1. HABERLER

  2. BİLİM - TEKNOLOJİ

  3. Sayan ”Yerli Cep Telefonu Üretmeliyiz”
Sayan ”Yerli Cep Telefonu Üretmeliyiz”

Sayan ”Yerli Cep Telefonu Üretmeliyiz”

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanvekili Dr. Ömer Fatih Sayan, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü ile Samsung’un işbirliği ile oragnize edilen ‘Samsung Akademi’nin mezuniyet törenine katıldı.

A+A-

Törene Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin ve  Kore Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Yun Soo Cho da katıldı.

img_3682-(custom)-(custom)-(custom).png

BTK Başkanvekili Sayan, törende yaptığı konuşmada şu mesajları verdi:

“ Samsung’un Koreli bir firma olması sebebiyle, Kore ile ülkemiz arasındaki tarihi bir gerçeklikten bahsederek konuşmama devam edeceğim. Türkiye ile Kore arasında kilometrelerce uzaklık olmasına rağmen iki ülkenin dostluk bağlarının derin kökleri bulunmaktadır.

Soğuk Savaş yıllarında Kore halkı zor günler geçirirken, Mehmetçik kilometrelerce uzaktaki Kore’li kardeşlerine yardım etmek için gözünü kırpmadan cepheye koşturmuştur.

Kunuri’de  yazılan destan başta olmak üzere Kore Savaşı’ndaki  Mehmetçik’in kahramanlığı hala Kore’lilerin hafızalarındadır.

Anadolu’nun her kasabasında ve her köyünde “Kore’li” lakabıyla anılan büyüklerimiz bulunmaktadır.

Ekim 2014’te Busan’da ITU tam yetkili temsilciler konferansı düzenlendi. Bu vesile ile BTK olarak BUSAN’da bulunan şehitliğimizi ziyaret ettik ve o ruhu tekrar yaşadık.

Türkiye stratejik konumu, genç ve dinamik nüfusu ile büyük bir potansiyele sahiptir.

 Ülkemizin genç nüfusu bizim en büyük  servetimizdir. Son 12 yılda gençlerimize yönelik birçok adım atıldı, özellikle eğitim alanında reformlar hayata geçirildi.

Gençlerimiz baş döndürücü hızla gelişen teknolojiye ayak uydurma konusunda bizlerden daha yetenekliler.

Ben buradan gençlerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum.

Türkiye olarak her alanda yerli ürünlerimizi üreterek, dünya ile rekabet edebilecek hale gelmeliyiz.

Türkiye’nin nüfusu 77 milyonu aşıyor. Ülkemizdeki cep telefonu abone sayısı ise 72 milyonu geçti. 0-9 yaş arasındaki çocukları çıkarttığımız zaman Türkiye’de bütün nüfusun cep telefonu abonesi olduğunu görüyoruz. Her evde anne ve babaların yanında bütün çocukların bile cep telefonu bulunuyor.

Türkiye’de 72 milyon cep telefonu abonesi bulunmasına rağmen bu telefonların büyük çoğunluğunu ithal ediyoruz.

Türkiye  yılda ortalama 14-15 milyon civarında cep telefonu ithal eden bir ülkedir. Yerli telefon üretimimizin son yıllarda artmasına rağmen ise yılda 1 milyon civarında olduğunu görüyoruz.

Burada bulunan pırıl pırıl gençlerimizden bir isteğim olacak. Türkiye olarak yerli uçağımızı, yerli tankımızı, yerli gemimizi ürettiğimiz gibi yüzde 100 yerli  cep telefonumuzu da üretmeliyiz, yerli telefon  üretimi rakamını daha çok arttırmalıyız.

Bu konuda siz gençlere büyük görev düşüyor. Çok iyi eğitim alıp çok çalışarak bunu başaracağınıza inanıyorum. 

Türkiye olarak Avrupa’da bir rekora sahibiz. Cep telefonu ile konuşma süresi bakımından Türkiye’de bir kişi ayda 367,6 dakika cep telefonu ile konuşuyor. Cep telefonu ile konuşma konusunda Avrupa’nın lideriyiz.

