1. YAZARLAR

  2. Misafir Kalem

  3. Prof.Muhammed Nur Doğan’dan Nur Talebelerine yalanlar, çirkin iddialar
Misafir Kalem

Misafir Kalem

Yazarın Tüm Yazıları >

Prof.Muhammed Nur Doğan’dan Nur Talebelerine yalanlar, çirkin iddialar

A+A-

Ahmet Mithat'ın yazısı:

Ehl-i sünnet ve-l cemaatin muhafazakârları olan cemaatlere ve bilhassa Nur talebelerine bin yerden saldırılar gelmeye devam ediyor. Bizler, nur talebeleri olarak, dünya işleri ve derd-i maişet uğraşları ile meşgul iken, yüz koldan gelen bu saldırılar ile masumların akılları karıştırılıyor. Paralel terör örgütünün ihaneti üzerinden fırsat bulan bir takım insanlar, bu örgütün ortaya çıkış membaı olarak Risale-i Nur’ları göstermeye çalışıyor ve akla hayale gelmez iddialarda bulunuyorlar. Bu iddialardan bazıları ile bugün bir vesileyle karşılaştım.

Fıtrat TV’de Fehmi İlkay Çeçen, Prof. Dr. Muhammet Nur Doğan ile birlikte ‘’İslam’ı Kuran’dan Okumak’’ isimli yeni bir programa başlamışlar. Programı izleme niyetinde olmadığım halde, daha öncesinde Modernist/Kur’aniyyun İslam anlayışına sahip olduğunu kulaktan dolma bir şekilde bildiğim Muhammet Nur Doğan’ın yaklaşımını görmek ve fikirlerini kendi dilinden duyabilmek adına programı açtım. Program boyunca Muhammet Nur Doğan’ın aynı isme sahip kitabı üzerinden bir sohbet yapacaklarını ifade ediyorlar. Göz gezdirme niyetinde olduğum halde öyle bazı iddialar ile karşılaştım ki, kanım dondu. Programda daha birçok ithamlar ile karşılaştıysam da, bilhassa bunları maddeler halinde paylaşmak istiyorum.

YÜZÜN HİÇ Mİ KIZARMADI SAYIN DOĞAN!

Muhammet Nur Doğan'ın iftiraları:

1.Muhammet Nur Doğan’ın ifadesine göre, arkadaşlarından bir tanesi kendisine; Nur talebelerinden bir kişinin namazda kıraat maksadıyla Kur’an-ı Kerim yerine Risale-i Nur’dan okuduğunu söylemiş:

"Bir arkadaş anlatıyor. Nurcuların medresesinde arkadaş namaz kılıyor. Kulak verdim namazda risale okuyor. Dedim ki 'ne okuyorsun.' Dedi 'Kur'an okudum.' Demiş 'ne Kur'an'ı ya filanca meyveler risalesinden bir bölüm okudun.' 'E o da Kur'an' dedi. Eğer yalan söylüyorsam Allah şu anda benim dilimi alsın." 

Her türlü iftirayı duyduk da böylesini ilk defa duyuyoruz. Namazda Kur'an'dan başka bir şey okunduğunda namaz namazlıktan çıkar. İnsanı küfre götüren bu tür sapık şeyleri Doğan, çekinmeden Nur talebelerine nasıl mal ediyor? "Profesör" ünvanlı bir akademisyen, baştan aşağıya iftira olan, sokak dedikodusu kategorisine bile girmeyecek bir yalanı nasıl uluorta anlatır? Hiç mi yüzü kızarmaz?

2. Muhammet Nur Doğan’ın ikinci büyük iddiası da aslında birincisi ile bağlantılı ama ayrı bir madde olacak kadar önemli: Bu olayı başka bir Nur talebesine anlatmış Doğan. Ancak, ağabey konumundaki bu kişi “bu yapılan küfürdür” diyeceğine, böyle istisnalara takılmamak lazım demiş. Burada da diğer bir nurcunun da hataya hata, küfre küfür diyemediği (!) üzerinden Nur talebelerine karşı genel bir itham olduğu sonucu çıkarılabilir.

