1. YAZARLAR

  2. Himmet UÇ

  3. Siyasi istikrar
Himmet UÇ

Himmet UÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Siyasi istikrar

A+A-

Siyasi istikrar diğer bütün istikrarların koruyucu şemsiyesidir, siyasi istikrarın olmadığı toplumlarda buna bağlı olarak bütün istikrarlar sona erer, toplumlar, devletler kaotik ortamlara düşerler. Siyasi istikrarların yıkılmasına nedenlerden biri Thomas Hobbes’in tesbiti ile “son zamanlarda iç savaşa dünyada herşeyden çok ruhani ve sivil iktidar arasındaki çatışmanın neden olduğunu düşünmektedir” Türkiye’nin kaotik bir kriz ortamına düşmesi bu siyasi iktidar ile ruhani iktidar gibi kendini gören çevreler arasındaki kavgadan kaynaklanmıştır. Hobbes hiçbir dini iddianın siyasal meşruiyeti etkilememesi gerektiğini savunur. Dini alanı siyasal alandan ayırmak ister. Bediüzzaman siyasi istikrar fikrinin çok kalabalık felsefesini yapmaz, ama dinin ve siyasetin kimyasının farklılığını anlatır, daima siyasi istikrarı sağlayan bir siyaset felsefesini basitçe savunur, ama siyasi erkten uzak durur.

Hobbes mukaddes kitabın yani incilin sivil erke karşı çıkmakta kullanılacağını düşünerek bunları karıştırmamanın gereğine inanır. Hobbes bütünüyle başka öncüllerden yola çıkarak tek elden yönetilen güçlü devlet tasarımını savunan kapsamlı bir çözümleme sunmuştur.

İnsanlar kendi yararlarını ve kendi çıkarlarını ön planda tutmak şartıyla davranışlarını düzene koyacak bir iktidarı kurumlaştırmak amacıyla akli bir tercihle toplum sözleşmesi yapmak yoluna giderler. Farkında olarak veya olmayarak her insan bu toplumsal sözleşmeyi onaylamıştır. İktidar hakkı böylece insanların ortak yaşamak için birçok konuda ortak düşünmek fikrinden doğmaktadır, o zaman bu birlikte yaşamanın getirdiklerini yıkmamak için bu sözleşmeye katılmış olan insanların tercihlerini bu yolda yapmaları gerekmektedir.

İnsandaki korunma içgüdüsü toplu yaşamaya karşı verilen toplu sözden kaynaklanmaktadır. Siyasi istikrar bu toplu düşünmenin bir başka şeklidir, ama insanlar demokrasinin bol keseden dağıttığı hürriyet ve tercih fikirlerini kullanmak suretiyle toplu yaşamanın getirdiği nimetleri dağıtan siyasi istikrar fikrine aykırı hareket etmekte ve başlarına gelen kötülüklerinde baş müsebbibi olmaktadırlar. İnsanların koruma iç güdüsü onların siyasi tercihleridir, ama insanlar da entellektüeller de tercihlerini anonim değil çok zaman daha özel nedenlere dayandırdıklarından toplu yaşama her zaman bu özel isteklerle dejenere olmaktadır.

Osmanlıdan günümüze siyasi tarihimizdeki bütün siyasi istikrarsızlıklar özel nedenlere ve kişisel isteklere bakmıştır. Bir şehzadenin hükümdar olmak istemesi siyasi istikrarı bozmuştur. Fetret Devri, Yavuz’un kardeşleri ile kavgası bu siyasi istikrarı bozan nedenlerdir.

İktidarların verildiği kişiler isteklerini gerekirse zor kullanarak gerçekleştirmek haklarını ellerinde tutarlar. Hobbes’e göre yetkeye karşı çıkmak asla meşru bir eylem değildir. Yetkenin kendini yok etmeye yönelik çalışmalara izin vermesi de kendi içinde çelişkili bir tutumdur.

Edmurt Burke koplumlu kendi içinde uyumlu bir bütünlüğü bulunan organik bir yapı diye görür. Devletin faydası için toplumu birlikte tutan değerlere saygı gösterilmeli, menfaatlerin dağılmaması için siyasi istikrarı koruyacak şekilde düşünmeli ve uygulamalara katılmalıdır. Varolan toplumsal organizmanın öteden beri süregelen durumu korumak için siyaset yapılmasından yana olmak gerekir. Devrim gibi toplumu birden başka bir yapıya dönüştüren uygulamalardan kaçınılmalıdır

Burke’ci tek elde toplanmış iktidar yorumuna göre devletin koyduğu belli ödevleri yerine getirmeden devletten belli haklar talep etmek de söz konusu olamaz. Varolan bütün haklar ve özgürlükler toplumun siyasi istikrara göre örgütlenmesinden doğar. Siyasi örgütlenmeler eğer hak ve özgürlükleri tehlikeye atıyorsa tehlikelidir.

İdeal devlet de ancak ideal siyasi isktikrar ile mümkündür. Platon’un Devlet’indeki anlayışı da bütünlükçü devletin tek elde toplanmış siyasi oluşumlarından doğacaktır. Birliği ve tevhidi bozan tercihler ve siyasi oluşumlar bütün istikrarları darmadağın edecek halkın huzurunu götürecek, insanların güvenini kaybettirecektir.

Bediüzzaman lailahe illallah sözünün bir nevi başka bir varyantı olan ümmeti bir tevhid çatısı altıda tutma fikri siyasi tarihimizin siyasi istikrarlarının kaynağı olmuştur. Yoksa onun siyasi istikrarı temini için hiçbir kişisel çıkarı olmamıştır. Ama onun bu siyasi istikrar fikri geçmişte selamet nizam dönemlerinde anlaşılmamıştır. Bugün de ırki ve dini nedenlerle siyasi istikrar bozulmuştur. Bunların özünde bu büyük siyaset felsefecisinin fikirlerinin gerektiği gibi anlaşılmaması temel nedendir.

Siyasi iktidar ile ruhani iktidar kavgalarının yanında ırki tercihler yüzünden siyasi iktidar ile çatışmak da siyasi iktidarı bozacak, özel isteklerini de insanlar kaybedecek huzurları ve siyasi istikrara bağlı olan bütün güzelliklerini de yitireceklerdir. Bunlar toplumda siyaset kültürünün çok az yerleştiğini göstermektedir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum