1. YAZARLAR

  2. Nurettin HUYUT

  3. Said Nursi’yi farklı göstermek mümkün mü?
Nurettin HUYUT

Nurettin HUYUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Said Nursi’yi farklı göstermek mümkün mü?

A+A-

Son zamanlarda Said Nursi’yi birçok yazar köşesine konuk etme ihtiyacı hissediyor. Bazıları layık olduğu şekliyle doğru bir şekilde tavsif ederken, az da olsa bazı yazarlar yalan yanlış söylemlerle, tamamen yüzeysel, araştırmadan yoksun, iftira denecek kabilden bahsetmeyi yeğliyorlar. Bu kişiler aslında kendilerini ele veriyor.

Çünkü Said Nursi’yi farklı göstermek, onu yapmadığı şeylerle yapmış gibi tavsif etmek veya kaba bir ifade ile O’na iftira atmak, çamur atmak kolay mı? Güneş balçıkla sıvanır mı? Said Nursi, Türkiye üzerine doğmuş bir güneştir. Ona çamur atmak, farklı göstermek O’nu kirletmez, O’na zarar vermez. Ancak, yapanı kirletir.  Çamur atanı o çamur boğar. Toplum nazarında pis ve lekeli kılar.

Said Nursi, hayatı ile, eserleri ile bıraktığı talebeleriyle bir ihlas abidesidir. Bir ahlak abidesidir. Bir güzellik rehberidir. O tüm milletleri kucaklamış, her topluma aynı mesafede durmuş bir şahsiyettir. Yakınlık gösterdiği, sevdiğini ifade ettiği veya kendini onlardan saydığı bir millet varsa o da bu vatanın evlatları olan Türklerdir.  İslam milletleri içinde Türkleri biraz daha fazla methetmiştir. Layık oldukları senayı onlar için yapmıştır. Onun da nedenleri vardır. Evvela, İslam dinine yaptıkları hizmet takdire şayandır, bin sene İslam’ın bayrağını her yerde canları kanları pahasına en yüksekte tutmaları bu iltifatı ve methi hak etmelerine neden olmuştur. Bir de Kur’an’ın senasına mazhar olmuş bir millettir.

Said Nursi, “biz ehli iman aşiretindeniz” der. Tüm İslam toplumlarını bir aşiret gibi, bir millet gibi kabul eder, tek bir babanın evlatları gibi bakar. Onlara gelen herhangi bir bela veya musibetten en evvel kendisi muzdariptir. Evlat acısı çeken bir anne gibi gelen musibetler önce O’nu incitir. Bir anne şefkatiyle bakar İslam milletlerine. Her birinin yeri onun kalbinde başkadır.

Kafkas ve Türkistan’a “İslam’ın bahadır oğlu” der. Hindistan ve Pakistan’daki Müslümanlara  “İslâm’ın müstaid bir veledi” nazarıyla bakar. Mısırı “İslâm’ın zeki bir mahdumu” (Sünuhat, Sayfa 84) sıfatıyla tavsif eder. Her topluma o toplumun tarihteki meziyeti ile hitap eder. En yüce sıfatlarla metheder.

İslam’ın en karanlık günlerinde bile hiçbir İslam milletine kötü laf etmemiş, hiçbirine incitici bir ifade kullanmamıştır. Genel olarak Müslümanların manevi hastalıklarından yanlışlarından bahsetmiştir. Ama,  Müslümanlara  “Paslanmış bîhemtâ/bir elmas”(Said Nursi Sünuhat Sh.85) nazarıyla bakmıştır. O’nun nazarında her bir mümin üzerindeki pas silindiğinde parıl parıl parlayacak bir elmas değerindedir. Avrupa insanını ise cilalı bir cama benzetmiştir. Bir elmas ne kadar paslansa, ne kadar eskise de parlak bir camdan çok daha değerlidir.

O nedenle Bediüzzaman’a; “İngiliz mandasına girmeyi savunmuş, Kürt Teali Cemiyetini kuranlarla beraber olmuş” diyen büyük iftira eder. O’nu bilen herkes yakinen bilir ki, O böyle bir şey katiyen yapmamış, böyle bir cemiyetle yakından uzaktan ilgisi yoktur. Aksine Kuvay-i Milliyeye büyük desteği olmuştur.

Bediüzzaman’a Kürtçülük isnat etmek karaya ak demek gibidir. Beyazı siyah göstermek kadar yanlıştır. O hiçbir zaman ırkçılık yapmamış, ırkını üstün görmemiş, ırkına imtiyaz tanımamış, ırkını bir nebzecik de olsa diğer ırklardan fazla sevdiğini ima dahi etmemiştir. Onda ırkçılığın kokusunu dahi alamazsınız. Kürtçeyi ihtiyaç olduğu kadar konuşmuş, zorlamalı tavırlara iltifat etmemiş bulunduğu çevreye fazlasıyla adapte olmuş, onlar gibi yaşamış, onlar gibi oturmuş onlar gibi yemiş içmiş, yatmış kalkmıştır.

O nedenle yazının başında dediğimiz gibi O’nu lekelemek isteyen bilmelidir ki, o leke döner kendi üstüne bulaşır. Kendisini lekeler, kendisini kirletir. O’na çamur atmak isteyenler bu ikazımızı dinlerlerse kendi menfaatlerinedir.

TEBRİK: Kurban Bayramı münasebetiyle, değerli okuyucularımızın mübarek bayramlarını candan tebrik eder, bu mübarek günlerin Alem-i İslam ve insaniyet için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ederim. Ailece nice bayramlara coşkuyla, sevgiyle, muhabbetle kavuşmanız temennisiyle Fiemanillah.

nurettinhuyut@risalehaber.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.