1. YAZARLAR

  2. Abdurrahman İRAZ

  3. Mustafa Sungur ağabey
Abdurrahman İRAZ

Abdurrahman İRAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Mustafa Sungur ağabey

A+A-

Bilindiği gibi 13 Haziran 2010 günü Üstadımızın “hayatım hayatınla devam edecek” dediği iki talebesinden birisi olan Mustafa Sungur ağabey, beyne giden bir damara kaçan kan pıhtısının o damarı tıkaması neticesinde, sağ tarafına kısmi felç gelmiş ve acil olarak hastaneye kaldırılmıştı.

Sungur ağabeyin hastaneye kaldırılmasından hemen sonra ben de hastaneye intikal etmiş ve Sungur ağabeyin sağlığı ile ilgili gelişmeleri günü gününe bazen da saat başı 140 ülkeden Risale Haber’i takip eden kadirşinas gönül dostlarını bilgilendirmiş, habersiz bırakmamıştık.

Risale Haber’in misyonunun Bediüzzaman ve Risale-i Nur ile ilgili her olayı size aktarmak olduğunun vazife şuuru içindeyiz. Ama bu hadisede vazifeye olan sadakatin biraz fazlası var; asrın sahibinin yaşayan birkaç talebesinden biri olan ve yine asrın sahibinin “mutlak varisim” dediği Sungur ağabeye olan ilgi sadece vazife ile değil gönül bağlılığı ile tarif edilebilir.

Biz bu ağabeylerin hepsine, Üstadımızın varisleri oldukları için ve Risale-i Nur’la birlikte Üstadımızdan bize miras kaldıkları düşüncesi ile bu yaşlarına rağmen tek düşünce ve endişeleri Risale-i Nur olduğunu görüp şahit olduğumuz için özel ve hürmetkar bir muhabbet beslemekteyiz.

Bir annenin evladı üzerinde olan şefkatinin tarifi nasıl ki mümkün değilse Bediüzzaman’ın yaşayan talebelerinin de Risale-i Nur’a olan bağlılıkları tarif edilmekten varestedir. Bu hadise, yani ağabeyimizin bu hastalığı vesilesiyle gördüm, yaşadım ve anladım ki, Risale-i Nur’un dünyanın her köşesinde fütuhatları devam ediyor ve fasıla vermiyorsa bu Üstadımızın tasarrufu ve yine bu ağabeylerimizin bereketi iledir.

Hemen her gün hastaneye gittim. Risale Haber’den Sungur ağabeyin durumunu takip eden dünyanın dört bir yanından gönül dostları ayrıca telefonla bilgi alıyorlar ya da bizzat hastaneye akın ediyorlar. Dün Isparta’dan ve Barla’dan vakıflar gelmişti. Doktorların kesin yasağına rağmen varlıklarını haber alan Sungur ağabey mutlaka görüşmek istedi ve görüştü. Her birine ayrı ayrı hizmetleri, okuma programlarını, hangi ilden hangi ilçeden kimlerin katıldığını tek tek sordu; “Denizli’den falan geldi mi? İzmir’den filana haber verdiniz mi? Sizin bir şeye ihtiyacınız var mı? İhtiyaçlar gideriliyor mu? Ne kadar okudunuz? Nasıl program yaptınız?” Ve daha onlarca soru…

Doktorlarının mutlak istirahat ve ziyaret yasağına karşın Sungur ağabey devamlı vakıfları çağırıyor, hizmetler hakkında bilgi alıyor ve dünyanın yine dört bir yanına haberler gönderiyor. “Sungur ağabeyin durumu iyiye gidiyor” haberini verdiğimiz günden beri Sungur ağabey doktorlarına “hadi doktor yeter yattığım artık beni taburcu edin” deyip duruyor. Taburcu olacak ve yine yollara düşecek, halbuki beyne zarar veren o kan pıhtısı sadece kol ve bacağını felç etmekle kalmamış yutkunmasında da aksaklıklara sebebiyet vermişti.

Sungur ağabey 2-3 gündür şükürler olsun ki yere basmaya başladı, fakat bu yürümeye hazırdır anlamına gelmiyor tabi; ayrıca yutkunma problemi hala devam etmekte, ancak dün iki yudum su içtiği için de doktorların “inşallah iyileşecek bir problemi kalmayacak” yönündeki telkinleri artık sevenlerini ümitlendirip rahatlatmaktadır.

İnsan hayatında bazı satırbaşları olur ya! Ya da dönüm noktası diyelim. Ben hayatım da üçüncü kere duanın gücünü gördüm. Cemaatin yılmadan, yorulmadan ve ümidini kaybetmeden yaptığı dualar, okunan cevşenler ve hatimler neticesinde inşallah Cenab-ı Şafi-i Mutlak, Sungur ağabey üzerinde tecelliyatını göstermiştir. Sema Hastanesinin yetkilileri her ne kadar “her hasta burada özeldir kimseye ayrıcalıklı muamele etmiyoruz zira her hasta burada ayrıcalıklıdır” diyorlarsa da ben yine de tüm personeline, kapıdaki güvenlik memuruna özellikle de Başhekim Doç. Dr. sayın İlyas Akdemir beyefendiye Risale Haber ve gönül dostları adına teşekkür ediyorum.
 
Yazıyı şöyle bir dua ile bitirmek istiyorum:
Ya Rab, İsm-i Azam hürmetine, Resul-i Kibriya hürmetine, Kur'an-ı Mu'ciz-ul Beyan hürmetine, bütün enbiya-ı İzam ve evliya-ı kiram hürmetine, Üstadımız ve Risale-i Nur ve şahs-ı manevîleri hürmetine, Sungur ağabeyin mazideki azîm, cihanbahâ hizmetleri hürmetine, şu anda Türkiye'nin dört bir yanında nurlarla meşgul, hasseten okuma programlarında nur-u Kur'an'la meşgul masumlar hürmetine, ya Rab günlerdir ellerini sana açmış dua eden dailer hürmetine, Sungur ağabeyimize hayırlı acil şifalar nasib eyle, ona ve Üstadımızın yaşayan diğer bütün talebelerine, Üstadımızın davasını tasdik edip kendine dava edinen her kardeşimize sıhhat ve âfiyet nasib eyle, hayırlı uzun ömürler ihsan eyle…

Sağlık ve muhabbetle kalınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
4 Yorum