1. YAZARLAR

  2. Hülya YAKUT

  3. Suya sabuna dokunmadan
Hülya YAKUT

Hülya YAKUT

dfsf
Yazarın Tüm Yazıları >

Suya sabuna dokunmadan

A+A-

 

Birlik ve beraberlik  arayışları, ihlâs  ve  şuur  çabaları, uhuvvet ve muhabbet  özlemleri, hizmet ve gayret çırpınışları nurları tanıdığı andan itibaren,herkesin esas gayesi olduğuna inanlardanım.
 
Özünde esas gaye budur. Konuştuğumuz, görüştüğümüz, kimi zaman dertlendiğimiz pek çok kişi aynı şeyleri söyler.
Temenniler de aynıdır, şikayetler de.
 
Peki nedendir bizi temennilerimize kavuşturamayan engel?
Şikayetlerimiz ortak derdimiz ise, nedendir çözüme uzak kalışımız?
 
Pek çok sebebi var elbette.
Ama en acil olanı ve ciddiye alınmayanı ise,bu konuları kulis mantığında dile getirişimizdir.
Ciddi plâtformlarda (moda tabirle) akil insanlarla, bu hizmette emeği ve zamanı geçmiş  tecrübeli zatlarla (ve dahi hanımlarla) enine boyuna dillendirilecek meşveret eksikliğimizdir.
 
Göstermelik meşveretler değil, ya da kimse kırılmasın, üzülmesin, beni muhalif ilan etmesinler endişesiyle susulan toplantılar değildir derdimizin dermanı.
Ki, böyle bir risk her zaman vardı, var olacak da.
Azıcık sivri konuşanı, azıcık sesi yükseleni, kırılan kolu yeninden çıkaranı dışlamışlığımız olmadı mı?... Oldu.
 
Dün has adamımız ilan ettiklerimiz, yanımızdan ayırmadığımız, sağ kolumuz, akıl hocamız olanlar bugün muhalif listesine alınmadı mı? Alındı.
¬Birileri başka grupların sayı çokluğuna imrenirken, bir diğerleri git gide eriyen cemaate ‘keyfiyet’ tanımlamalarıyla  avunmadı mı? Avundu.
 
Yazdıklarımız, çizdiklerimiz, söylediklerimiz suya sabuna dokunmadan oluyorsa ne alâ… Yoksa dokuz köyden kovulacaksınız… Çıkınları hazırlayın.
Hoş kapıdan kovulup, bacadan giren kahramanları anmadan geçmeyeyim ama böyle de bir gerçek var.
 
Yıllarınızı verirsiniz… Duygularınızı harcarsınız… En  küçük bir badireye günlerce kahrolur, geceler boyu ağlarsınız… Hizmet, dava, aşk, şevk  dersiniz de olur a, bir gün bir yerde acı bir gerçeği yüksek sesle dile getirirsiniz… Hadi bakalım güle güle…
 
Mahrem konular nedir, neler değildir karmakarışık oldu. Nerede susulacak, nerde konuşulacak, kiminle, nasıl? Bilinmez oldu.
Meşveretlerin profili  kafaları karıştırıyor.
Maddi  finansörler mi? İsminin önünde illâ bir titri olanlar mı? Yaka kokartında bol görevli olduğunu anladığımız zevat mı? Zübeyri çizgi iddiasına rağmen, estikçe derslere iştirak edenler mi? Ve daha neler neler… Hadi bakalım konuşalım bunları… Yeri, zamanı ve ortamı ayarlayın yeter.
 
Eğer bunlar sağlanmaz, bu zemin oluşturulmaz, bu ihtiyaç giderilmez ise, daha çoook mahrem  konular olur olmadık yerlerde dile getirilir… Veyahut  suya sabuna dokunulmadan yazılır, çizilir, bir araya gelinir, böylelikle git gide eriyip gidilir. Veya da sustukça ve susturuldukça şişilir, şevksiz, gayretsiz, heyecansız, monoton bir cemaat içerisinde vicdanın sesine rağmen, üç maymun oynanır.
 
Bunun dışında kalanlara sözümüz olamaz. Onlara bin maşallah çekeriz. Cennetvari hayatları, iradeleri ve ıslah-ı nefs  ettiklerini görüp ancak hayran oluruz.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum