Başörtüsü meselesi kendiliğinden çözülmez

Başörtüsü meselesi kendiliğinden çözülmez

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, başörtüsü meselesinin 'siyasete girmezse kendiliğinden çözülür' görüşünün ilkel bir görüş olduğunu bildirdi

Duran Savaş'ın haberi:
 
Adapazarı Kültür Merkezi önünde, platform üyeleri adına açıklamayı Behsat Çakmak okudu. Çakmak, ülke üzerinde büyük bir kara leke gibi duran keyfi ayrımcılık ve yasakların, son uygulamayla terör estirmeye devam ettiğini söyledi.

KPSS'yi kazanan imam hatip mezunu iki gencin, ÖSYM tarafından Afyonkarahisar Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü'ne yerleştirildikleri halde, yetkililerin, 'Siz imam hatip mezunusunuz, biz sadece teknik lise mezunlarını alıyoruz' açıklamasıyla göreve başlatılmadığını hatırlatan Çakmak, "Kronikleşen başörtüsü yasağı ve ayrımcılığın gelmiş olduğu nokta, toplumsal barış ve huzur açısından oldukça vahimdir. Hükümetin bu haksızlık karşısındaki iktidarsızlığı ortadadır. Muhalefetin ise çözüme katkı sağlamak yerine başörtüsü sorununu, 'Siyaset girmezse kendiliğinden çözülür' gibi ilkel gerekçelere bağlaması, çağı okuyamayan, nesnel, yasakçı bir parti politikasının ürünü olabilir. Varlık sebeplerini, metresler üzerinden dizayn edilen bir zemine borçlu olanlar; bu siyasi anlayışlarıyla tarihin yargısından, vicdanlarda mahkumiyetten ve nihayet elim bir azaptan kurtulamayacaklardır." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi kapısında yorgan döşek ayrılmayan yasakçı zihniyeti 'halka rağmen' dayatmasından ve ısrarcı tutumundan dolayı esefle kınadıklarını vurgulayan Çakmak, şunları kaydetti:

"Yeni anayasal düzenlemeleri hazmedemeyenlere, gelişen ve değişen dünyaya ülkeyi kapatarak saltanatlarını sürdürmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Bütün yetersizliliğine rağmen insanca yaşama katkı sağlayacak çalışmalara, halkın talep ve beklentilerinden beslenen değişim sürecine ayak direyenlere, dinozorların bile değişime direnemedikleri kaçınılmaz sonlarını hatırlatıyoruz."

Bölgede tabu olmaktan çıkan İsrail ile işbirliği içerisinde ortak hedeflerle, etnik kimlik üzerinden politika yapanların kanla beslenmeyi tercih ettikleri sürece toplumsal tabandan yoksun kalmaya mahkum olduklarını dile getiren Çakmak, "Bu yoksunluğu siyonist İsrail'in desteğinde aşmaya çalışmak ise bir o kadar alçakça ve haincedir. Şovenizmin Kürt, Türk her çeşidini esefle kınıyoruz. Her şeye rağmen bu topraklarda dini, etnik bütün farklılıklarla bin yıllık birlikte yaşama kültürümüzü direniş ve dualarımızla beslemeye devam edeceğiz. Bu anlamda yalnız Sakarya'ya değil, yalnız Türkiye'ye değil, Irak'a değil, yalnız israil'e, Amerikaya değil bütün insanlığa söyleyecek sözümüz var, Allah'ın boyasından süzülmüş insanlık projemiz var." şeklinde konuştu.

"ARTIK KÖLE TESLİMİYETİ BULAMAYACAKLAR"

Yaşanmakta olan normalleşme sürecini, siyasallaşan yargı üzerinden baltalamak isteyen, ideolojik sulta geleneğinin son bulması korkusuyla nüfuzlarını korumak isteyen yargı efendilerinin alışageldikleri köle teslimiyetini artık bulamayacaklarını ifade eden Çakmak, açıklamasını şöyle bitirdi:

"Halk adına yetki alanlar, yetki kullananlar artık halka hesap vermesini de toplumun kanaatlerini dikkate almasını da öğrenecekler. Hukukun üstünde ilahlık taslayanları, yargıyı ideolojik silah gibi kullanan müstekbirleri reddediyoruz. Son günlerde yaşanan silahlı terör kadar cübbeli terörün de üstesinden gelecek güç ve vizyona sahip bir ülke olduğumuza inanıyoruz."

CİHAN