1. YAZARLAR

  2. Suna DURMAZ

  3. Mülteci çocukların kaleminden Suriye olayları
Suna DURMAZ

Suna DURMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Mülteci çocukların kaleminden Suriye olayları

A+A-

Ortadoğuda yaşanan olaylar, özellikle de bir yıldır Suriye'de devam eden acı hadiseler çeşitli medya kuruluşları tarafından topluma farklı farklı yansıtılıyor. Bu yüzden, haberleri takip eden insanlar şaşkın durumdalar!
40 yıllık diktatör rejimin başında olan Beşşar Esed'ı yürekten desteklen Suriye resmi kanalları ile İran, Çin ve Rusya medyasına mı inanmak lazım!? Yoksa, muhalefete tam gaz destek veren  el-Cezire, el-Arabiyye, BBC, France 24  gibi kanalara mı!?

Suriye içinde can güvenliği olmadığı için, bağımsız bir şekilde doğru habere ulaşabilmek nerede ise imkansız gibi. İşte bu yüzden; daha önce de, Gazze'ye yardım götürmek için yola çıkan, ancak Akdenizde İsrail askerlerinin silahlı saldırısıyla engellenen Marmara gemisinde bulunmuş olan Kuveytli Necwa Hanım, "Suna, doğru haber alabilmek için, Türkiye'deki mülteci kamplarına insani amaçlı bir  gezi düzenlemek istiyorum. Hiçbir resmi ve gayri resmi ciheti temsil etmeyen, tamamen bağımsız bir hareket olarak tertiplediğim bu gezide, objektif olsun diye farklı siyasi teveccühleri olan gazeteciler  bulunacak. Sen de bize katılır mısın?” diye teklifte bulununca, hiç tereddüt etmeden "evet" cevabını verdim.

Benim gibi, Rusya Today Tv'den Kevorkova Nadezhda, Lübnan'dan  insan hakları savunucusu hukukçu Maha Fethi, Marmara gemisinde meydana gelen saldırının görüntülerini anında dünyaya duyurmuş olan Kore asıllı gazeteci İara Lee, Discovery kanalına çekimler yapmış olan İranlı kamereman Sam Kashefi, Rusya İslam Konseyi Başkanı Muhammed Salah Danyof, Azerbeycan Trend Haber Ajansından Rufiz Hafızoğlu, Türkiye Hayrat Vakfından üç genç bayan, Kuveyt Kona Haber Ajansından Muhammed Abdulhalık (gönüllü), İran Press Tv'den  Cihan Hafız, Cristian Monitör'de yazıları yayınlanan aynı zamanda da film yapımcısı olan Pakistan asıllı Sabah  Haydar da Necwa hanımın gezi teklifine evet demişlerdi. Adlarını saydığım kişilerle, 27 Nisan günü İstanbul’da havalimanında buluşup Antakya’ya gittik.

O resimlere ulaşmak için TIKLAYINIZ

28 Nisan günü Antakya’daki çadır kamplarına, ertesi gün de Kilis konteyner kampına ziyarette bulunduk. Gezimizin son gününde ise, Antakya’da ev kiralamış olan mültecilerin çocukları için Katar ve Libyalı hayırseverler tarafından açılmış olan bir okula gittik. Yaklaşık 200 talebenin 8. sınıfa kadar eğitim aldığı okul; iki katlı ve 8-10 odalı eski bir evde hizmet veriyor. Bahçesi daracık olan evin bir köşesi önceden tandır evi olarak kullanılıyormuş.  İşte bu tandır evi şimdi  oyun yeri olmuş!! Fıtrat olarak çocukları çok sevdiğimden, onların göz yaşlarına hiç dayanamam! Bu yüzden; gezi için yola çıkmadan önce, daha çok çocuklar üzerine yoğun gözlemlerde bulunmaya karar vermiştim.

Okul ziyaretimizde, öğrencilerin psikolojik hallerini iyice anlamak için onları çok yakından  izledim. Diktatörlerin kurbanı olan masum yavrular, maalesef çocukluklarını yaşayamadan büyümüşler ve birer politikacı olmuşlardı sanki! Bir ara, tandır evinde oyun oynayan çocukların yanına sokulup konuştuklarına kulak verdim. "Hadi hep beraber protesto gösterisi yapalım!"  diyorlardı. Birbirlerine yaptıkları şaka ise "Hey arkadaş! Seni emniyetten istiyorlar" şeklindeydi. Mülteci çocuklar hakkında anlatılacak o kadar çok  şey var ki, yazmaya sayfalar yetmez. Ancak şunu söyleyeyim: Minik yavruların harap olmuş psikolojilerinden o kadar çok etkilendim ki, okuldan ayrıldıktan sonra inanın iki gün uyuyamadım!

Gece boyunca, bana anlatıkları şeyler gözümün önüne geliyordu. Hele de,  6 saat yol yürüdükten sonra "Asi" nehrini yüzerek geçmek zorunda kalan 14 yaşındaki Lazkiyeli Betül'ün acı dolu güzel gözleri! O güzel gözler "Abla ne olur gitme! Daha anlatacağım o kadar çok şey var ki"  der gibiydi. Evet, Betül'ün  bana sarılıp hıçkıra hıçkıra  ağlamasını asla unutamayacağım asla!!!! Okuldan ayrılmadan önce, öğretmenlerden birine "Kuveyt’ten gelirken, yanımda renkli kalemler ve resim kağıdı getirmiştim. Çocuklara dağıtsak da onlar düşüncelerini resim yoluyla anlatsalar" dedim. Öğretmen: "Elimizde, okulumuz talebelerinin çizmiş oldukları vurgulayıcı mesajlar veren güzel resimler var; isterseniz onların fotosunu çekin" dedi. Şiddet kurbanı olan masum çocukların sesini binlerce kişi duysun diye, ulaşabildiğim her vesile ile resimleri paylaşmak istedim.

O resimlere ulaşmak için TIKLAYINIZ

durmazsuna.blogcu.com
facebook/SunaDurmaz
twitter/SunaDurmaz

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.