CENAZEDEN SONRAKİ HATİMLERİ, DUALARI NEDEN GÖRMEZSİN?

3. Doğan’ın uydurmasına göre Nur talebelerinin yaptıkları hatalar burada da bitmiyor. Selefi/Modernist çizginin genel iddiası olan ölünün arkasından zaten Kur’an okunamayacağını dile getiriyor Doğan önce. Sonrasında ise nur talebelerinin ölünün arkasından Kur’an okuma olayını aştıklarını ve Risale okumaya başladıklarını iddia ediyor. Buna bizzat Erzurum’da Osman Demirci hocanın cenazesinde şahit olduğunu da ilave ediyor. 

Muhammed Nur Doğan anlaşılan eksik hatırlıyor. Çünkü Nur talebeleri cenazeyi hatimler ve dualarla defneder. Cemaat dağılmadan da ölümün son olmadığını, yeniden dirilişin hak olduğuna dair bahisleri tefekkür amacıyla okur. Ancak niyet farklı olduğu için istediği gibi çarpıtıyor.

4. Bu iddia da programın yapımcısı Fehmi İlkay Çeçen’in bir iddiası: Risalelere olan şiddetli gayzıyla bildiğimiz Fehmi İlkay Çeçen, hocasının sözlerine ilave olarak şunları söylüyor: Geçenlerde bir karı kocanın arası bozuktu. Kur’an’daki hüküm doğrultusunda komşusu her iki aileden de bir aile büyüğüne haber yolladı. Nur talebesi olan Aile reisi de böyle bir hüküm Kur’an’da yok dedi ve kabul etmedi.  

SAİD NURSİ "YAZDIRILDI" DEYİNCE YANLIŞ, DOĞAN "GETİRİLDİK" DEYİNCE DOĞRU ÖYLE Mİ?

5. En sonunda da Prof. Doğan şu klasik ilaveyi yapmadan geçmiyor. Bir kitap için ''bu bana yazdırıldı'' diye iddia kutsallık atfederseniz insanlar böyle sapıtır işte.

"Bana yazdırıldı" ifadesine takılan Doğan, aynı şeyi kendisi için kullanınca bir problem olmuyor. Programın başında yazdığı kitabın sunucu tarafından övülmesi üzerine Kur'anın akılla birlikte yorumlayan insanları takip eden biri olduğunu belirten Doğan, "Bizi de oraya getiren Cenab-ı Hakka hamdediyoruz" dedi. İfadesi doğru. Her şey Cenab-ı Hakkın izni ile olur. Buna itiraz etmiyoruz. Ancak "bizi oraya getirdi" ile aynı kapıya çıkan "bana yazdırıldı" ifadesi neden Doğan ve benzeri ilahiyatçılar tarafından çirkin bir şekilde çarpıtılıyor? 

Evet, durum bu. Profesör olan ve güya akılcı bir eğitim almış ve Kur’an’ı da en iyi kendi aklımızla anlayabileceğimizi iddia eden Muhammed Nur Doğan, Nur talebelerinin kesinlikle söylemeyeceği şeyleri gerçekmiş gibi televizyondan anlatıyor.

Emin olun, programın tamamını ayrıntılı bir şekilde izlerseniz bunun gibi başka ağır iddialarla da karşılaşırsınız. Bunlar gibi Risaleler üzerine daha onlarca saldırı/iddia/iftira her gün, farklı programlar vesilesiyle dile getiriliyor. Biz nur talebeleri ise bu iddialara karşı yeteri ölçüde entelektüel mukabelede bulunamıyoruz kanaatindeyim. Bu yüzden, kalem erbabının, zaruri olmayan her meşgaleyi bir kenara bırakarak, mümkün olan her vakitte, duygusal tepkiler ve aşırılıklardan kaçınarak verilmesi gereken cevaplar için çalışması ve bu iddiaları cerh etmesi gerekiyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
13 Yorum