1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Mısır tarihinde görülmedik insan hakları krizi var
Mısır tarihinde görülmedik insan hakları krizi var

Mısır tarihinde görülmedik insan hakları krizi var

Mısır ordusunun geçen yıl 1.150 kişiyi sistematik şekilde öldürdüğü belirtilen raporu hazırlayanlardan Şakir, "Şu anda Mısır tarihinde görülmedik insan hakları ihlalleri var" dedi.

A+A-
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Mısır güvenlik güçlerinin geçen yılki gösterilerde bin 150 kişiyi sistematik öldürdüğünü belirten raporunun arkasında durdu ve Mısır'ın tarihinde görülmemiş bir insan hakları krizi yaşadığını bildirdi.
 
Rabia katliamının yıl dönümünde, Mısır güvenlik güçlerini geçen yılki gösteriler sırasında bin 150 kişiyi sistematik şekilde öldürmekle suçlayan İnsan Hakları İzleme Örgütü raporu Amerikan kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Raporun ana araştırmacılarından Ömer Şakir, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Mısır’da Rabia katliamından bu yana muhalefete acımasız ve sistematik baskı kampanyası uygulandığını söyledi.
 
Ülkede geçen yılın temmuz ve ağustos aylarında "güvenlik güçlerince işlenen cinayetlerle başlayan baskının süratle Müslüman Kardeşler ve siyasi muhalefetin diğer İslami üyelerine, laik ve solcu muhalefete, akademisyenler, gazeteciler, siyasi yorumcular ve muhalefetin diğer katmanlarına uzandığını" belirten Şakir, “Mısır'da şu anda ülke tarihinde görülmedik insan hakları krizi yaşanıyor. En azından bizim Mısır üzerinde çalıştığımız yıllar boyunca hiç bu kadarını görmediğimiz dehşette bir kriz" dedi.
 
Şakir, insan hakları, protestocuların topluca öldürülmeleri, keyfi kitlesel tutuklamalar, toplanma ve ifade özgürlüğüne getirilen ağır kısıtlamalar, adil yargılama yoksunluğu gibi birçok konuda Mısır'da şu anda görülen krizin, önceki Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek dönemini bile geride bıraktığını, daha önce ülkedeki hiçbir iktidar döneminde bu derece kötü bir dönemin yaşanmadığını söyledi.
 
"Mısır ordusu ve güvenlik güçleri yardımları suistimal ediyor” 
 
Şakir, Mısır'daki geniş çaplı ve sistematik suistimaller dikkate alındığında Mısır'ın şiddet eylemlerinin sorumlularından hesap sorması, siyasi gösterilerde aşırı güç kullanımını sona erdirmesi gibi adımlar da dahil olmak üzere, ABD ve diğer ülkelerin Mısır’a uluslararası hukuka uyma yönünde kararlılık göstermediği müddetçe askeri ve güvenlik yardımı sağlamaması gerektiğini vurguladı. Şakir, bu yardımların Mısır ordusu ve güvenlik birimleri tarafından ağır ihlallerde kullanıldığını söyledi.
 
Mısır’a yardım yapılırken çıkarların değil etik meselelerin dikkate alınması gerektiğini savunan Şakir, Mısır'daki sivil toplumun da büyük baskılar nedeniyle sindirilmekte olduğunu, insan hakları savunucularının tutuklanması, insan hakları örgütlerine baskınlar gibi olayların yaşandığını hatırlattı.
 
“Rapor taraflı değil, her detayı içeren yöntemler kullandık” 
 
İnsan Hakları İzleme Örgütü Ortadoğu ve Kuzey Afrika Dairesi Sözcüsü Fadi el-Kadı da AA’ya yaptığı açıklamada, Mısır'da sivil toplum, bağımsız kuruluşlar ve insan hakları savunucularına yönelik baskılar neticesinde ülkede artık siyasi ve demokratik faaliyet zemini kalmadığını belirtti.
 
Adalet, hesap sorulabilirlik gibi alanlarda ülkede hiçbir ilerleme olmadığını ifade eden Kadı, Batılı ülkelerin sağladıkları silahları ve askeri teçhizatı hiçbir haklı gerekçeye dayanmadan kitleleri topluca öldürmede kullanan bir hükümete bu tür yardımlar yapma politikasını gözden geçirmesi gerektiğini kaydetti.
 
Mısır hükümetinin raporun taraflı olduğuna dair suçlamalarını da reddeden ve raporun yazımında her türlü detayı içeren yöntemler kullanıldığını belirten Kadı, Mısır'ın raporu basitçe taraflılıkla suçlamak yerine ortaya rapordaki kanıtları çürütecek sağlam tezler getirmesi gerektiğini söyledi.
 
Kadı da Ömer Şakir gibi Mısır'da şu anki durumun Mübarek döneminden bile kötü olduğunu dile getirdi. 
 
“Mısırlı yetkililer yaşananları ört bas etme gayreti içinde” 
 
Freedom House Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programları Direktörü Charles Dunne, AA muhabirine raporu değerlendirirken, Mısır'daki cinayetlerin sorumlularına hiçbir şekilde hesap sorulmamış olmasını eleştirdi. Dunne, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporunda Mısırlı güvenlik güçlerinin raporun yazımı sırasında yürütülen araştırmalarda işbirliğine yanaşmadığının, ilgili video kayıtlarını paylaşmadığının belirtildiğine işaret etti.
 
Mısırlı yetkililerin yaşananları örtbas etme gayreti içinde olduğunu ifade eden Dunne, raporda uluslararası bir soruşturma çağrısı yapıldığını ancak Mısır hükümetinin uluslararası bir soruşturmada işbirliğine yanaşmayacağını söyledi.
 
Rapordaki güçlü ifadeler göz önüne alındığında uluslararası camianın bu konuya ilgi göstermesi gerektiğini vurgulayan Dunne, "Uluslararası camia Mısır hükümetinden hesap sormalı. Oradaki toplu cinayetler Çin'de 1989 yılındaki Tiananmen katliamıyla kıyaslanıyor. Bu çok önemli" dedi.
 
“ABD, yardımları askıya almalı” 
 
Dunne, bir soru üzerine Freedom House olarak, ABD'nin Mısır'a yönelik askeri ve güvenlik yardımlarını askıya alması gerektiğini uzun süredir dile getirdiklerini hatırlattı. Dunne, "Tüm bu protestocuları öldürmekten sorumlu kurumlara sınırsızca askeri yardım sağlamanın Mısır'ın istikrarına katkıda bulunduğuna inanmıyoruz; hatta ABD'nin Mısır'a ilişkin hedeflerine bile katkı sağlamıyor. ABD, Mısır'da gerçek anlamda bir demokratik değişime ve insan haklarına saygıya odaklanmalı" diye konuştu.
 
Mısır'da Sisi iktidarındaki durumun Mübarek döneminden de kötü olduğunu ve her geçen gün daha da kötüye gittiğini ifade eden Dunne, basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar, sivil topluma karşı yürütülen kampanya, Müslüman Kardeşler ile bağlantısı olan kişilere baskılar, gazetecilerin tutuklanması ve daha birçok benzer uygulamaya bu dönemde rastlandığına işaret etti.
 
Washington Post’tan Obama yönetimine ağır eleştiri 
 
Ülkenin saygın gazetelerinden Washington Post da bugünkü başyazısını bu konuya ayırdı. Gazete, raporda yer alan bulgular ışığında ABD yönetiminin Mısır politikasına çok sert eleştiriler yöneltti.
 
Barack Obama yönetiminin, Mısır güvenlik güçlerinin 14 Ağustos 2013'te darbe karşıtı göstericilere yönelik işlediği cinayetlerden dolayı Mısır'dan hesap sorması gerektiği belirtilen yazıda, ABD, Rabia'tül Adeviyye Meydanı'nda "dünyada tek bir günde en fazla sayıda göstericinin öldürüldüğü katliamlardan birine" imza atan Mısır'la hala stratejik ortaklığı sürdürmekle ve ülkede "demokrasinin yeniden tesis edilmekte olduğu yalanını" desteklemekle eleştirildi.
 
Yazıda, "Obama yönetimi hala katliamın mimarı (Mısır Cumhurbaşkanı) General Sisi'ye, yapması gereken 'parya' muamelesi yerine değerli ortak muamelesi yapıyor. Beyaz Saray, rejimi ilkesizce kucaklamasının ve ülkede demokrasinin yeniden tesis edilmekte olduğu yalanını gülünç biçimde desteklemesinin ABD'nin Ortadoğu'daki genel çıkarlarını ilerleteceğine inanmış görünüyor. Bu yanlış bir bahis" değerlendirmesi yapıldı.
 
ABD yönetimi rapordaki bulgulardan rahatsız 
 
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf de dün yaptığı açıklamada, örgütün raporundaki bulguların "çok rahatsız edici" olduğunu belirtmişti. 
 
Olaylardan bir yıl sonra, hala hiçbir güvenlik gücü mensubunun sorumlu tutulmamasının da aynı şekilde “rahatsız edici” olduğunu ifade eden Harf, "Birçok kez söylediğimiz gibi, Mısır uzun vadeli istikrar, güvenlik ve ekonomik refaha erişebilmek için bu olayları tümüyle şeffaf ve güvenilir şekilde, hukukun üstünlüğünün tarafsızca uygulanması ve insanların sorumlu tutulmasını temel alan tarzda soruşturmalı" diye konuşmuştu.
 
Mısır hükümetine sorumlulardan hesap sorulması için baskı uygulamaya devam edeceklerini dile getiren Harf, Mısırlı yetkililerin raporu taraflı olmakla eleştirmesi ve İnsan Hakları Örgütü'nü meçhul ve güvenilmez kaynaklara itibar ederek profesyonelce davranmamakla suçlaması konusunda, "Geçen yıl ağustos ayında Mısır sokaklarında neler olduğunu görmek için herhangi bir meçhul kaynağa ihtiyacınız olduğunu düşünmüyorum. Hepimiz olanları gördük" demişti.
 
Merkezi New York'ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü, yayımladığı raporda, Mısır güvenlik güçlerini geçen yılki gösteriler sırasında bin 150 kişiyi sistematik biçimde öldürmekle suçlamış ve işlenen cinayetlerin, insanlık karşıtı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirmişti.
 
AA
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.