1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Tarihe Saygı' adı altında şehitlikler taşlaştırıldı; ruh kayboldu
Tarihe Saygı' adı altında şehitlikler taşlaştırıldı; ruh kayboldu

Tarihe Saygı' adı altında şehitlikler taşlaştırıldı; ruh kayboldu

Çanakkale şehitliklerinde 'Tarihe Saygı Projesi' çerçevesinde 2006 yılından bu yana çeşitli düzenlemeler yapılıyor.

A+A-

Şehitlik rehberi Araştırmacı-Yazar Salim Dağ, yapılan çalışmalarla şehitliklerin manevi havasının ve milleti motive eden özelliklerinin yok edildiğini söyledi.

Tarih ve kültür dergisi Yedikıta, Mart sayısında Opet - Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parklar Müdürlüğü işbirliğinde 'Tarihe Saygı Projesi' adı altında yürütülen düzenlemelerle ilgili bir habere yer verdi. Dosyada, 17 yıldır şehitlikte rehberlik yapan araştırmacı Salim Dağ, çarpıcı iddialarda bulundu. Şehitliklerin ruhundan koparılarak taş yığını haline getirildiğini söyleyen Dağ, “Şekil öne çıkarılıyor ama işin ruhu gidiyor. Ziyaretçileri geçmişe götürecek, şehitlerle buluşturacak özellikler kaldırılıyor. 57. Alay Şehitliği ilk yapıldığında girişte ziyaretçileri karşılayan ve çok uzaktan bile okunan bir Hadis-i Şerif vardı; kaldırıldı. Bildiğim kadarıyla yapılan çalışmaları kontrol eden yok. Alan kılavuzlarına danışılmıyor.” dedi.

ÇANAKKALE SAVAŞLARI’NDA HALKIN KENDİSİ VARDIR

Çanakkale Savaşları'nın 100. yılına girildiğini; ancak tarihimiz açısında çok önemli bir değeri bulunan şehitliklerimizin ruhuna uygun hareket edilmediğini, lakayt yaklaşıldığını ifade eden Salim Dağ Yedikıta dergisine şunları söyledi: “100 sene önce bu asil millet; kavmiyetçiliğe itibar etmeyerek, Türkü ile Kürdü ile Arabı, Lazı, Çerkezi, Abazası, Gürcüsü, Arnavudu, Boşnağı ile Çanakkale’de tek vücut oldular ve beş kıtanın işgal güçlerine karşı şanlı bir vatan savunması yaptılar. Bu bir milli kıyamdı. Milletimiz; dini için, vatanı için, bayrağı, namusu, özgürlüğü için direniş destanı yazdı. Bakın aynı günlerde Sarıkamış’ta harp vardır ama orada gönüllü halk değil sadece asker vardır. Asir’de, Kirmanşah’ta, Filistin’de, Süveyş’te, Galiçya’da sadece asker vardır. Çanakkale’de savaşanların yarısı gönüllülerdir. Yani Çanakkale’de halkın bizzat kendisi vardır. Lise talebeleri, üniversite talebeleri, medrese talebeleri, genci ihtiyarı hatta Rizeli Fadime gibi kızlar ve kadınlar da vardır.

Çanakkale Harbi çok teferruatlı, çok yönlü bir hadisedir. Çanakkale Harbi, din harbidir! Çanakkale Harbi, petrol harbidir! Osmanlı medeniyetini ortadan kaldırma harbidir. Batı kültürünü dünyaya hâkim kılma harbidir. Asya ve Afrika doğal zenginliklerinin sömürülmesinin önündeki maddi ve psikolojik engel olan Osmanlı Cihan Devleti’ni ortadan kaldırma harbidir. Çanakkale Harbi, milletimizin varoluş mücadelesidir.

İşte bu sebeplerle 'Çanakkale Harbi' ve 'Gelibolu Yarımadası’ndaki şehitlikler' bizim milli motivasyon kaynağımızdır. Milletimizin ve gençlerimizin milli ve manevi duygularını diri tutmak için başta okullarımız olmak üzere her fırsatta bu bulunmaz kaynağı kullanmamız gerekir.

