1. YAZARLAR

  2. Nurettin HUYUT

  3. Onurlu vatandaş, güçlü Türkiye
Nurettin HUYUT

Nurettin HUYUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Onurlu vatandaş, güçlü Türkiye

A+A-

Bu -mana dolu- sözü ilk defa Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın konuşmasından duydum. Duyduğumda hayli hoşuma gitmişti.

Bu söz şu güzel sözleri hatırlattı: “Herkesi bir padişah hükmüne getiriyor; siz de hürriyetperverlikle padişah olmaya gayret ediniz.” (Münazarat sh.24)

“Herkes kendi âleminde bir kumandan olduğundan, âlem-i asgarında cihad-ı ekber ile mükelleftir. Ve ahlâk-ı Ahmediye (aleyhissalâtü vesselâm) ile tahallûk ve sünnet-i Nebeviyeyi ihyâ ile muvazzaftır.” (Divan-ı Harbi Örfi sh. 62)

Onur: bir anlamda gurur anlamına da geliyor. Ama gurur aynı manayı ifade etmiyor. Kibir de aynı mana için kullanılıyor. Ama kibir ve gurur her ikisi de biraz itici kelimeler. Onur gibi kulağa hoş gelmiyorlar.

Onurlu olmak demek sanki biraz daha haysiyet ve şerefini koruyan anlamına geliyor. Eskiler buna izzet-i nefis sahibi derlerdi.

Şöyle bir sözü de bugünlerde her tarafta görüyoruz.
“Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye”
“Onurlu Vatandaş, Güçlü Türkiye” sözü ile kıyasladığımda bu ikinci cümle daha mantıklı geldi. Sadece güçlü olmak yeterli bir erdem değildir. Hem o gücü devam ettirebilmek için de bazı hususiyetlere sahip olmak gerekir.

Mesela Rusya bir zamanlar süper güçtü ama sistem kötü kurulduğundan hem kendisini götürdü hem onurunu yok etti.  O nedenle sadece güçlü olmak onurlu olmaya yetmiyor.

Ben bu kelimeyi kendimde uyguladım. Bir vatandaş olarak “onurluyum” diyebilir miyim? diye kendime sordum. Aldığım cevap: “Evet bu ülkede ben kendim için onurlu bir vatandaşım diyebilirim” dedim.

Bir ABD vatandaşı olmak veya bir İngiltere vatandaşı olmak mı daha onurlu? Yoksa bir Türkiye vatandaşı olmak mı daha onurludur? diye de kendi kendime bir kıyaslama yaptım. Yine aldığım cevap bir öncekini destekliyordu.
Bu ülkenin vatandaşı olmak, ABD ve İngiltere’nin vatandaşı olmaktan “daha onurlu” geldi bana…

Katılırsınız veya katılmazsınız, ben öyle bir kanaate vardım. Bundan yirmi veya otuz yıl önce olsaydı belki bu kadar rahat söyleyemezdim ama bugün için bunu biraz daha rahat söyleyebiliyorum.

Öncelikle beni onurlu kılan bu ülkenin tarihten gelen özelliği, mücadeleci yapısı, cihana hâkim olduğu dönemler ve en önemlisi İslam dinine bayraktarlık yapmış olmasıdır. Dünya’ya hâkim olduğu dönemlerini onurlu kılan en güzel tarafı zalim olmayışıdır. Bugün ABD’nin ve İngiltere’nin son iki asırdır hâkimiyet kurduğu müstemlekelerine ne kadar zalimane davrandıklarını ve onları ne denli sömürdüklerini dikkate alınca bana atalarımın durumu hayli onurlu geldi. Onlar hiç böyle bir şey yapmadılar. Hâkimiyetleri altındaki milletlere hayli şefkatli davrandılar. Bu bana anlatması güç bir derecede haz veriyor. Mutluluk duyuyorum ve bundan da çok “onur” duyduğumu ifade etmeliyim.

Ayrıca, bugün tekrar ülkemizin geliştirdiği sistem ve oluşturduğu kültür sayesinde varacağı hedef nokta da beni hayli heyecanlandırıyor…

Türkiye hızla bir yerlere doğru gidiyor. Gördüğüm kadarıyla tam demokratik bir ülke olma yolunda hayli mesafe almış bulunuyor. İnkâr-ı gayrı kabil bir seviyeye de ulaşmış zaten… “Siz de hürriyetperverlikle padişah olmaya gayret ediniz” sözüne kendini muhatap kabul etmiş ve gayretle çalışıyor.

Asıl hedef her vatandaşın üzerinde hemfikir olduğu tam demokratik bir sisteme geçilmesidir. Yani, hakiki hürriyete kavuşmaktır. İşte asıl o zaman “padişah” olunacaktır. Bunun ciddi ve sağlıklı sinyallerini alıyoruz. Bu bize umut veriyor ki, bir gün süper bir ülke olarak tekrar dünya kamuoyunun karşısına çıkmış olacağız. En önemlisi geri kalmış ve ezilmiş İslam ülkelerini sömürülmekten ve düşmanın savletinden kurtarmaya da öncülük ve rehberlik edeceğiz.
 
Osmanlı Devleti konumu itibariyle sadece bünyesine aldığı ülkeleri korumakla kalmamış, arkasında bıraktığı mazlum Asya ve Afrika ülkelerini de adeta bir set gibi koruyarak, onlar için bir ileri karakol olmuştur.

Osmanlı haritasına baktığımız zaman bunu gayet net bir şekilde görüyoruz. Fas’tan başlayıp Kore’ye kadar uzanan bir set halinde yukarıdaki zalim kavimlerden aşağıdaki mazlum milletleri ayıran bir set gibi…

O halde en büyük duamız güçlü, Müslüman ve hür bir ülkenin “onurlu” vatandaşı olmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.