İnsan niyet, tercih ve teşebbüs eder; Cenab-ı Allah da kulunun o tercihinin ya aynısını verir veya daha iyisini verir. Demek ki, yapan Allah’tır tercih eden insandır. Çin atasözü; “kişi yediklerinin sonucudur”; Nurcu atasözü “insan tercihlerinin sonucudur.” “İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır.” (el ayet) Kim neyi ciddiyetle isterse elde eder. İnsanda öyle bir latife vardır ki insan o latife ile neyi isterse Allah onu ona verir. (Mesnevî.)

İnsan için gerek dünya hayatını ve gerekse de ahiret hayatını planlamak nasıl ve hangi kalitede bir hayat arzu ediyorsak böyle bir hayatın bizim için mümkün olduğunu biz istersek ve tercih edersek her şeye kadir olan Allah’ın istediğimiz ve tercihlerimiz doğrultusunda bizi hedefimize götüreceğinden şüphe yoktur. “Demek Cenab-ı Hakk’a  itimat edip Süleyman (a.s.)’ın lisan-ı ismetiyle istediği gibi o da lisan-ı istidadıyla Cenabı- Hakk’tan istese ve kavanin-i adetine ve inayetine tevfîk-i hareket etse ona dünya bir şehir hükmüne geçebilir. (Sözler)

Ve insan istidat ve ihtiyac-ı fıtri lisanıyla istediği, arzu ettiği bir hayatı istediğinde Cenab-ı Hak ona o hayatı bahşeder. Bu iddiamızı ispatlayan binlerce numuneden sadece küçük bir numune:

Küçük yaşta öğretmen olmayı kafaya koymuştu. Büyüdüğünde öğretmen olacak, kendi gibi küçük küçük çocukları eğitecekti. Onlar bedenen ve ruhen büyürken o da onlara yol gösterecek, maddi-manevi elinden geleni yapacaktı. Ortaokulu bitirince tercihi öğretmen okulu şeklindeydi. İmtihana girdi; kazandı. Öğretmen okulunu bitirecek Anadolu’nun şirin bir köyünde, şirin çocuklarına öğretmenlik yapacaktı.

Okulu bitirdiğinde kurada Güneydoğu’nun mütevazi, güzel, fıratın kenarında bir köy çıkmıştı. Çantasını aldı ve görev yeri olan memlekete doğru yola koyuldu. Köy umduğundan güzeldi. Önünde iki tercih vardı. Ya öğretmenliğin yanı sıra köyün kalkınmasında ve hayatının kalitesinin yükselmesinde katkıları bulunacaktı. Veya sadece tarif edilen görevini yapıp gidecekti.
Tercihi birinci maddeye göre yaptı. Hem öğretmenlik yapacak, hem de köyün kalkınmasına katkıda bulunacaktı.

İki senelik bu ilk görev yerinde köyde “her eve bir tuvalet” sloganıyla işe başladı. Hem evlere wc yapıyor, hem de okulun devam eden inşaatına yardım ediyordu. Zira okulun kışa yetişmesi lazımdı. Çocuklar ağacın gölgesinde en fazla Ekim sonuna kadar okuyabilirlerdi. Kasım ayına okul binasının yetişmesi lazımdı.

İki sene sonra dönüp baktığında tercihlerinin hepsini gerçekleştirmiş, yetiştirdiği talebeleri ilçeye, ortaokula yönlendirmişti. “Her eve bir wc” sloganıyla başlattığı çalışma tamamlanmıştı. Okul binası bitmiş, bahçesinde çocuklar top oynuyorlardı.
Tercihli bir yolda olduğunu fiilen görmüştü. Dünya hayatı bembeyaz bir sahife idi. Kendi tercihleriyle o sayfaları dolduruyordu.

Bugünkü hayatımız dünkü tercihlerimizin neticesidir. Yarınki yaşamımızın nasıl olacağını ise bugünkü tercihlerimiz belirler. Hangi şartlarda olursa olsun hayatımızın kalitesini tercihlerimiz belirler. Vesselam…

Not: Hikâyesini okuduğunuz sevgili öğretmenim, Silifkeli Kerim Yıldırım’ın geçenlerde bir trafik kazasında vefat ettiğini öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet, sevgili eşine, çocuklarına, torunlarına ve öğrencilerine başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun aziz öğretmenim. Buluşmak dileğiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
6 Yorum