1. YAZARLAR

  2. Dursun SİVRİ

  3. Risale-i Nur perspektifinden keyfiyet, kemmiyet ve kalite analizi
Dursun SİVRİ

Dursun SİVRİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Risale-i Nur perspektifinden keyfiyet, kemmiyet ve kalite analizi

A+A-

Risale-i Nur hareketi, Kur’an ve Sünneti referans alan gönüller üzere tesis edilen bir hizmet organizasyonudur.
Resmi tanımlamaların ve algılamaların ötesinde milletin yüklediği ortak anlam biçimiyle bir şahs-ı manevidir. Yani sade ifade ile dini cemaattir.
Kur’an’da her Müslüman için farz olan “cihad” görevinin 21.yüzyıl versiyonudur.
“Zaman cemaat zamanı, cemaatten çıkan şahs-ı manevi daha metindir” ifadesini kompozisyon konusunu açıklar gibi uzatmaya gerek olmadığını düşündüğünüzden eminim.
Şahs-ı maneviyi meydana getiren unsurların birliktelik kalitesi de farklı yerlerde ayrıca izah edilmiş.

Bugünkü yeni terminoloji ile “sinerji” kavramı tanımlanan kaliteli birliktelik İhlas Risalesi’nde üç elif bir çizgi üstünde birleştiğinde 111 (yüz on bir) okunur. Ayrı ayrı olursa üç eder.
Dört tane 4 sırrı ayrıca açıklanır. 4444 ( dört bin dört yüz kırk dört) sinerji meydana getiren gücün manasıdır.
Ayrı ayrı  “4” ler toplamda 16 ediyor. Burada takımların, grupların, ekiplerin entegrasyonunu anlıyoruz. Hem ekiplerin kendi içinde hem de ekipler arası ahengin önemine dikkat çekilmektedir.
Eğer ekip içi ve ekipler arası tam anlamıyla bir uyum yoksa ortaya çıkan toplam güç, bir kişinin veya bir takımın gücünün altında bir sonuç veriyor.
Dört kere dört on altı ederken, dört adet dörtte bir, yani kesir olarak ¼ lerin çarpımı –sonuç olarak 1/16, sıfıra yakın bir değer ediyor.

Her faaliyet için kaynak kullanımına ihtiyaç vardır. Başta insan kaynağı olmak üzere, insan, ekipman, mekan ve finansman bir işin yapılmasında lazım olan dört temel kaynaktır.
İşin ölçümü üretilen katma değere göre yapılır. Tanımlama, ölçme ve iyileştirme yapılabilir.
Ölçme demek elle tutulur, beş duyu organı ile büyüklük veya miktarı referans alınan bir büyüklükle kıyaslamadır. Bildiğimiz ölçü aletleri ile ölçülmesidir.
Manevi hizmetlerin neticesi bu dünyada ölçülebilir. Ederi değeri bilinebilir. Sevabı ölçülmez. Niyette ihlas varsa bunu ancak Allah takdir edebilir.
 “Şeriat ele bakar kalbe bakmaz” esasına göre, dünyevi meşguliyetlerin kalite kriterlerine göre ölçülmesi gerektiği anlaşılmalıdır.
Yapılan hizmetin sonuçları dünyevi ölçülerle ve kriterlerle ölçülebilir. Değer, dünyada ne değer ifade ediyorsa, dünyevi olarak karşılığı ne ediyorsa tanımlama ona göre yapılır.

Manevi hizmetlerin ifasında genelde dünyevi araçlar kullanılır.
Bu araçlara kaynaklar diyoruz.
İnsan kaynağı işin merkezinde yer alır.
Beyin, beden, akıl, kalp, gönül, ruh, duygular, istidatlar, kabiliyetler, bilgi, beceri gibi tüm hasletlerin faaliyetlerin sonunda ortaya çıkan işin dercesine tesir etmektedir.
Bilgi beceri kadar işin kalp, vicdan, niyet, ihlas boyutu da önemlidir.
Maddi, manevi donanımlar; bilgi, beceri, tüm ve hasletlerin birleşimi ile manevi hizmette arzulanan netice elde edilebilir.
İşte burada kalite kavramı önem kazanıyor. İşin kalitesi, kaynakların etkin kullanımı ile ölçmenin doğru yapılmasıdır.

Faaliyetlerde kişinin niyetine bakılmaz eserine bakılır.
Eseri kötü olanların niyeti sorgulanmaz ama eserin derecelendirmesi yapılabilir.
Niyetinin karşılığını Allah’tan beklesin denilebilir. Ama bu dünyada yaptığı işin yeterlilik dercesine göre yine dünyevi bir ücret takdir edilir.
Bazı gönüllü hizmet ehli, manevi hizmet yaptığı için bilgi, beceri ve kaynakları etkin kullanmaktaki yetersizliğinin ortaya çıkmasında mazeret olarak  “iyi niyet ve ihlas”ın öneminin arkasına sığınabilir.
Tenkit etmekle dünyevi kriterlerle yapılan bir işin ölçüye vurulması hususu karıştırılmamalıdır.
Kişilerin kişilikleri ile işleri birbirinden ayrılmaz, tenkit ile murakebe birbirine karışır.

Tembellerin ve kişisel hesap yapan iki ajandalı insanların hem niyet okumaları hem de kendi -iddia ettikleri - iyi niyetlerinin (!) arkasına sığınmaları dikkate değer bir husustur.
Ele bakılarak ölçülebilen işte kalite kriterleri esas alınır. İşin sevabının ölçüsü ve karşılığı Allah’tan beklenir. Haşa Allah adına hüküm vermek “iyi niyet veya kötü niyet” hüküm verilmesi çok yanlıştır, zulümdür.

Keyfiyet insan demek dünyevi işlerinde bilgi ve beceri noktasında üstün olduğu gibi, düşünce ve davranışları ile takva ehli olandır.
Salahat ve mahareti şahsında cem etmiş olmak keyfiyette esastır.
Kalite ortaya konulan ürün ve hizmetin dünyevi kriterlere göre değeridir.
Hem kaliteli iş yapılacak hem de ihlası esas alacak insanlar keyfiyettir.
“Ameller niyetlere göredir” deyip “iyi niyet sahibiyim” diyenin beyanının anlamı yoktur. Ancak Allah bilir.
Ameller ölçülebilir. Üretilen katma değeri ölçülmelidir. Sevabını Allah verecek. Allah’tan istenilecek sevabı kullarda istemek zaten Allah muhafaza riyadır.
Cemaat halindeki faaliyetlerde hizmetlerin ölçümünde kaliteye bakılır. Niyete bakılmaz.
Kalite hikmete göre iş yapmaktır.

Risale-i Nur öğretisi bilgi olarak olduğu kadar duygu olarak da keyfiyet insan yetişmesinde en etkin kaynaklardır. Örnekleri yüzlerce ve binlercedir.
Hem kalite, hem keyfiyet hem de kemmiyyet bir araya gelebildiği zaman harikalar ortaya çıkacaktır.

dursunsivri@risalehaber.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.