FEVZİ ÇAKMAK PAŞA’YI MEHMET VEHİP PAŞA’YI BİLEN YOK

Çanakkale Muharebesi, kullanılan teknoloji ve güç dengeleri bakımından dünyanın unutamadığı bir muharebedir. Orada 3 tane ordu vardır. 1. Ordu Komutanı General Golç Paşa, 2. Ordu Komutanı General Mehmed Vehib Paşa ve 5. Ordu Komutanı General Liman Von Sanders Paşa. 6 tane de kolordu ve bunların komutanları vardır. 1. Kolordu Komutanı Mehmed Ali Paşa, 2. Kolordu Komutanı Çolak Faik Paşa, 3. Kolordu Komutanı Esat Bülkat Paşa, 5. Kolordu Komutanı Fevzi Çakmak Paşa, 6. Kolordu Komutanı Hilmi Paşa, 14. Kolordu Komutanı Cevat Çobanlı Paşa. Hatta 22 adet de tümenimiz var orada. Ama şehitliklerde öne çıkarılan sadece 19. İhtiyat Tümeni’dir. Üç ordumuza ve komutanlarına ait, kolordularımız ve komutanlarına ait, tümen ve komutanlarına ait bir tane anıt bulmanız çok zor. Ancak, 3. Kolordu’ya bağlı 19. İhtiyat Tümen kumandanlığını bilmeyen yok gibidir. Bir de 5. Ordu Kumandanı L. V. Sanders Paşa’nın adı geçer o kadar. Mesela muharebenin en zor yerinde en zor çarpışmaları yöneten ama bir karış toprak vermeyen 2. Ordu Kumandanı Mehmed Vehib (Kaçi) Paşa’nın karargâhının olduğu yer de bilinmez. Anıtı da yoktur, adını anan da. Sadece 1941 yılında Fevzi Çakmak’ın karargâhının olduğu yere 2.5 metrelik bir anıt dikilmiş. Fakat onun bulunduğu yere de, 'Bakı Terası(!)' adı verildiği için kimse bilmiyor ve gidip görmüyor.

ŞEHİTLİKLER RUHUNU KAYBEDİYOR

Gelibolu Yarımadası’ndaki savaş sahasında şu ana kadar yapılan 11 şehitliğimiz, 5 de anıtımız vardı. Vardı diyorum çünkü son yıllarda başlatılan bir çalışma ile bu şehitliklerimizin manevi havası, motivasyon özellikleri kaybediliyor.

Şehitlik yapma çalışmalarında maksat, ziyarete gelen insanların vatanın, bayrağın, dinin, namusun ve özgürlüğün nelere mal olduğunu ve bu değerlerimiz için neleri verdiğimizi hissettirecek şekil verilmeye çalışılmıştı. Her şehitliğe girişte insanların bu duyguları perçinleniyor, aidiyet duyguları yeşeriyor ve bu değerlerini sahiplenmelerine sebep oluyordu.

Son yıllarda yapılan şehitliklerde kolaycılığa kaçılmış ve sadece memleket ve şehit isimleri listeler haline çevrilmişti. Ama bahsettiğim şekilde yapılmış 5 şehitlik bile ziyaretçileri geçmişle buluşturmaya yetiyordu. Şu anda büyük değişiklikler yapıldı. Çok büyük masraflarla göze hoş gelecek şeyler yapılıyor. Şekil öne çıkarılıyor ama işin ruhu gidiyor. Ziyaretçileri geçmişe götürecek, şehitlerle buluşturacak özellikler kaldırılıyor. 'Tarihe Saygı Projesi' adı altında yürütülen çalışmalarda bilerek yahut bilmeyerek, çok önemli bir motivasyon kaynağımız yok oluyor.

HADİS-İ ŞERİFLER KALDIRILDI

Mesela; ilk olarak 57. Alay Şehitliği. İlk yapıldığında şehitliğe girişte ziyaretçileri karşılayan ve çok uzaktan bile okunan bir Hadis-i Şerif vardı. Bu kaldırıldı. Yan tarafa bir yere, şekli de bilhassa bozularak kondu ama okunması görülmesi mümkün değil. İkincisi; şehitliğin girişinde sol tarafta şadırvan vardı o da kaldırıldı ve arasan da bulunmayacak bir yere taşındı.

Üçüncü olarak; şehitliğin ilk girişinde sağ tarafta 57. Alay'ın kumandanı için yapılmış mezar taşında 'Manastır Yarbay Alay Komutanı Hüseyin Avni Bey' yazıyordu. Şimdi özellikle 'alay komutanı' kısmı kaldırıldı.

KIRMIZI AYYILDIZ SİLİKLEŞTİRİLDİ

Bütün mezar taşlarında; en üstte kırmızı ay yıldız, altında o şehidin memleketi, altında birliği, altında baba adı ve şehidin adı ve en altta da şehidin yaşı bulunuyordu. Şimdi ay yıldız bütünden görülmez, renksiz hale getirildi. Boyanacaktır da biz yanılıyoruzdur inşallah. Memleket adı en alta indirildi. Yaşlar kaldırıldı, doğum tarihi ve ölüm tarihi şekline getirildi. Buraya gelen insanlar nüfus memuru mu ellerinde hesap makinesiyle 'Acaba bu şehidimiz kaç yaşındaymış?' diye çetele tutacaklar?

Son olarak, anıtın duvarlarında şehit listeleri renkli okunuyordu. Şimdi asla okunmuyor, bunların da renklendirilmesini bekliyoruz... Sizin anlayacağınız, göze hitap eden ama insan duygularına ve ruhuna hiçbir şey anlatmayan taş yığınına çevriliyor buralar.

Bu sene de Akbaş Şehitliğimiz gitti. Burası da tamamen ruhundan koparıldı, taş yığını haline getirildi. Aynı şekilde ay yıldız gitti, memleket isimleri okunmaz hale geldi, bilhassa şehitlerin yaşları gitti. Girişte mısralar ve beyitler vardı, gitti. Eski şeklinde şehitlik girişinde Halep vapurumuzun vuruluşu anlatılıyordu, o da gitti. Bir Mehmetçiğimizin yaralı bir düşman askerini taşıdığını gösteren bir anıt vardı, görülmeyen yerde bırakıldı. Yazılar okunmaz hale getirildi…

KONTROL YOK, DANIŞAN YOK

Bildiğim kadarıyla yapılan çalışmaları kontrol eden yok. Alan kılavuzlarına danışılmıyor. Projeyi yapanlar veya onaylayanlar için görsellik belki daha önemlidir. Ama bu böyle olmamalı. Şehitler Diyarı’nın geleceği iki insanın dudakları arasına bırakılmamalı. Çünkü bu topraklar hepimizin. Gelecek nesillerimiz için buralardan motivasyon kaynağı olarak nasıl faydalanabiliriz, milli ve manevi birlik ve beraberliğimize buradan nasıl bir katkı elde ederiz bunu düşünmemiz lazım. Benim rahatsızlığım bunun içindir.

Klasik tarifle; tarih bir milletin ortak hafızasıdır. 'Çanakkale Zaferi' bizim hem ortak hafızamız, hem ortak motivasyon kaynağımız ve hem de kavmiyetçilik yapılmadığı zaman neleri başarabileceğimizin dünyaya ilan edişimizdir. Yani 'Çanakkale ruhu'nun şahlanışıdır. Gelibolu Yarımadası’nda bu toprağın bağrına tek bir kazma vururken bile şekil ve görselliğe değil, bu ruhu besleyecek yapılaşmalara dikkat etmek lazımdır. 100. yıl için önemli ve büyük yatırımlar yapılıyor şehitliklerimizde. Devlet ricalinden ricamız, bu diyarda yapılacak çalışmalarda şehitlerimizi incitmeden, milli manevi değerlerimizi zedelemeden büyük bir hassasiyetle çalışmalar yapılmasıdır.”

CHA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.