Selahattin GEZER

Selahattin GEZER

Temiz kalemler ilaç gibidir

Zaman geçse de, bazı asırlar, yıllar hep diri ve genç ve içinden bugüne mahsuller gönderiliyor… Halen geçmişin kalın perdesi arkasındaki o yıllardan besleniyoruz. En başta Kur-an Gülünün Bülbülü, geçmişin ve geleceğin güneşi, Hz. Peygamber ve onun sünnetini örnek almış, insanlığa âyinedarlık eden saadet Asrı insanlarından. Daha sonra, Abdülkadir Geylani, İmam Gazali, İmam Rabbani, Mevlana Hazretleri gibi birçok İslam dehalarından, Kur-an âşıklarından ve son dönemin çilekeş kahramanı, akılları hayrette bırakan Bediüzzaman'dan, günümüze öyle ışıklar saçılıyor ki o ışıkların varlığı bizi dalaletin zulmünden kurtarıyor. Onlar, yaşadığımız döneme nabız atışları gönderecek yürek canlılığında. Allah adına düşünüp, yazmış insanların geçmişteki kelamları, halen günümüz insanlarını aydınlatmaya devam ediyor. En zor şartlarda yazılan, Risale-i Nur Külliyatı, her satırıyla günümüz insanının yaralarına merhem olacak reçete özelliği taşıyor.

Geçmişte, Kuran'dan feyiz almış, eli kalem tutan ve sağlıklı düşünen her beyin, yaşadığı zamana, ayrıca gelecekteki insanın, dünya huzuru ve ahiret saadeti için çalışmışlar. Bediüzzaman: “Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme“. Diyor.  Yazar çizer takımının kalemlerinden çıkan, steril olmalı, merhem olmalı, dar gününde insanın elinden tutan olmalı. Zaten hayatın içinde yeterince kir, vahşet, alçaklık var. Dimağlara temiz ve güzel sunmak lazım. Parfümü tanıtmak için, insan kazurat görüntüsü kullanırımı?  Çiçeğin kokusunu, parfümün kokusunu anlatmak ve tanıtmak için, illa lağım başında mı oturmak lazım. Direk insana güzellik, insanlık, sevgi neden anlatılmaz ki. Elbette bazen örnek olarak kullanılır, ama saf zihinleri bozmadan, çirkinleştirmeden.

Yazmak sorumluluk ister. İnsan yazdıklarının ebeveynidir. Çocukları olan cümleler, iyi eğitilmiş ve terbiye görmüş olmalıdır.  Misafir olarak girdiği beyinde, duyguları rahatsız etmemelidir.

Tefekkür ederken, zıtları düşünerek hakikate ulaşırız. Zıtlar düşüncelerimize el olur, hakikati kavrarız. Yoklukla varlığı, geceyle gündüzü, sanatla sanatkârı anlamak gibi. Gerçek hayatta, sanatta, edebiyatta, karikatürde verilecek mesaj için değerleri erozyona uğratacak şeyler kullanılmaz. Daima çirkinlik örnek verilmez.  Yüreği namuslu, aklı namuslu insanların kaleminden çıkan namuslu metinler, bu milletin rehabilite olmasını sağlar. Bir hekim hassasiyetiyle iyileştirecek yazılar yazmak, dizi için, sinema için senaryolar yazmak bu millete hizmettir, borcu yerine getirmektir.

İçinde incelik, ruh, sevda olmayan kalemler, zehir akıtıyor. Yazdıkları senaryo, hikâye, roman ya da çizilen karikatür, ama en tehlikelisi diziler için yazılan senaryolar, insanı şeytanın istediği kalıba sokuyor. İstisnalar hariç, gösterilenlerde birbirlerine kazık, birbirlerine ihanet ve şiddet var. Televizyon için, sinema için çekilenlerde, aşkta dalavere, dostlukta sırttan hançerleme var. Okul dizisinde, kural tanımaz, haylaz ve dik başlı öğrenci, ihtiraslarına yenik düşmüş öğretmen. Sanki tüm Türkiye villalarda yaşıyormuş gibi, göz alıcı mekânlar, aççılar hizmetliler. Sadece bir avuç insanın zevklerine, ihtiraslarına cevap veren üretimler… Büyük bir çoğunluk olan, Anadolu insanında bu tarz ilişkiler, kalleşlikler yoktur. Elbette bu anlatılanlara uyan, her şeyi arızalı insan tipleri var; her toplumda olduğu gibi, ama bizim çoğunlukla insanımızın, hayat tarzı bu değil. Dalaverelere, düşük ahlaka, iğrenç ilişkilere kendini teslim etmiş değil.“Bediüzzaman ”Batılı tasvir safi zihinleri idlal eder” diyor. Yeterince kötülük dolu olan dünya, bir de kalemlerden çıkan yazıyla zehirlenmesin. 

Şimdi Onlar diyecekler ki “Biz bu kötülükleri insanlara ibret olsun, ders çıkarılsın diye yazıyoruz.”  Hadi onların dediği olsun. Peki, kardeşim bir aşçı, lezzetli yemeğinin kıymeti, güzelliği anlaşılsın diye, getirip müşterisinin ya da ikramda bulunduğu kişinin önüne berbat görünüşlü,  iğrenç bir şeyi servis yapar mı?  Hangi erkek, namuslu kadının kıymeti anlaşılsın diye önce ahlakı arızalı biriyle yuva kurar ki. Ya da “Dur ben bu sağlığın kıymetini anlamam için, önce ağır bir hastalık geçireyim” der ki.  “Sağlam dostun kıymetini anlamak için, önce şerefsizlerle kim birlikte olur, dostluk yapar?  Ya da Geçimini yazmakla sağlayan arkadaş, hiç dedin mi:  “Ben hak edeceğim paranın değerini bilmem için, önce az paralarla ya da parasız çalışayım.”  Tam tersi yazmadan pazarlığa oturuyorsunuz. Daha sonrada fazla veren yere zıplıyorsunuz.

Şunu da diyebilirsiniz: “seyretmeyin, onca kanal var, zap yapar başka yere geçersin.” Tamam da kardeşim, ya seyreden ne olacak. Onda bıraktığın yıkım, duygularına şırınga ettiğin zehir ne olacak?  O benim insanım, kardeşim dostum değimli?  Yani sen: “Başın çaresine bak, biz kalanları zehirleriz.” mi diyorsun?  Geleceğimize lazım olan gençlik, hoyratça değerlerden uzaklaştırılıyor. Özellikle bazı kanallar, diziler yıkama, tahribe programlanmış. Ya aşırı üzüntüye bırakıyor, ya da mizah adına tüm değerler ayaklar altına alınıyor.

Telefonun, arabanın, tabletin daha iyilerine talip ol, yazdıklarında estetik, insani yön, değerler arama. Geçmişteki Allah dostları, insanlığa tertemiz beyinlerinden, tertemiz kalemlerle, iç ferahlatan, kurtuluşa götüren, değerlere sımsıkı sarılmayı sağlayan eserler bırakıp gitmişler. Günümüz kalemleri de bozmaya, zehirlemeye büyük bir ihtirasla sarılmışlar. Bu millete yazık etmeyin. Sağlıklı millet içinde, sizlerde daha sağlıklı olursunuz. Bir gram bal için, kilolarca otu yedirmeyin. Lütfen, çirkinliğe gerek yok, direk güzelliği anlatın. Şükürler olsun ki, dili ve düşüncesi, kalemi tertemiz insanlar var. Mevla sayılarını arttırsın İnşallah. Zira bugünlerde onlara çok ihtiyacımız var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum