Okul sendromu nasıl aşılır?

Okul sendromu nasıl aşılır?

Uzun bir yaz tatilinin ardından çocuklar, bu hafta ders başı yaptılar.

 Psikolog Eda Yavaş, uzun bir tatilin sonunda planlı bir hayata geçiş yapan miniklerin yaşayabileceği stresin ebeveynlerin sabırlı ve ilgili tutumuyla aşılabileceğini söylüyor ve mutlaka çocuklarını dinlemeleri gerektiğini vurguluyor.
 
Uzman Psikolog Eda Yavaş, uzun bir tatil döneminin ardından okula yeniden başlayan çocukların okul sendromunu en kolay şekilde aşması için ailelere önerilerde bulundu.
 
Çocuklar ne hissediyor?
 
Üç aylık tatilin ardından çocuğu hem duygusal, hem zihinsel, hem de psikolojik olarak okula hazırlamak gerekir. Bu dönemde ailelere de birtakım görevler düşmektedir. Öncelikle aileler, onların neler hissettiğini, korkuları kaygıları olup olmadığını anlamaları için çocuklarıyla konuşmalı, onları dinlemeli, okul ile ilgili konular konuşulurkenki davranışlarını gözlemlemeli, onlarla sağlıklı iletişim kurabilmedirler.
 
Kullanacağı araç gereci kendisi seçmeli
 
Bu dönem yumuşak bir geçiş için çok önemli. Öğretmenleri ile tanışılmalı, ders kitaplarını, araç ve gereçlerini birlikte almalı, yeni döneme, yeni deneyimlere duygusal olarak hazırlanması sağlanmalıdır. Aynı zamanda kullanacağı araç ve gereçleri de kendisinin seçmesi okula motive olması konusunda etkili bir faktör olacaktır.
 
İsteksiz çocuk aşağılanmamalı
 
Çocukların üzerine okul ve eğitimle ilgili fazladan sorumluluklar yüklenmemeli, okulun kendi gelişimi ve sosyal hayatı için gerekli olduğu sade bir biçimde anlatılmalıdır. Bunun yanında okula gitmeye isteksiz olan çocuklarda ailelerin sabırlı olması, çocuklarına bu durumun normal olduğu ancak gitmedikleri zaman okulda kaçıracağı şeyler olacağı ve neden gitmesi gerektiği yumuşak bir dille, çocuk aşağılanmadan, yargılanmadan anlatılmalıdır. Dönem içinde zaman zaman zorluklarla karşılaşabileceği, böyle zamanlarda aile fertlerinin ona destek olacağı, çocuğa karşı sevginin ders başarısına göre değişmeyeceği mesajı verilmelidir. Okula uyum ile ilgili daha büyük zorluklar çeken çocuklar için, sabırlı ve kararlı olunmalı, gerektiği durumlarda uzmanlardan yardım alarak, okul korkusunu yenmesi sağlanmalıdır.
 
Uyku düzeni sağlanmalı
 
Tatilde bol bol dinlenmeye ve oyun oynamaya vakit ayıran çocukların, okulların açılmasıyla birlikte alışkanlıklarını değiştirmek durumunda olmaları oldukça zordur. Yaz tatilinde geç vakitlere kadar uyuyan, akşamları geç yatan çocukların, okullar açılmadan birkaç gün öncesinde kendilerini okul saatlerine ayarlamaları, gerekiyorsa biraz daha erken yatarak kendilerini alıştırmaları önerilmektedir.
 
Oyun her zaman olmalı
 
Oyun çağındaki bir çocuğun yaşına uygun oyun oynaması, çocuğun fiziksel, psikolojik ve psiko-sosyal gelişimi için önemli bir unsurdur. Bu sebeple okula başlayan çocuğun da oyun çağında olduğu göz önünde bulundurulmalı ve okula hazırlık ve ödev yapma saatlerinin dışında oyun oynaması desteklenmelidir. Hatta oyun oynamaya teşvik edilmelidir. Yaşları küçük olan çocukların oyun saatine ayırdıkları vakit elbette yaşları daha büyük olan çocukların ayırdığı vakte göre daha fazla olacağı da unutulmamalıdır.
 
Sorumluluklarını ihmal etmemeli
 
Daha büyük sınıflarda olan çocukların, konsantrasyon sürelerinin daha fazla olabileceği, derslerinin daha zorlaştığı ve daha çok tekrara ihtiyaç duyulması sebebiyle oyuna ayrılan saatin azaltılması gerekmektedir. Ders çalışma saatlerinin arasına oyun saatlerinin eklenmesi, ancak belirlenen sürelerin aşılmaması da önemli bir konudur. Çocuğun oyun saatlerinin belirlenen saatlerin dışına çıkarak sorumluluklarını ihmal etmemesine dikkat edilmeli, sorumluluk bilincinin bu şekilde kazandırılması sağlanmalıdır.
 
Sorumluluk duygusu ödevlerle aşılanır
 
Ödev yapmak bir zorunluluk olmasından ötürü öğrenciler tarafından sevilmeyen, yapılması zor bir etkinlik haline gelmiştir. Çocukların öğrendiklerinin pekiştirilmesi, sorumluluk bilincinin kazanılması, bilgi birikimleri ve problem çözme becerilerine katkısı olan ödevlerin yapılması ile ilgili isteksizlik de çocuğun ailesiyle çatışmasına, öğretmen-öğrenci ilişkisinin bozulmasına kadar gidebilmektedir.
 
Ödevin gerekliliği anlatılmalı
 
Çocuğun küçük yaşlardan edinmesi gereken sorumluluk bilincinin yerleşmesinde büyük rol oynayan ödevlerin çocuk tarafından daha istekli bir şekilde yapılması için en başta, ödevlerin neden gerekli olduğu ve kendisine neler kazandıracağı onun anlayacağı bir şekilde anlatılmalı, sonrasında çocuğun çalışma ortamının ders çalışmaya elverişli olmasına( aşırı soğuk / aşırı sıcak/ gürültülü), dikkat dağıtıcı unsurların olmamasına, çocukların yaşına, eğitimine, olgunluğuna uygun ödevler verilmesine dikkat edilmelidir. Ders çalışma aralarında kısa molalar verilmesine, ödev saatlerinin belli olması kadar çocuğun oyun oynama ve dinlenme saatlerinin de önceden belirlenmesine ve bu saatlere uyulması konusunda anlaşma yapılmasına ve ders yapmanın kendisine kazandıracakları ile ilgili motive edilmesine özen gösterilmelidir.
 
Sınavların yayılması kaygıyı azaltabilir
 
Eğitim sistemine yapılan son değişiklikle çocukları yıl içerisinde 12 sınav bekliyor olacak. Bir yıl içinde 12 sınava girecek olan öğrenciler için yeni bir sınav sisteminin gelmesi sebebiyle kaygı düzeylerinde artış olabileceği gibi sınavın sene içine yayılmış olması da performans kaygısının azalması için etkili olacaktır. Sınav kaygısı açısından değerlendirildiğinde öğrencileri rahatlatacak bir sistem olarak görülmektedir.
 
Rehber öğretmenle plan yapılmalı
 
Öğrenciyi bir yıl boyunca ilk dönem 6 sınav, ikinci dönem 6 sınav olmak üzere 12 sınav gençleri bekliyor olacak. Sistemin yeni olmasından kaynaklanan kaygının azaltılması için öğrencilerin sistemi doğru kaynaklardan öğrenerek, kafalarında belirsizlik kalmaması sağlanmalıdır ve öğrenci fazla vakit kaybetmeden yeni çalışma sistemlerini belirlemelidir. Tüm seneye yayılacak olan puan sistemiyle öğrenciler gerektiğinde rehber öğretmenleriyle birlikte planlarını yapmalı, ilk günden itibaren düzenli çalışma sistemini oturtmalıdır.
 
Yeni Şafak 

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.