1. YAZARLAR

  2. Mehmet Ali ERDEM

  3. Nelere harcıyoruz, nasıl yaşıyoruz?
Mehmet Ali ERDEM

Mehmet Ali ERDEM

Yazarın Tüm Yazıları >

Nelere harcıyoruz, nasıl yaşıyoruz?

A+A-

Ekonomik konuların ve bunlara ilişkin verilerin anlaşılabilmesi, anlamlandırılabilmesi için perde gerisindeki, bilinçaltı ya da üstündeki hayata bakış açısını görebilmek gerekir.

Hayata bakış açısını şekillendiren değerler manzumesi ise üretim ve tüketim tavırlarını ve alışkanlıklarını da geriden geriye ya da doğrudan etkileyecektir.

Eğilimler ihtiyaçları ortaya çıkartacak, ihtiyaçların doğurduğu arzu ve istekler ise sebep olacağı anaforla tüketime yol açacaktır.

Bize ayrılan bu sayfada yapmaya çalışacağımız iktisadi ve istatistiksel değerlendirmelerin amacı da her zaman merkezde olması gereken insan ve onun hayat yolculuğundaki değişimlerin izlenerek, gözlenerek, yapılabilirse öneriler geliştirilmesi olacaktır.

Risale Haber’in bir açık okul, uzaktan değil yakından eğitim zemini, Medresetüzzehra’nın günümüzdekien önemli versiyonlarından biri olduğu kabulünden de cesaretle, sizlerin yorum kısmındaki eleştiri, öneri ve katkılarınıza güvenerek böyle bir denemeye başlıyoruz.

Bu alandaki ilk yazımızın konusu da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2 Eylül 2014 tarihinde yayınlanan hanehalkı bütçelerinden nereye ne kadar tüketim harcaması yapıldığına ilişkin 2013 yılına ait istatistiklerdir.[1]

erdem1.20140905113147.jpg

Yeme-içme, eğlenme ve eğitim etkinlikleri için artık dışarıda daha çok vakit ve nakit ayırmaktayız. Yollarda geçirdiğimiz zaman da giderek artmaktadır.

2013 yılı sonuçları bir önceki yıl ile mukayese edildiğinde önemli kabul edilebilecek değişimler görülmemektedir.

Ancak analizi daha uzun süreli bir döneme taşıdığımızda ve farklı gelir gruplarına göre inceleme yaptığımızda değişen eğilimler ile karşılaşmaktayız.

1-  2002-2013 Döneminin Karşılaştırılması:

erdem2.20140905113200.jpg

1.  İnsanımız, ailesi ile birlikte ya da yalnız yaşadığı evine-hanesine daha az harcamada bulunmakta, belki daha az önem vermekte ve evinde daha az zaman geçirmektedir.

2.  Küreselleşme ile sadece ulus devletlerin sınırları açılmamış/aşınmamış aynı zamanda evler –haneler de dışa açılmıştır.

3.  Dışa dönük hayat tarzının ortaya çıkmasında küreselleşmenin hanelere de sirayet etmesinin yanı sıra insanımızın hayat standardındaki artış da etkin bir rol oynamıştır.

4.  Satın Alma Gücü Paritesine (SGP) göre kişi başı Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYİH) 2002 yılında 8.667 Dolar iken, 2013 yılında 18.695 Dolara yükselmiştir. Hayat standardındaki bu artış ihtiyaçlar hiyerarşisinde[2] daha üst sınıfta yer alan eğitim, bilim, sanat, kültür, müzik, spor, turizm gibi ihtiyaçların karşılanmasına da imkân tanımıştır.

5.  Son 11 yılda giderek güçlenen orta sınıfın geliri ile birlikte tüketimi, refah seviyesi de artmıştır.

Eşdeğer Hanehalkı Kullanılabilir Gelire Göre Sıralı Yüzde 20’lik Gruplar[3]

 

İlk %20

İkinci %20

Üçüncü %20

Dördüncü %20

Beşinci %20

2002

5,3

9,8

14,0

20,8

50,1

2012

5,9

10,6

15,3

21,7

46,6

Yukarıdaki tablodan da görülmektedir ki yıllarca zengini daha zengin fakiri daha fakir yapan ekonomik çark son yıllarda tersine işlemiş, dar gelirlilerin, orta sınıfıngelirden aldığı pay artmıştır.

6.  2002 yılında %23,4 olan özel tasarrufların GSYIH’ya oranı, 2013 yılında  %13’e inmiştir. Şirketlerden daha az tasarruf eden Hane halkının tasarruflarına baktığımızda[4] ise 2003 yılında %12,7 olan oranın 2010 yılında %7,5’e indiğini görmekteyiz. Hayat standardı yükselirken tasarruf oranlarının düşmesi ise hanehalkının/tüketicinin ülkesine ve ekonomisine duyduğu güvenle açıklanabilir.

Özellikle orta sınıfın güçlenmesi ile konut ve otomotiv alımlarındaki artışların tasarruf oranının düşmesinde etkili olduğu düşünülmektedir.

 

Kullanım İzni Verilen Daire Sayısı

Trafiğe Yeni Çıkan Otomobil Sayısı

Nüfus (Bin Kişi)

Satın Alma Gücü Paritesine Göre Kişi Başı gelir $

2002

161.491

70.191

66.009

8.667

2013

713.664

654.905

76.668

18.695

Artış

%342

%833

%16

%116

 

Bu dönemde Nüfus %16 ve kişi başı gelir %116 artmış iken yeni konut ve araba alımlarındaki artış %342 ve %833 olmuştur.

Aynı dönemdehanehalkı sayısı 4.029.765 hane artarak 16.446.644’den 20.476.409’a çıkmıştır.

Aynı dönemde toplam izin verilen daire sayısı ise 4.444.469 adet olup, hanehalkı sayısındaki artışa yakındır. Bu yüzden %342’lik artış makuldür.

Trafiğe çıkan otomobil sayısındaki %833 oranındaki artışın ise üç ana nedeni vardır:

1.  2006 yılında araç sahipliği oranı %28,8 olup bu oran 2012’de %34,7’ye yükselmiştir.

2.  Konutların faydalı ömrü 10-50 yıl arasında değişirken, otomobillerde bu süre 5 yıldır.[5] Araba yenileme ihtiyacı ev yenileme ihtiyacından çok daha kısa sürede hissedilmektedir.

3.  Ayrıca, bir hanede birden fazla arabada toplumumuzda daha sık görülür hale gelmiştir.

Bugün büyümek için tasarruf etmeden tüketmek, yarınlarda büyümeyi düşünerek ise hepsini tüketmeden biraz da tasarruf yapmalıyız. Hayat da zaten hep dengelerden, durağan olmayan, zamana-mekâna-şartlara göre değişen dinamik-hareketli dengelerden oluşmuyor mu?

Bu yüzden 3-5 sene içerisinde biraz daha fazla tasarruf ederek, kamu dışındaki tasarrufların GSYİH’ya oranını %20’ye yaklaştırabilmeliyiz.

Harcamalarınpayları ve göreceli önemleri zaman içinde değişmekte ve harcamalar kent ile kırsalda farklılık arz etmekle beraber, zenginler ile fakirlerin giderlerinin göreceli önemi de birbirinden ayrışmakta; ayrıca müteşebbis ile ücret ve maaş karşılığı çalışanların, emekli ve karşılıksız gelir elde edenlerin de harcamaları arasında da farklılıklar bulunmaktadır.

Gelecek yazımızda bu hususları irdeleyeceğiz.

Bu tahliller sosyal dokumuzun ekonomik saiklerini anlamamızı kolaylaştıracaktır.

Bu çalışmaları nüfus, evlilik-boşanma, eğitim, internet-sosyal medya, kültür, turizm, insanımızı memnun-mutlu-umutlu kılan kişi ve değerlere ilişkin istatistikler ile birlikte, hepsi ile beraber değerlendirdiğimizde, insanımızın evden dışarıya açılmasında madde ve mananın, ferdi ve sosyal koordinatlardaki değişimin etkisini de görebileceğiz.

Bireye ve topluma verecek mesajı olanların bu değişimi kabullenmese bile dikkate almaları gerekir.

İnsana dair fikir ve politika (siyaset değil) üretimi de ancak bu tür analizlerden sonra sağlıklı olarak yapılabilir.

 

[1]http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16202

[2]http://egitim.erciyes.edu.tr/~arak/HumanistikYalasimaGoreKisilik/konuanlatimi/maslow_1.htm

erdem3.20140905113217.jpg

[3] “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2012. TÜİK” ve “Ekonomik ve Sosyal Göstergeler (1950-2010), Kalkınma Bakanlığı.”

[4]Ceritoğlu ve Eren, “TC Merkez Bankası Ekonomi Notları”. 10 Ekim 2013.

[5]http://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/Yararli_Bilgiler/amortisman_oranlari2011.html . Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler Listesi.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum