1. YAZARLAR

  2. Şahin DOĞAN

  3. Modernist Nurculuk
Şahin DOĞAN

Şahin DOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Modernist Nurculuk

A+A-

Bu yazıda amacımız, işin yanlışlığını veya doğruluğunu tartışmak değil, bir vakıayı olduğu gibi betimlemek. Her şeyden evvel modernist” tabirini kınamak veya ötekileştirmek için değil, sadece tanımak ve tanımlamak için kullandığımı özellikle belirtelim. Tıpkı Modernist İslam veya modernist Müslümanlar tabiri gibi Modernist Nurculuğun veya Nurcuların var olduğu sosyolojik bir gerçek artık. 

Modernist İslam, birçok konuda, ana omurga olan Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaate muhalif daha doğrusu karşıt bir tavır sergilediği gibi; modernist Nurculuk da aynen buna benzer bir tavır ve tutumu Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat’e sımsıkı bağlı ana omurga olan geleneksel ve mutedil Nurculuğa karşı sergiliyor gibi. Bu her iki muhalif tavrın en belirgin vasfı entelektüel seviyesinin -sanıldığının aksine- çok güçlü olmasıdır. Görünür de kurumsal çevreler gibi halk nezdinde fazla bir tesir ve meşruiyet sahibi olmasalar da azıcık bireysel takılan ve biraz da mürekkep yalamış ‘okumuşlar’ nezdinde inanılmaz bir tesir sahasının olduğunu teslim etmek dürüstlüğün gereği.

Peki, “modernist” tabir ettiğimiz bu Nurcu camiadan sadır olan fikirler neler acaba? Modernist Nurculuk, bazı noktalarda, bariz bir şekilde modernist İslam’ın tesiri altında gözüküyor. Modernist Müslüman düşünürler, Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat akidesinde ne varsa onun tam tersini savundukları gibi; onların nur camiası içerisindeki izdüşümleri olan modernist nurcu düşünürlerin de, mahçup bir edayla, ana omurga olan geleneksel ve mutedil Nurculukta ne varsa –henüz çok güçlü bir seda ile olmasa da- onun tam aksini savunduklarını gözlemliyoruz.

Sözgelimi, “Mehdi hiçbir zaman gelmeyecektir tezi modernist İslam taraftarları arasında neredeyse bir itikat ilkesi haline gelmiş bulunuyor. Aynı tezi daha yumuşak bir tonda modernist Nurculukta da görüyoruz. “Mehdi hiçbir zaman gelmeyecektir, gelmeyeceği için de daima beklenecektir çünkü mehdi bir şahıs değil bir fonksiyondur.” Halbuki Risalelerde Mehdinin somut bir şahıs olduğu ve ahirzamanda geleceği tevil kabul etmez bir şekilde açıklanmıştır. 

Yine mürtedin katli bütün mezheplerde üzerinde ittifak edilen bir husus olduğu halde modernist İslam taraftarlarınca böyle bir şeyi savunmak insan hakları temel ilkesine aykırı. Aynı tez modernist Nurculukta, kraldan fazla kralcı diyebileceğimiz bir üslupla “bedevi ve vahşi fıkhın” bir uygulaması olarak tesmiye edilecektir.

Modernist İslam da Kur’an-ı Kerimdeki peygamber mucizelerini rasyonelleştirme/aklileştirme temayülü bilinen bir vakadır. Onlara göre, Bakara suresi 260. ayette geçen dört kuş meselesinde Hz. İbrahim (a.s) o kuşları parçalamamış, sadece kendine alıştırmış. Halbuki Hz. İbrahimin (a.s) o kuşları parçaladığı (surhunne İleyk) ve Allahın izniyle kuşların tekrar dirildiği bütün mezheplerce ve müfessirlerce kabul edilen apaçık bir mucizedir. Bu fikrin modernist Nurculuktaki yansıması “alıştırma” kavramının doğru olduğu bunun, Haşir Risalesi’nin hakikatleri ile ayağa kalkacağı şeklindedir. Yani Haşir Risalesi baştan sona bu modernist tezi doğruluyor, onlara göre. Öyleyse, dört kuş al, onları kendine alıştır, sonra da ayrı ayrı tepelere sal onları, sana uçarak dönecekler” cevabı, Onuncu Söz’ün her cümlesinin altında akan nehir gibidir. Derinlemesine okuyan metnin içindeki dip akıntıyı duyar.” Bu okuma biçiminde modernist İslam ile modernist Nurculuk arasında -en azından belli noktalarda- bir uzlaşı kurma arayışının olduğu gayet ikardır.

Son olarak, bazı modernist İslam taraftarlarınca dillendirilen Hz. Ademin (a.s) bir anne ve babasının olduğu şeklindeki düşüncenin bütün mezhepler ve müfessirlerce batıl olduğu izahtan varestedir. Bunun, modernist Nurcuktaki mukabili Hz. Ademin (a.s) bir insan ve peygamber olmadığı, bir imge ve arketip olduğu yönündedir. Misalleri çoğaltmak mümkün.  Bu temayülün nereye kadar devam edeceğini şimdiden kestirebilmek koyla değil.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
20 Yorum