1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Rotterdam İslam Üniversitesi’ne Neden Hücum Ediliyor?
Rotterdam İslam Üniversitesi’ne Neden Hücum Ediliyor?

Rotterdam İslam Üniversitesi’ne Neden Hücum Ediliyor?

Son günlerde “Rotterdam İslam Üniversitesi kapatılıyor” şeklinde medyada yer alan haberlerin arka planı...

A+A-

Risale Haber - Haber Merkezi

Son günlerde “Rotterdam İslam Üniversitesi kapatılıyor” şeklinde ortak bir manşetle bazı haber sitelerinin yayınladığı haberler üzerine Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) yetkilileriyle kamuoyunu aydınlatma adına yapılan görüşmeden çıkan metin Said Nohut tarafından açıklandı. 

Açıklanan metin şöyle:

“Türkiye olağanüstü demokratik değişimler içerisinde başarılar elde ederken sözde demokrasi kahramanı Hollanda’dan ters izlenimler alıyoruz. Bir taraftan iki Türk siyasinin partiden atılmaları, diğer taraftan Schilderswijk’da yüzlerce yabancı uyruklu şahsın tutuklanmaları Hollanda’yı uluslararası gündeme taşıyor.

Temel özgürlüklerin yanı sıra birçok aşırı ahlaki konularda sınırları zorlayıcı siyaseti ile toleranslar ülkesi olarak bilinen Hollanda 11 Eylül sonrası ve siyasi suikastlara kurban giden Van Gogh ve P. Fortuyn sonrasında içine kapanık, ürkek ve yabancılar siyasetinde anti-demokratik bir çizgi çizmeye başladı.

Ülkemizde en büyük yatırımcılardan olan Hollanda, tüccarları ile tanınıyor ve azınlıkların kendi okullarını açma ve yönetme hakkını tanıyan Avrupa’daki tek anayasaya sahip. Kaynaklardan alınan bilgilere göre Hollanda’da bulunan ve uluslararası akreditasyona sahip Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) önce medya sonra parlamento ve daha sonra Eğitim Bakanı Bussemaker tarafından hukuk dışı bir zorlamaya tabi tutuluyor. Tarihinde görülmemiş bir siyasi baskıya maruz kalan okulun rektörü ülkemizde sevilen ve sayılan meşhur Prof. Dr. Ahmet Akgündüz.

Sayın rektörün ülkemizdeki seçimler sırasında, kişisel Facebook sayfasından yayınladığı bir paylaşımdan dolayı medya tarafından çarpıtılan ve Hollanda kontekstine taşıyan medya içe donuk baskıcı bir siyaset mi uygulamak istiyor? Hukukçulara göre Hollanda basınının, kaynaklara başvurmadan çarpıtılmış AD isimli gazetenin makalesini ciddiye alan Bakan; rektör ve kurum yönetimine özür diletmek istedi. Hukuki dayanağı olmayan bu isteğin neticesinde sayın rektörün Facebook sayfası zoraki kapatıldı.

Rektörün tek suçu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Cumhurbaşkanımız aleyhine teşkil edilen kumpası ortaya çıkarmaktı. ‘Bu kumpasın içinde, ateistler, teröristler, gayler ve İslam düşmanları var’ diyordu. Kur’an ve Sünnetten taviz verilmeyeceğini haykırıyordu. Kimseye de hakaret etmiyordu.

Hukukçuların anlattıklarına göre IUR özel bir okul ve Bakanın eğitim kalitesi dışında herhangi bir yetkisi kurum üzerinde yok. Son yapılan akreditasyon sürecinde bağımsız uzman bir ekip tarafından hazırlanan raporlar başarılı. Bu başarılara rağmen ‘özür’ diletme baskısı altında raporlar resmîleştirilmemiş. Kurum 300’e yakın öğrencinin nihai hedeflere ulaşmak açısından eğitim kalitesinde kendini ispat etmiş.

Peki, Bakan Hanım ‘özür’ diletme hakkını hangi çerçeveye dayandırıyor? Okulu kapatmayı tehdit unsuru olarak kullanan Bakan Hanım olayı normlar üzerinden değerlendiriyor. Burada tabi kendinize soracaksınız hukuki olmayan hangi normlar ‘özür’ baskısını ve kapatma yetkisini verir? Kurumun tüm finansmanını 15 senedir yüklenmiş olan Sayın Rektör’ün özür dilemesi kurumdan uzaklaştırılması manasına geliyor. Devlet tarafından finanse edilmeyen bu kurum rektörün gitmesi ile nihai kapanma ile yüz yüze kalmış olacaktır. Bu durumda içine kapanmış olan Hollanda siyasetinin, amacı ve hedefi acaba nedir?

Siyasi partiler tarafından kışkırtılan bir bakan ve hukuki alt yapısı olmayan bir özür diletme politikasına direnen Sayın Rektör ve Yönetimi ise bir sur gibi dimdik ayakta duruyor.

Hukuka yansıtılmamasını özellikle istemeyen Devlet ricali arka kapılar arkasında pazarlığa, medya üzerinden ise bir algı operasyonuna devam ediyor.

Sayın Akgündüz’ün Hollanda’da haksız bir şekilde yorumlanan iki mesajından son aynen şöyleydi:

‘HDP'ye oy vermek isteyen Müslüman kardeşlerime!

Verdiğiniz oyla, gaylere, Ermenilere, dini değerleri yok etmek isteyenlere, ırkçılara, teröristlere, Amerika ve Avrupa'da Türkiye'ye düşman olan basın organlarına destek olacağınızı tekrar düşününüz.

Allah, memleketimizi istikrasızlıktan ve değersizliklerden korusun. ’

İlk e-maili aynen şöyledir:

‘MUHTEREM KARDEŞLERİM!

7 HAZİRAN SEÇİMLERİ SADECE PARTİLER ARASI BİR SEÇİM DEĞİLDİR; TÜRKİYE'Yİ MISIR GİBİ YAPMAK İSTİYENLERİN PLANLADIKLARI İKİNCİ GEZİ OLAYIDIR.

Kardeşlerim!

Bu mesele parti meselesi de değildir; Türkiye'nin istikrarına, gelişmesine ve huzuruna yönelik bir soğuk savaş sözkonusudur.

Bu hükümetin ve devletimizin karşısında kimler var biliyor musunuz?

- Ermeniler ve Ermenistan.

- Yahudiler ve İsrail.

- Sisiler ve Hizbullah gibi teröristler.

-Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa ve Amerika'daki karanlık güçler.

- Teh New York Times, Washington Post ve The Guardian gibi uluslar arası basın.

- Ateist olan PKK Terör Örgütü (Başlarında bir Demirtaş var) ve bunun siyasi uzantısı olan HDP (Başında yine Demirtaş var).

- Bir Avrupalı devlet adamının ifadesiyle ‘Biz PKK'lı Türkü seviyoruz; biz Ermeni Türkü seviyoruz; biz Ali'siz Alevi Türkü seviyoruz ve biz KUR'AN'A İNANAN TÜRKLERİ SEVMİYORUZ’ DİYENLER VAR.

Ama bu sözlerime itiraz edenlerin var olduğunu hissediyorum. Bunlar iki gruptur ve onlara da söyleyeceklerim var:

BİRİNCİ GRUP: Hükümetin bazı hatalarını ileri sürerek yani sivrisineklerin ısırmasından rahatsız olarak yılanın ve ejderhanın kucağına düşme tehlikesini fark edemeyenlere şunu söylüyoruz:

1. ‘Bence yol ikidir: Mizanın iki kefesi gibi; birinin hafifliği, ötekinin ağırlığna geçer. Ben tokadımı, Antranik ile beraber Enver'e, Venizelos ile beraber Said Halîm'e vurmam. Nazarımda, vuran da sefildir. ’ Sünuhat-Tuluat-İşarat ( 55 )

Biz samimi bir Müslüman lider olduğunda hiç şüphe etmediğimiz Cumhurbaşkanımız'a ve gece namazlarını bile terk etmeyen Başbakanımıza; Diyaneti kaldırmaya çalışanlar; Kur'an mealine karşı çıkanlar ve Ka'be yerine Taksim'e dönenlerle birlikte tokadımızı vurmayız ve vuramayız. Kaldı ki; biz tarihin hiçbir döneminde bütün memur ve bürokrasisi ile masum bir hükümet asr-ı saadet dışında göremiyoruz.

Mesele, iyiliklerinin kötülüklerine galip gelmesidir. Bunda da hiç şüphemiz yoktur:

‘Zerratı günahkârlardan mürekkeb bir hükûmet, tamamıyla masum olamaz. Demek nokta-i nazar, hükûmetin hasenatı seyyiatına tereccuhudur. Yoksa seyyiesiz hükûmet muhal-i âdidir. Ben öyle adamlara, anarşist nazarıyla bakıyorum. Zira onlardan birisi -Allah etmesin- bin sene yaşayacak olsa, âdeta mümkün hükûmetin hangi suretini görse, hülya ile yine razı olmayacak. Şu hülyanın neticesi olan meyl-üt tahrib ile o sureti bozmağa çalışacak. {*: Ki, komünist ve anarşist manasıyla Kemalizm ve inkılab softaları ve dönmeleri görmüş gibi haber veriyor. } Şu halde böylelerin fena zannettikleri Jön Türkler nazarlarında dahi, mel'un, anarşist ve iğtişaşcı fırkasından addolunurlar. Meslekleri ihtilal ve fesaddır. ’
Münazarat ( 17 )

İKİNCİ GRUP: Saf bazı dindar insanlardır. Bunlara cevabım Bediüzzaman'ın verdiği şu cevaptır:

"Ben 31 Mart hâdisesinde şuna yakın bir hal gördüm. Zira İslâmiyet'in meşrutiyetperver ve hamiyetli fedaileri, cevher-i hayat makamında bildikleri nimet-i meşrutiyeti şeriata tatbik edip, ehl-i hükûmeti adalet namazında kıbleye irşad ve nam-ı mukaddes şeriatı meşrutiyet kuvvetiyle i'lâ; ve meşrutiyeti şeriat kuvvetiyle ibka; ve bütün seyyiat-ı sâbıkayı, muhalefet-i şeriat üzerine ilka etmek için bazı telkinatta ve teferruatın tatbikatında bulundular. Sonra, sağını solundan farketmeyenler, hâşâ şeriatı istibdada müsaid zannederek, tuti kuşları taklidi gibi "Şeriat isteriz!" demekle, hakikî maksad ortada anlaşılmaz oldu. Zâten plânlar serilmişti. İşte o zaman yalan olarak hamiyet maskesini takınan bazı herifler, o ism-i mukaddese tecavüz ettiler. İşte cây-ı ibret bir nokta-i siyah!" Tarihçe-i Hayat ( 83 ).

Kamuoyuna saygıyla arz olunur. ”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum