1. YAZARLAR

  2. Davut ŞAHİN

  3. Ramazan ve Yücel Çakmaklı
Davut ŞAHİN

Davut ŞAHİN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan ve Yücel Çakmaklı

A+A-

Türkiye’de zaman hızla akıyor. Gündem sık değişiyor.
Başdöndürücü bir zaman diliminde “an”ı yakalamak ne zor.
“Açılım”dı, siyasi parti liderlerin polemiği derken… İşte geldi Ramazan!
*
Kendimizi büyük addettiğimiz ama yaşça küçük olduğumuz dönemlerde “zaman” bizim için çok ağdalı bir kavramdı. Çocukluğumun Ramazan’ı hem çileliydi, hem de lezzetli.
Çileliydi (!); ilk orucumla tanışmam bugünkü gibi bir Ağustos mevsiminde olmuştu...
Zaman geçmek bilmezdi. Kaldığımız mekanın önünde altından ırmak geçen minik bir köprünün üstünde birbirimizin üstüne çıkıp gözlerimizi Tokat kalesinde patlamaya hazır olan “top”a dikerdik. “Ha patladı, ha patlayacak” diye saniyelerle boğuşurken, önce havada grimsi bir bulut belirir ve ardından “güm” sesi… İşte zamanın dondurduğu en nefis anlardan biri… Kaldığımız yetiştirme yurdunun yemekhanesine hücum eder, büyük bir gürültüyle tabaklarımıza konan yemekleri iştahla yerdik.
Hele sahurda…
Yurtta, oruca başlayanların sayısı hep fazla olurdu. Ramazanın sonunda bu sayı üç kişiye düşerdi. Gerçi sahurda yemek salonu üç kişiden fazla olurdu. Çünkü oruç tutmayanlar dahi, sahurun o güzel ve lahuti havasını severdi.
O günleri elbette özlüyorum. Kim çocukluk Ramazanını özlemez ki? Hangi şartlar altında olursa olsun, o günün Ramazanları sanki bana, Osmanlı döneminde yaşamış hissi verir nedense…
*
Dedik ya ülkemizde gündem sık değişiyor.
Ha şunu yazayım, ha bunu satırlara dökeyim, derken televizyon çekimleri bir yandan… Bir de öncelikli yapılması gereken işlerinizi bertaraf etme çabası…
Yönetmen Yücel Çakmaklı ile ilgili yazdığım yazı bile eskidi. Onu arşivime koydum.
Çok değerli, kibar ve zarif biriydi. Onunla ilgili bir davette ayaküstü konuşma fırsatım olmuştu. Bu kadar zarif birinin “yönetmen” olması mümkün değil diyen bir yazımı hatırlıyorum.
Son olarak gündeme Bediüzzaman filmiyle gelmişti. Cenazesinde sunuculuk yapan bir beyefendi şöyle diyordu:
“Çakmaklı, Necip Fazıl ve Bediüzzaman filminin yapılmasını vasiyet etti.”
*
Yücel Çakmaklı hem yazıp hem de yönettiği filmlerinde, onun konulara nasıl derinlemesine baktığını görebilirsiniz.
Mesela Şule Yüksel Şenler’in Huzur Sokağını kim unutabilir. Çakmaklı Yeşilçam filmlerinin en parlak döneminde “Birleşen Yollar”ı büyük bir cesaretle çekmiştir. Her ne kadar Yeşilçam salon melodramı barındırsa da… Yavaş yavaş Türk sinemasındaki yozlaşmaya rağmen “Zehra,” “Çile, “Diriliş,” “Oğlum Osman” gibi filmleri gündeme taşımıştır. Yani o dönemin vicdanı olabilen bir yönetmen sıfatına haizdi.
Daha sonra TRT’ye çektiği diziler, hala hafızamızda. 4.Murat, Hacı Arif Bey, Osmancık (Kuruluş), Küçük Ağa… Sessiz sedasız çektiği diziler, hep gündem belirledi.
Bu dizilerin bir kısmı “yobaz solcu”lar tarafından taşlanırken, vicdani çevrelerce de “taç”lanıyordu. O dönem devleti yönetenler Küçük Ağa dizisini yakacak kadar “sansürcü başıydı!”
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na layık görülen ve onlarca filmi geride bırakan Çakmaklı’nın en büyük “hayali”nin Bediüzzaman filmi çekmek olduğunu hatırlatalım.
Onu gerçekleştiremeden bu hayattan göçtü.
Kuşkusuz onun film veya dizi filmlerindeki bu “maneviyat” takviyesi “Mevlevi bir baba tarafından, tasavvufi bir terbiye içinde büyümüş olması olabilir. Özellikle dedesinin kazandığı tasavvufi öğretiyi çeşitli filmlerine bu şekilde yansıttığını bir radyo programında ifade etmişti (Seyr FM, Mahmut Bıyıklı’nın söyleşisi)
Peki onun Yetiştirme Yurdunda kaldığını ve bu dönemde sinemayla tanıştığını kim bilebilir?
İşte bu dönemde profesyonel anlamda birçok önemli yönetmenin yardımcılığını yapmış ve bir anlamda kendini yetiştirmiş…
Bunca eser çektikten sonra “en büyük hayalim Bediüzzaman filmi”dir diyen Çakmaklı’nın bu sözleri bana kalırsa çok manidar geliyor.
Eğer yaşasaydı, bekli de yeni bir gündem belirleyecekti Çakmaklı.
Kimbilir belki de Çakmaklı’nın vasiyetini uygulayacak cesur, gözüpek ve babayiğit yönetmen bekleniyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum