1. YAZARLAR

  2. Himmet UÇ

  3. Ramazan Sadakası
Himmet UÇ

Himmet UÇ

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan Sadakası

A+A-

Ramazan Yazıları/Yoksulluk ve sefalet
Soğuk, soğuk.. acı bir levha- i teşekkisi/ acı bir şikayet levhası 
Yolunda  kalb-i hayatın  gelir enin-i riyah / yolunda hayatın kalbinin  ağlamak sesleri
Soğut, soğuk .. Denizin  lerzedar-ı  girye sesi /denizde titreyerek ağlar
Eder yüreklere  tari bir ihtizaz-ı cenah/ canlı titreyen kuş kanatları
Delik paçavralar  altında bir küçük seyyah

Efendiler, ben olur  ben fakirim … işte sükut;
Efendiler acıyın .. pürvekar   ü biaram / gurur dolu olmakta sürekli yani ilgisiz
Efendiler geçiyor yavrucak soluk  , mebhut/ suskun
Nazarlarında  hazin bir eda-yı istirham / insanlardan bir şeyler bekleyen tavır
Çolak eliyle  verir her geçen  hayale selam

Efendiler , Ramazandır.. mübarek  akşamdır..
Zavallı  tıfl-ı sefalet , zavallı ömr i tebah!/ sefil çocuk, ömrü boşa gitmiş zavallı
Efendiler acıyın ben garibim işte … Hayır
Akın akın geçen erbab-ı itizaz ü refah/ akın akın önünden geçen  refah ve izzet içindeki insanlar
Eder  bu kirli  bu yırtık sadanan istikrah/ yırtık sadadan nefret ediyorlar

Soğuk soğuk Asabi darbelerle bir yağmur
Ufukta  parçalanan bir sehaba hiddetle / bulutlara hiddetle
Galip  likaa-ı yı zelil-i hayatı  kamçılıyor /hayatın aşağılanmış simasını kamçılıyor
Soğuk soğuk  Bu tahhammülgeza burudetle / direnci kıran bu soğukla
Çocuk harab olacak , ah ey saadetle

O süslü haclelerin sine-i muattarına / sıcak eşve koca odalarının kokulu bünyesine
Koşanlar  işte bir insan ki inliyor nefesi
Bakın şu sıska  şu çıplak şu eğri kollarına ;
Bu artık işleyemez hisse-i mesaisi / çalışamaz
Sizindir işte verin susturun bu hasta sesi !
Tevfik Fikret

Fikret yoksulluğun nasıl bir sosyal düzensizlik olduğunu ve  varlıklı insanların nasıl fakirlere ilgisiz davrandığını anlatan sosyal bir levhayı çizer. İnsan merhametli bir canlıdır. “Malumdur ki insan insaniyet cihetiyle  ekser mevcudatla alakadardır.  Onların saadetleriyle mütelezziz ve helaketleriyle müteellimdir. Hususan zihayat ile  ve bilhassa nevi beşerle ve bilhassa  sevdiği ve istihsan ettiği  elh-i kemalin alamıyla  ziyade müteellim  ve saadetleriyle  daha ziyade mesud olur. “(24 Mektup)

Allah’a inanç tam olmayınca merhamet dayanılmaz rahatsız edici bir histir. Hatta insanların neden olduğu sefalet levhalarını insanların zulmüne değilde yaratılışa veren birçok şair ve yazar hatta filozof düşünce dengesini kuramamışlardır.
Bediüzzaman yirmidördüncü mektup da alemde bir süre durup derakap kaybolan güzelliklere üzülür ve onlara yazığım geliyordu der. Ama daha sonra düşününce sanatını güzel  görmek için varlığı sürekli eleyen ve taze ve güzel tutan bir estetik tasarımın sürekli yenilenme için tahribi zorunlu olarak yaptığını anlatarak kendini ilahi bir müsekkin ile  teskin eder.” Ve o hadsiz  faaliyet  dahi hadsiz bir tebdil  ve tağyir  ve tahvil  ve tahribi iktiza ediyor, ve o hadsiz  tağyir  ve tebdil  dahi mevt ve ademi  zeval ve firakı iktiza ediyor ” (24 Mektup)

Bediüzzaman Ramazan risalesinde bu merhameti sosyal bir arıza olarak anlatır ve oruçun bu merhameti fark edilmeyenden fark edilen merhamet düzeyine getirir ve müstakim hadden dışarı çıkmış insanı oruçla insanlığına iade eder. İşte Bediüzzaman’ın psikanalitik bir tahlil örneği” Çünkü sair vakitlerde  mecburiyet tahtında  olmayan  insanların çoğu hakiki açlık hissetmedikleri zaman, çok nimetlerin kıymetini  der edemiyor. Kuru bir parça ekmek  tok olan adamlara  hususan zengin olsa , ondaki derece-i nimet anlaşılmıyor. İşte bu suretle  oruç   çok cihetlerle  hakiki vazife-i insaniye olan şükrün anahtarı hükmüne geçer.“ (29 Mektup) Nimetin değerini fark eden nimetten mahrum olan fakir insanları da fark eder. Oruç hem nimeti fark ettirir hem de nimetten mahrum olanı.

Ramazan ve oruç  fakirlerle zenginler arasında bir denge sağlıyor, infakı ve sadakayı zekatı iki sınıf  arasındaki denge için  öngörüyor. Ramazan infak ve sadaka ve zekat ile aradaki farkı gösteriyor, oruç da bunun bir nevi yumuşatıcı hazırlayıcı rolünü görüyor. Nasıl ateşe konan demir yumuşadıktan sonra biçimlendirilir, Allah  oruç ile firavunlaşmış nefsin  demir mizacını özüyor  ve insan o durumda merhametin ne olduğunu anlıyor Fikret bu merhameti anlatmaya çalışıyor, varakt ü mihr ü vefayı kim okur kim dinler.

Orucun sosyal hayata bakan faydasını anlatır Bediüzzaman “İnsanlar maişet cihetinde  muhtelif bir surette halkedilmişler. Cenabı Hakk  o ihtilafa binaen zenginleri  fukaraların muavenetine  davet ediyor. Halbuki  zenginler   fukaranın acınacak acı hallerini  ve açlıklarını, oruçtaki açlıkla tam  hissedebilirler. Eğer oruç olmazsa nefisperest  çok zenginler  bulunabilir ki   açlık ve fakirliğin ne kadar elim  ve onlar şefkate   ne kadar muhtaç olduğunu  idrak edemez. BU CİHETTE  İNSANİYETTEKİ  HEMCİNSİNE ŞEFKAT İSE  ŞÜKR-İ HAKİKİNİN  BİR ESASIDIR. “insanın kendi cinsinden olan insana şefkat etmesi  hakiki bir şükürdür. Şefkati olmayan insanlar bu hakiki şükürden mahrumdur. O kadar zulme maruz kaldım ama zulmü seyreden  bir sürü insan gördüm, bırak şefkati, zulmü alkışlayan nice insanlar gördüm.

Bu yüzden Akif;
“Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem
Gelenin keyfi  için geçmişe kalkıp sövemem
Adam aldırmada geç diyemem aldırırım
Çiğnerim çiğnenirim Hakkı tutar kaldırırım” der.

Otuz yıl Diyarbakır’da bir muhacir olan ben bir ensar örneği görmedim. Devesini doyuran dava türküsü söyleyenler.
“Hangi ferd olursa olsun  kendinden bir cihette fakiri bulabilir. Ona karşı şefkate mükelleftir. Eğer nefsine açlık çektirmek  mecburiyeti olmazsa  şefkat vasıtasıyla  muavenete  mükellef olduğu ihsanı  ve yardımı yapamaz, yapsa da tam olamaz. Çünkü hakiki bir haleti kendi nefsinde  hissetmiyor.“

İşte Fikret merhametsizliği şerheder ama çare yok, Bediüzzaman merhametsizliğin çaresini oruç ve Ramazan olarak ifade eder.

Açlık hissini çekmeyen adam  ne fakirden etkilenir ne de fukaradan. Bediüzzaman bizim ruhsuz edebiyatımızın ruhudur, ama fark eden kim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum