TBMM'de Risale-i Nur'lu Kandil mesajı

TBMM'de Risale-i Nur'lu Kandil mesajı

TBMM'de Risale-i Nur'dan bölümlerle kandil mesajı verildi

Risale Haber-Haber Merkezi

Genel kurul çalışmalarına devam eden TBMM'de Risale-i Nur'dan bölümlerle kandil mesajı verildi. Gündem dışı söz alan Isparta Milletvekili Sait Yüce, isim vermeden Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Risale-i Nur'da yazdığı Peygamber Efendimiz (asm) ile ilgili bir bölümü okudu:

Tutanaklarda yer alan sözler şöyle:

Salıyı çarşambaya bağlayan bu gece yüce Rabbimizin bütün âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz Muhammet Mustafa (SAV)'in mevlidi şerifini idrak edeceğiz. Bu vesileyle Resulu Ekrem Efendimiz (asm), onun âl ve ashabına, evladü iyaline, ehli beytine salat ve selam ediyorum. Onun getirdiği nur ve vahyin ışığı gönüllerimizi aydınlatırken bu ışığın bütün insanlığın muhtaç olduğu manevi huzura dönüşmesini vatanımız, milletimiz, tüm Âlemi İslam için rahmet, merhamet, kardeşlik, barış ve selamete vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyorum.

Aynı Allah'a, aynı kitaba, aynı peygambere inanan, aynı kıbleye dönen kardeşler olarak bizler, asırlarca beraber, kardeşçe yaşadığımız bu topraklarda, bu vatanda kardeşlik ahlakını, ulvi değerleri paylaşarak bu günlere geldik. Mucizatı Ahmediye'de ifade edildiği gibi "Muhammedun Rasululluh" ve Risalet-i Muhammediye kainatın en büyük hakikati ve Zatı Ahmediyye bütün mahlukatın en eşrefi ve iki cihanın en parlak bir güneşi olduğuna ve bu harika makama liyakatine dair pek çok delilleri olan Efendimiz (ASV) hem öyle yüksek, kuvvetli hitap ediyor ki bütün asırlar onu dinler. Evet, aksisadâsını her bir asır işitiyor.

Evet, Zatı Ahmediye'nin (ASV) nuruyla âlemin şekli değişti. İnsan ve bütün kâinatın mahiyeti hakikiyeleri o nur, o ziya ile o ışıkla inkişaf etti. Eğer o nur olmasaydı mevcudat fenayı mutlaka mahkûm ve kıymetsiz, manasız, faydasız, abes, karma karışık, tesadüf oyuncağı bir zulmeti evham içinde kalırdı.

Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nuru Muhammedi (ASV) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlemi kebir bir şecere, ağaç tahayyül edilirse, nuru Muhammedi hem çekirdeği, hem semeresi, meyvesi olur. Eğer dünya mücessem bir zihayat farz edilirse, o nur onun ruhu olur. Eğer büyük bir insan tasavvur edilirse, o nur onun aklı olur. Eğer pek güzel şaşalı bir cennet bahçesi tahayyül edilirse, nuru Muhammedi onun andelîbi yani bülbülü olur.

Mahlukların en ehemmiyetlisi olan nevi insanın güneşleri ve yıldızları ve kumandanları olan bütün peygamberleri arkasına alıp onlara duasına "âmîn, âmîn" dedirten ve ümmetinden her gün her ferdi mütedeyyin hiç olmazsa kaç defa ona salavat getirmekle onun duasına "âmîn" diyen ve belki bütün mahlukat o duasına iştirak ederek "Evet ya Rabbenâ! İstediğini ver, biz de onun istediğini istiyoruz." diyorlar.

Efendimiz (ASV)'ın şahsı manevisine bak: Sathı arz bir mescit, yeryüzü bir mescit, Mekke bir mihrap, Medine bir minber; o burhanı bahir olan Peygamberimiz (ASV), bütün ehli imana imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyaya, peygamberlere reis, bütün evliyaya seyit, bütün enbiya ve evliyadan mürekkep bir halka-i zikrin serzâkiri; bütün enbiya hayattar kökleri, bir şecerei nuraniyedir ki, her bir davasını mucizatlarına istinat eden bütün enbiya, peygamberler ve kerametlerine itimat eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar.

Zira, o "Lâ ilâhe illâllah" der, dava eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nuranî zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek -icmâ ile, mânen sadakte ve bilhakkı natakte- "Doğru söyledin." derler. Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla teyid edilen bir müddeâya parmak karıştırsın.

İşte bak! O zât öyle bir salât-ı kübrâda, bir ibâdet-i ulyâda saadet-i ebediyye için dua ediyor ki bütün arz onun azametli namazıyla namaz kılar, niyaz eder. Bak, hem öyle beka gibi bir hacet-i âmme için dua ediyor ki, değil ehl-i arz, belki ehl-i semâvat, belki bütün mevcudat niyazına iştirak edip lisan-ı hâl ile: "Evet yâ Rabbenâ, ver, duasını kabûl et. Biz de istiyoruz." diyorlar.

Bu mübarek gece hürmetine Cenab-ı Hak, insanlığa huzur, mazlum ve muhtaçlara kurtuluş ve kolaylıklar nasip etsin. Rabb'im, ahlakımızı, Peygamber Efendimiz'in ahlakıyla ahlaklandırsın.

 

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
14 Yorum