Cep telefonu ile konuşmak yerine aynı zamanda cep telefonlarının artık sadece telefon değil, bilgiye erişim aracı haline gelmesinin avantajını kullanarak, cep telefonlarını daha çok bilgiye erişim amacıyla kullanalım. Cep telefonunu sadece tüketen değil, cep telefonu üreten bir ülke olmalıyız. Teknolojiyi  tüketen değil, üreten Türkiye olmalıyız.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak sektörün gelişmesinde önleyici değil, ön açıcı rol oynamak istiyoruz. Türkiye’yi bilgi teknolojileri ve iletişim alanında merkez ülke haline getirmek istiyoruz. Kara, hava ve demiryollarının kavşak noktası olan Türkiye’nin ‘internet üssü’ olmasını da hedefliyoruz.

Burada çok önem verdiğimiz bir nokta ise AR-GE. Türkiye’de 2002’de 3 milyar dolar olan AR-GE harcamaları on yıl içinde 15 milyar dolara ulaştı. Özellikle “Özel Sektörün” Ar-Ge harcamaları içindeki payının yüzde 50’ye yaklaşmasını; bu konudaki en önemli gelişmelerden biri olarak görüyorum. 2018’de ise bu payın %60’a ulaşacağını öngörüyoruz.

Şubat ayında Teknopark İstanbul’da bir ARGE merkezi açan Samsung’u ülkemizde de bir Ar-Ge merkezi açtığı için kutluyorum. Özellikle Haberleşme alanında çalışacağını bildiğim ARGE merkezinin çalışmalarını izliyoruz.Ancak bunun yeterli olduğunu düşünmüyorum. Dünya’da 71.000 kişilik dev bir Ar-Ge ekibi ile faaliyetlerini yürüten Samsung’un, ülkemizdeki Ar-Ge faaliyetlerine daha fazla ağırlık vereceğini ümit ediyorum. Konuşmamın başında belirttiğim yıllık 14-15 milyon ithal edilen mobil telefon piyasasında, Samsung’un payının %40’ın üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz. Gerek ülkemizde kullanılan mobil cihazların gerekse dünya piyasasına sunulan cihazların patent haklarının bu Ar-Ge merkezlerinde gelişen fikirlerden sağlandığını görmek bizi daha çok mutlu edecektir. Bu çerçevede Samsung’un üretiminin bir kısmını da Türkiye’de yapmasının ve Türkiye menşeli ürünleri piyasaya sürmesinin de faydalı olacağını düşünüyorum.

Samsung daha ARGE merkezini yeni kurdu ancak, Ülkemizde ARGE ile ilgili bir önceki yetkilendirmede belirli zorunluluklar getirilmişti ve bunun denetimi BTK tarafından yapılmaktadır. Ancak tam olarak istediğimiz sonuçlara ulaşmadığımızı belirtmek istiyorum. ARGE faaliyeti yapmak üzere alınmış mühendislerin ARGE faaliyeti dışında çalıştırılmasını kabul etmemiz mümkün değil. ARGE kriterleri noktasında TÜBİTAK ile bazı çalışmalar yapıyoruz. Bunların sonucuna göre ARGE amaçlı yükümlülüklerin yerine getirilmesi için kurulan merkezlerin belirli kriterler doğrultusunda ARGE faaliyeti yapacağından emin olmak üzere gerekli tedbirleri alacağımızı belirtmek isterim.

Bilgi teknolojileri ve iletişim sektörünün en önemli ihtiyaçlarından biri, nitelikli elemandır ve bu konuda eğitim büyük önem taşımaktadır.Milli Eğitim Bakanlığımızı “Bilişim Teknolojileri ve Yazılım” dersinin 5. ve 6. Sınıflarda zorunlu ders yapmasından dolayı kutluyorum. Üniversitelerimize bu konuda büyük görevler düşmektedir. Üniversitelerimizin özellikle yerli cep telefonu üretimindeki ar-ge çalışmalarında özel sektörümüz ile işbirliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Tabi, eğitim eksiğinin giderilmesinde özel sektöre de önemli görevler düşmektedir. Ben kendi eğitim sürecimden örnek verirsem elime ilk havyayı üniversitede değil, üniversite sonrası mastır eğitimimi yaparken çalışmış olduğum Münih’te bir firmada almıştım. Meslek eğitimini başarılı ile tamamlayanların üniversitede konularında daha başarılı olduklarını da gözlemledim. Tabi, eğitime özellikle de teknik eğitime özel sektörün katkısı çok anlamlı.”

BTK

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum