1. HABERLER

  2. NUR TALEBELERİ

  3. Risale-i Nurlardaki herbir bahis bir Üstaddır
Risale-i Nurlardaki herbir bahis bir Üstaddır

Risale-i Nurlardaki herbir bahis bir Üstaddır

Risale-i Nurlar Rabbimizin ettirdiği doğru yola, istikamete ermek duamıza makbul bir cevaptır

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Kastamonu Bedii Eğitim Kültür Vakfı Mütevelli Üyesi Orhan Salcı, “Risale-i Nurlar Rabbimizin ettirdiği doğru yola, istikamete ermek duamıza makbul bir cevaptır” dedi.

Risale Akademi tarafından ikincisi düzenlenen "Kastamonu Lahikası Müzakereleri" programındaki sunumunda lahikalarla ile ilgili kanatimi paylaşan Salcı, “Alimler Peygamberlerin varisleridir hadisini lahikalar üzerinden, Bediüzzaman’ın hayatında tatbikini tahlil lazımdır. Alimler peygamberlerin sadece ilmine mi varistir? Elbette imanlarına, ihlaslarına, ahlaklarına, istikametlerine, tebliğ vazifelerine varistirler. Alimlerin peygamber varisi oldukları hükmünü hem takviye  hem daha da sümüllendiren bir diğer Hadis-i Şerif; "ümmetimin alimleri, Beni İsrailin nebileri gibidir" hükmünü de hatırlamak gerekmektedir” dedi.

Her alimin varis olduğunu, kabiliyetine göre mahiyeti, keyfiyeti değişse de varies olduğunu belirten Salcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Benzer bir hayata mazhardırlar, namzettirler. Bazı ulemanın bazı evsafta ileri ya da geride olması da varisi enbiya olmaları hükmünü bozmaz. Peygamberlerin sıfatlarını biliyoruz: Sıdk, emanet, fetanet, tebliğ ve ismet. Alimleri ve özelde üstadımızı bu peygamberi sıfatlar üzerinden, ne kadar benzer, ne kadar varis olduklarını idrak edip tartamazsak, kendisinin "Bana yazdırıldı" dediği eserlerini ve bugünlerde konu edindiğimiz lahika mektuplarını anlamakta zorluk çekeriz, hükümlerimizde noksanlıklardan kurtulamayız.

“Yine Peygamber Efendimimizin (asm) "eddebeni Rabbi" (Rabbim beni edebin en güzeliyle edeplendirdi, terbiye etti) hadisi üzerinden de Üstadımızın veraseti nübüvvet vechesine bakmak ve buradaki veraset cihetini, hayatında ve eserlerinde görebilmek zorunlulugu vardır.
  
“Peygamberimizin edeplendirilmesi, terbiye edilmesinin iki vechesi var. Birisi vahiyle terbiye edilme, sevk edilme, idare edilme; ki âma sahabeye karşı muamelesinin düzeltilmesi, Hz. Zeynep’le evlenmesi, eşleriyle bazı muamelerine varıncaya kadar.
  
“Diğeri, ilham yoluyla, sevki ilahi yoluyla terbiye; çocukluğundaki pekçok mucize ve harikalıklarla beraber, düğüne gitmek üzere niyetlenmiş bir çocuk olan Efendimizi Rabbimizin iki defa uyutarak bundan men etmesi gibi.

Peygamber Efendimizin (asm) “beni ihtiyarlattı” dediği Hûd Suresi ve içinde geçen: "festegım kema umirte" ayeti ve bu ayetteki emir üzerinden Üstadımız ve tüm Risaleler ve lahikalar değerlendirilmeli.
 
“Rabbimiz, Efendimize ve hepimize “dostdoğru ol, istikametten şaşma” diye emrederken, bunun ne kadar zor olduğunu, bu istikamet ve doğruluğun ilahi bir muavenete muhtaç olduğunu da  ilan edercesine bizlere hergün namazlarda Fatiha suresi ile; "ihdines sıratal müstegım", Rabbimiz, bizi istikametli, dostdoğru yoluna ilet diye de dua ettirmektedir.
 
“Ve kanati katiyem o dur ki, bu zamanda Risale-i Nurlar Rabbimizin ettirdiği doğru yola, istikamete ermek duamıza makbul bir cevaptır.”
 
“Ahir zamanda, helaket ve felaket asrında ihsanı ilahi ile bizlere lutfedilen Risale-i Nurlardaki herbir bahis, muhatab olan tüm ehli imana ve insanlığa, hem imanda hem hayatta istikameti gösteren, öğreten, ikna eden, sevk eden bir eserdir, bir Üstaddır.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum