1. YAZARLAR

  2. Nimetullah AKAY

  3. Neden Sadece İslâm Ülkeleri?
Nimetullah AKAY

Nimetullah AKAY

Yazarın Tüm Yazıları >

Neden Sadece İslâm Ülkeleri?

A+A-

Terör, dikta ve menfaat çeteleri Müslümanların baş belası durumundadır ne yazık ki… Bazı İslâm ülkeleri terör denen habis urla uğraşırken, bazıları da kendilerini bir türlü dikta rejimlerinden kurtaramamaktadır. İslâm coğrafyası, hususan Ortadoğu, zalimlerin, münafıkların, İslâm düşmanlarının at oynattıkları bir meydan halindedir…

Şeytanların ve şeytanlaşmış insanların, Allah’a iman eden, İslâm’ın aydınlık ikliminde yaşamak isteyen mü’minleri, münafıklıklarla nasıl acınacak durumlara soktuğunu büyük bir ızdırapla görmekteyiz. İslâm dünyası, Avrupa zalimlerinin ve Asya münafıklarının tasallutu altındadır. Ortadoğu coğrafyasında gördükleri yağlı kemikleri ele geçirmek için akıllarına gelen her türlü dalavereye başvurmaktadırlar.

Hiç tereddütsüz diyebiliriz ki, silahların konuştuğu, kardeşin kardeşi katlettiği bütün İslâm ülkelerindeki karışıklıkların müsebbibi, İslâm’ın her geçen gün biraz daha insanlığın vicdanında yer etmesinden rahatsız olan yeryüzü zındıklarıdır. Bu sebeple Müslümanı Müslümana kırdırmak için büyük gayret sarf etmekte, bunun için planlar yapmaktadırlar. Sadece Müslüman ülkelerde terör faaliyetleri ve kan dökme olaylarının yaşanması bu gerçeği açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Gönül kazanma ile bir şey elde edemedikleri için, Müslümanları birbirine düşürerek zaafa uğratmaktadırlar. Bunun sonucu olarak, teröristlerin eliyle masum canlara kıyılmakta, insanlar yurtlarından çıkıp yeni arayışlar içine girmekte ve bu durum birçok dramatik olaylara yol açmaktadır. Böylece, dünyaya dalarak Rabbini, Peygamberini ve dininin emir ve nehiylerini unutan Müslümanlar da yaşadıkları gafletin cezasını bu dünyada, bu zalimler eliyle görmektedirler.

Zalimlerin ajanları ve piyonları tarafından kan gölü haline getirilen İslâm ülkelerinin masum insanları büyük sıkıntılar çekmekte, bazıları ölümleri göze alarak kendilerine güvenli bir yer aramaya çalışmaktadırlar. Çoğu güven içinde yaşayacak bir yer arayım derken ölümle yüz yüze gelmektedirler. Derme çatma deniz vasıtalarıyla arayışa çıkan bu yurtsuzlar, Ahiret yurduna göç etmek zorunda kalıyorlar. Denizde boğulan anne-babalar, kıyılara vuran çocukların cansız bedenleri vicdan sahiplerinin yüreklerini dağlamaktadır…

Elbette İlâhî adalet bir gün tecelli edecek ve bu hadiselerin müsebbibleri bu yaptıklarına bin pişman olacaklardır. Şimdilik kendilerini kazançlı görenler, insanların en bedbahtı olduklarını anladıklarında, pişmanlıkları onlara hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Kandırılmış ve kandan beslenmeyi meslek edinmiş bütün vampir misali insanlara aslında acımak lazımdır. Çünkü onlar Allah’ın kendilerine verdikleri insanlık nimetinin kıymetini bilemedikleri için, ebediyen Cehhenem azabına maruz kalacaklardır.

Görünen bütün yürek yakıcı manzaralara rağmen, o perde gerisindeki zalimler hala sırıtan suratlarıyla menfaatlerinin hesabını yapmaktadırlar. Diğer taraftan da, güya medenî ve insan haklarının müdafii kesilmektedirler. Ama her geçen gün biraz daha gerçek yüzleri ortaya çıkacaktır şüphesiz…

Müslümanlar ise, İslâm’ı yeterince yaşamamalarının, Muhammedî (asm) bir ahlaktan uzaklaşmalarının, cahilliklerinin, ihtilaf içinde oluşlarının ve tembelliklerinin cezasını bu dünyada çekmektedirler. Kâfirler de kurnazlıklarının karşılığında geçici bir dünya cennetinde yaşamaktadırlar. Oysa ki dünya o zalimlere de kalmayacaktır. Cehennemin kızgın ateşi onları beklemektedir. Sonunda kazanan mazlum ehl-i iman, kaybeden ise kâfirler, münafıklar ve zalimler olacaktır. Herkesin bir hesabı vardır, ama geçerli olan ve şaşmayan hesap Allah’ın hesabıdır hiç şüphesiz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.