1. YAZARLAR

  2. Dursun SİVRİ

  3. Sevip saymak veya sevgi saymak
Dursun SİVRİ

Dursun SİVRİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Sevip saymak veya sevgi saymak

A+A-

Sevmek mücerret (soyut) bir kavram. Aslı muhabbettir ki, “Muhabbet şu kainatın sebeb-i vücududur” (Sözler, 24.Söz,5.Dal) Yani yaratılışın sebebi sevgidir.

Peki saymakla sevmek arasında ne ilgi var?
Saymak matematik bir işlemdir. Sevmek ise mânevi boyutu olan bir kavramın insanın hem iç dünyasında hem dış dünyasına yansımasıdır.
Sevip saymak niçin deyimlerimiz arasına girmiş acaba hiç merak ettik mi?
Saymak demek insan kendisi dışındakilerin varlığının farkına varmak demektir. Saygı göstermekle saymak eş anlamda kullanılır.

Sevip saymak, saygı göstermek başarılı iletişimin temelidir.
Başarılı iletişimin temelini oluşturan sayma meselesi beş kategoride ele alınabilir;
İletişim halinde olduğumuz insana şu algılamayı sağlamak ve hissettirmemiz gerekir:
1.Sen varsın, senin varlığını kabul ediyorum
2.Sen değerlisin ve önemlisin
3.Sen sevilmeye layıksın
4.Sen normalsin
5.Sen güçlüsün, istersen yaparsın
anlamına gelen söz ve davranışları sergilemek başarılı iletişimin formülü sayılır.

Bu başlıkların altında; izzet, ikram, tevazu, takdir, tebrik, iltifat, teşekkür, memnuniyet, motive etmek, önem vermek gibi daha bir çok olumlu hal ve davranışın yansımaları vardır.Adı geçen hususların farz-ı muhal bir de aksini düşünelim. Allah muhafaza, enaniyet, kibir, gurur, nefisperestlik, kendini beğenmişlik gibi birçok negatif hasletlerin tezahür ettiği görülecektir.

Sevip saymanın ölçüsü nedir? Nasıl ölçülür?
Saymak zaten adı üstünde matematik bir kavramdır, hesaplamadır, yani ölçmedir.
Ölçme konusuna tepki verenleri anlamak mümkün değil. Ölçülemez diyenler genellemeci, analiz, tahlil, sorma, sorgulama, hesap verme konularının geçiştirilmesini neden isterler acaba?Her zaman her saniye hesap verebilir olmak insanları, toplumları, karar vericileri, mutasarrıfların kendilerine çeki düzen vermesini netice verecektir.
Hesap sorulmasından rahatsız olanlar günahkârlar, yaptıklarının bilinmesini istemeyenlerdir. Veya hayalindeki kutsallaştırdığı eşhasın karanlık yönlerinin, kusurlarının bilinmesinden rahatsız olanlardır.

Tabuların yıkılmasından ancak tabuya sığınanlar rahatsız olur. Son günlerde kamuoyunu meşgul eden karanlık ilişkilerin ve kirli işlerin açığa çıkarılmasından rahatsız olanların koruma kanunu ile arkasına sığındıkları tabuların deşifre olmasından kaynaklanmaktadır.

Olumlu hasletlerin yansımaları da olumsuz davranışların yansımaları da nasıl hissediliyorsa ve derecesi her nasılsa ölçülmesinden safdil arkadaşlarımız rahatsız olmasınlar.Hastalıkların doğru teşhis edilmesi için bir çok tahliller yapılıyor, röntgen filmleri, MR, tomografi, pataloji gibi ölçümler yapılıyor.
Atalarımız demişler, “Sirke küpünden bal sızmaz” sözü ile mânevi olarak olumsuz duygulardan olumlu bir davranış sudur etmeyeceğini ifade eder.
Yine “Asil asmaz, bal kokmaz” sözü ile iç dünyası, mânevi profili düzgün olan insanda da olumsuz bir koku, hissediliş ve davranış çıkmaz demektir.
Eğer hissetmek varsa bu hissetmenin derecesine her insan kendisi bir değer biçebilir. Buna ölçme denir.

Peki sevme sayma derecesi nasıl anlaşılabilir ve ölçülebilir?
Değerler ve öncelikler sıralaması ile anlaşılabilir ve ölçülebilir
Sahabenin “Anam Babam sana feda olsun Ya Resullallah!” sözü kuru kuruya söylenmiş bir söz olmadığını ve pratiğe yansıdığını tarih yazıyor. Bütün varlığını bir kalemde hizmete bağışlayan Hz. Ebubekir’in fedakarlığının derecesi mânevi bir makamın sayısal karşılığı, ölçülebilirliğin de göstergesidir.İman, İslâm ve Kur’an için sahabelerin neleri feda edebildiklerini, bütün varlıklarını nasıl feda edebildiklerini binler sayfa kitaplar yazıyor. Peki o malın mülkün hesabı yapılamaz mıydı?

Ölçü şudur?
Neye ne kadar önem ve kıymet veriyoruz?
Değer verdiklerimden hangilerinden ne için vazgeçebiliyoruz?
Değerli gördüklerimiz ve vazgeçebildiklerimizin, sevdiklerimizin değeri ölçülebilir arkadaşlar ölçülebilir. 
Düz mantıkla “davranışa dönüşen mânevi performans ölçülemez” diyenler biraz analitik düşünmeye gayret etsinler.

Meyve Risalesinin Dördüncü Meselesinde bahsi geçen önem ve önceliklerin nasıl sıraya konulması gerektiği ve ölçülebilirliği ispat edilmektedir. (Mütedahil daireler meselesi…) Maddi ve mânevi hayat bir bütün sistemdir. Birbiri ile ayrı mütâlaa edilemez. Maddi hayat manevi hayata, manevi hayat da maddi hayata direk tesir eder.
Feragat ve fedakârlığın ölçüsü vazgeçebileceklerimizin değeridir. Sayılabilir.
Sevgi ve saygı feragat ve fedakârlıların ne derece olabildiğinin tanımlanmasıdır.

dursunsivri@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.