1. HABERLER

  2. SOSYAL - MEDYA

  3. Sosyal medya düşkünlerinin hastalığı
Sosyal medya düşkünlerinin hastalığı

Sosyal medya düşkünlerinin hastalığı

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, günümüzde hızlı yaşama, uyku dengelerinin bozulması, yoğun bilgisayar kullanımı, yoğun klimalı ortamlar nedeniyle kuru göz hastalığına daha genç yaşlarda da sık olarak rastlanmaya başlandığını ifade etti.

A+A-

Gözde sürekli bir gözyaşı üretimi olmakta olduğunu kaydeden Op. Dr. Şeyda Atabay, “Göz kuruluğu, toplumda sık olarak gözlenen ve genelde hastalar tarafından bilinen bir hastalıktır. Dünyada milyonlarca kişiyi ilgilendiren bu hastalık yaklaşık yüzde 35 oranında gözlenmektedir" dedi.

Göz kuruluğunun genelde 40 yaşın üstündeki kadınlarda daha sık rastlandığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şeyda Atabay, “Göz kuruluğu, son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ile yoğun bilgisayar kullanımı sonucunda çok daha erken yaşlarda sık olarak gözlenmektedir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu büyük şehirlerde ve klimalı ortamlarda daha yüksek oranlarda görülüyor. Çevresel faktörler, menopoz, kontakt lens kullanımı, gece geç saatlere kadar uykusuzluk, göz ameliyatları, sigara kullanımı gibi kirli ortamlarda hastalık belirtileri daha da artabilmektedir" diye konuştu.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncer, yaptığı yazılı açıklamada, göz ve çevresindeki dokuları ilgilendiren bütün kitleleri "göz tümörleri" olarak adlandırdıklarını anlatarak, vücuttaki şişliklerin, benlerin veya herhangi bir sivilcenin tümör alanına girdiğini kaydetti. Göz çevresinde, kapaklarında, gözün içerisindeki yapılarda, iriste, retinada ve retinanın altındaki bağ dokusunda ve koroid adı verilen damarsal tabakada, göz kemikleriyle ve gözün arasındaki orbita denilen bölgede farklı birtakım tümörlere rastlanılabileceğini anlatan Doç. Dr. Tuncer, "Tümör denildiğinde hastalar korkuyor. Her tümör kanser demek değildir. Tümör olarak adlandırılan kitlelerin yüzde doksanı iyi huylu oluyor. Bunun topluma iyi bir şekilde anlatılması gerekli." değerlendirmesinde bulundu.

Göz tümörünün belirtileri

Kötü huylu tümörlerin kanser olduğunu belirten Doç. Dr. Tuncer, bunların yumuşak dokular olduklarını ve sarkom olarak adlandırıldıklarını, bunların tüm tümörler içinde sadece yüzde onluk bölümü oluşturduğuna dikkati çekti.Tümörlerin oluştukları bölgeye göre farklı belirtiler gösterebileceklerini aktaran Doç. Dr. Tuncer, şunları kaydetti: "Bu belirtiler göz içerisinde kızarıklık, göz kapaklarından oluşan şişlikler, gözün etrafında iltihaplanma, kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilir. Tümörler bazen göz bebeğinin yuvarlak yapısını da bozabilir ve gözün içinde iris tabakadaki tümörlerde bazen kahverengi bazense açık renkte kitleler görülebilir. Gözün arkasında ortaya çıkan tümörler ise bazen hiçbir şikayete sebep olmaz ve bunlar rutin muayene sırasında ortaya çıkabilir."

Göz tansiyonu kör edebilir

Doç. Dr. Samuray Tuncer, göz muayenesinin önemiyle ilgili insanların bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı.Göz doktoruna gelindiğinde göz kapağından, gözün arkasına kadar bütün yapıların dikkatlice incelenmesi gerektiğini aktaran Tuncer, "Kapaklara bakmak lazım, kapakların iç kısmına, göz tansiyonuna bakmak lazım ve mutlaka her hastayı çok iyi bilinçlendirmek lazım. Teşhiste detaylı muayene önemlidir. Bazen göz kanserleri hiçbir şikayete neden olmadan gözde yavaş yavaş büyüyebilir. Bundan dolayı çocukların belli aralıklarla göz dibi muayenelerinin yapılması, göz tümörlerinin erken teşhisi için çok önemlidir." bilgisini verdi.

Göz kızarıklıklarını hafife almayın

Doç. Dr. Tuncer, enjeksiyonla tedavi, radyoaktif plak tedavisi ve göz arteri yoluyla kemoterapinin Türkiye'de yaygın olarak kullanıldığını, erken teşhisin tedavinin başarı şansını arttırdığını belirterek, göz tümörlerinin genetik geçişli olduğunu kaydetti. Kanseri taklit eden lezyonların varlığına da dikkat çeken Doç. Dr. Tuncer, retinada görülen bir kanamanın veya yaşlı kişilerde sıklıkla görülen sarı nokta hastalığının kötü huylu tümörü taklit edebildiğini, bu nedenle doğru teşhisin yapılmasının önemli olduğunu aktardı.

'Göz kuruluğu gözden yaş gelmesi olarak düşünülmemeli'

Göz kuruluğu belirtileri hakkında bilgiler veren Op. Dr. Şeyda Atabay, şöyle konuştu:

“Gözde yanma, batma, bazen refleks olarak sulanma, ani batma hislerinin oluşması özellikle akşam geç saatlerde bulanıklık veya gözlerde yorgunluk ile kendini gösteriyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarda sadece sosyal medyada günde 3 saat vakit geçirdiğimiz sonucunu düşürsek göz kuruluğu ve göz sorunlarının neden daha fazla arttığını anlamamız çok güç olmuyor. Kontakt lens kullanımlarının düzensiz ve doktor kontrolsüz kullanımı göz kuruluğu semptomlarının çok erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Lens intoleransı oluşturan bu durumlar görmede de sorunlara neden olmaktadır. Göz kuruluğu ağlamak ile gözden yaş gelmemesi şeklinde düşünülmemelidir. Normalde farkında olmadan sürekli bir gözyaşı üretilir ve bu gözyaşı tabakası göz ön segmentinde nemli bir ortam yaratarak gözlerimizin sağlıklı olmasını ve sağlıklı görmesini sağlamaktadır.Bu tabakanın çeşitli nedenlerle bozulması sonucu göz kuruluğu ortaya çıkmaktadır. Sonuçta görmede bulanıklık, ağrı, yanma, batma gibi problemler çok rahatsız edici olabilmektedir."

Göz kuruluğu enfeksiyona neden oluyor

Göz kapağı enfeksiyonlarının bir diğer sebebinin de göz kuruluğu olduğunu kaydeden Op. Dr. Atabay, “Romatizmal hastalıkların varlığında ise ciddi problemlere uzanan göz kuruluğu sorunları ile karşılaşmaktayız. Tedavi nedene göre planlanmalıdır. Mevcut romatizmal hastalığın tedavisi, göz kapak enfeksiyonunun tedavisi semptomlarda rahatlamayı sağlayabilir. Ek olarak suni gözyaşı damlaları ve jelleri burada bize oldukça yarar sağlamaktadır. Hatta bu damlalara rapor çıkarılarak hastalarımızın uzun süreli kullanımları, ilaç alımları kolaylaştırılmaktadır. Ek olarak immun sistemi etkileyici damlalar veya hastalarımızın kendi kanlarında hazırladığımız otolog serumlar ciddi yararlar sağlamaktadır. Hastalarımız bulundukları ortamda bazı önlemler alabilirler, bu konuda uyarılarda bulunmaktayız: Bunlar klimalı ortamlardan uzak kalmaları, bulundukları odayı mümkünse nemlendirmeleri, bol su almaları, bilgisayar kullanımlarını azaltmaları, gece uykularına dikkat etmeleri, güneş gözlüğü kullanmalarıdır" şeklinde konuştu.

İHA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.