1. YAZARLAR

  2. Abdulkadir MENEK

  3. Mazlum ve mağdur bir bölge-Basilan
Abdulkadir MENEK

Abdulkadir MENEK

Yazarın Tüm Yazıları >

Mazlum ve mağdur bir bölge-Basilan

A+A-

Filipinler gezimizin çok önemli duraklarından birisi de Basilan adası oldu. Sabah erkenden yaptığımız kahvaltının ardından Basilan adasına doğru vapur ile yola çıkıyoruz. Filipinler'de buna benzer çok ada var. Bu adada iki tane şehir ile birlikte çok sayıda köy bulunuyor. Şehirlerin bir tanesinin adı İsabela. Diğerinin adı ise Lamitan.

Adaya ayak basar basmaz, diğer bölgelerde pek rastlanmayan olağanüstü bir görüntüye şahit oluyoruz. Her tarafta uzun namlulu silahlar taşıyan askerler var. Uzun yıllar buralarda hak ve hukuk mücadelesi veren Müslümanlara karşı hala tedbir olarak böyle bir yola başvuruluyor. Böyle bir görüntüye başka bölgelerde şahit olmak pek mümkün değil.

Müslümanların yaşadıkları bölgelerde gözle görülür bir fakirlik ve geri kalmışlık var. Hristiyanlar tarafından yüzyıllardır idare edilen Filipinler de, Müslümanlar daima ikinci sınıf insan muamelesi görmüşler ve bu bölgelere kayda değer hiçbir önemli ekonomik yatırım yapılmamış. 

Önce İsabele şehrini ziyaret ediyoruz. Filipinlerde ziyaretimiz esnasında genel mahalli seçimler olduğu için her tarafta propaganda çalışmaları dikkati çekiyor. Afiş, resim ve propaganda malzemeleri gelişigüzel duvarlara, diğer uygun olan ve olmayan bütün yerlere yapıştırılmış. Bu noktada büyük bir karışıklık göze çarpıyor. Yerel yönetimlerin her alanında seçim olduğu için aday bolluğu hemen kendini belli ediyor.

Burada şehir, köy ve bölge isimleri genellikle İspanyolca. Üç yüz elli yıl kadar Filipinleri sömürge olarak yönetiminde bulunduran İspanya, isim yönünden her köşeye damgasını vurmuş. Daha sonraki yıllarda da bu isimlerin değiştirilmesi konusunda önemli bir çalışmanın yapılmadığı anlaşılıyor.

Müslümanların çoğunlukta olduğu bölgelerde yüzyıllar boyunca misyonerler yoğun faaliyetlerde bulunmuşlar. Müslümanların da kendi iç işleri ile uğraşması ve bu bölgelere ilgisiz davranmaları, buralardaki sosyal yapıyı neredeyse tamamen değiştirmiş. Misyonerler, bütün bölgelere çok sayıda okul ve kilise yaptırmışlar.

İsabela şehrinde vapurdan iner inmez, burada hizmet eden kardeşlerimiz tarafından afişlerle karşılandık. Sonra beraberce İslam Ulema Meclisinin Merkezini ziyaret ettik. İslam Ulema Meclisi siyaset üstü bir yol takip ediyor ve hiçbir parti ile organik bir bağlarının olmadığını ifade ediyorlar. Daha çok Risale-i Nur hizmetine benzer bir metot ile hizmet etmeye çalışıyorlar. İkaz, irşat ve tebliğ metodu ile İslamiyet’e hizmet etme gayretindeler.

Basilan bölgesi ile birlikte diğer bazı bölgelerde İslam Ulema Meclisine bağlı olarak eğitim ve öğretim hizmetlerine devam eden bazı okullar kurulmuş. Daha çok medrese tarzında faaliyette bulunuyorlar. Bazı İslam Enstitüleri ve Fakültelerini de kurarak hizmetlerini daha planlı ve sistematik bir şekilde yapmak için gayretlerine devam ediyorlar. Bu yönden de bütün Filipinlerdeki Müslümanlar için bir cazibe merkezi olmak için çalışmalar yapıyorlar.

Basilan bölgesinde üç yüz bin kişinin konuştuğu Yakan dili var. Buradaki insanların yüzde sekseni Müslüman ve bu ada yoğun bir Müslüman nüfusu bünyesinde barındırıyor. Fakat tamamı Müslüman olan bazı adaların varlığından da bahsediliyor. Bu dilde de basılan herhangi bir yazılı kaynak olmamakla birlikte son yıllarda çok orijinal bir çalışma yapıldı. Ve Yakan diline İhlas ve Uhuvvet Risaleleri çevrilerek basıldı. Bu gayret, bu bölgelerde Risale-i Nur’a olan alakayı bir hayli arttırmış.

Basilan Adası'nda güzel İslami hizmetler başlamış. Yeni Müslüman olan çok sayıda Filipinli var.  Buranın Müslüman halkının son yıllarda başlayan ve giderek artan İslami hizmetlere çok yakın bir alaka ve muhabbeti gözden kaçmıyor. Daha önceki yıllarda buradaki bazı Müslüman örgütler tarafından yapılan ve birçok masum insana da zarar veren eylemlerin sona erip, daha İslami ve kavl-ı leyyine dayalı bir metodun ağırlık kazanmaya başlaması da, buralarda İslamiyet’e olan ilgiyi bir hayli arttırmış.

Son yıllarda giderek artan ve fakir Müslüman ülkelerde kurban kesme ve et dağıtma çalışmaları ile birlikte ilk defa kırmızı et yiyen binlerce insandan bahsediliyor. Filipinler bir ada ülkesi ve en önemli gıda tüketim maddeleri de pirinç ve balık.   Bu bölgede torpiller meyveler çok büyük oranda yetişiyor. 

Muz, manga, papaya ve ananas, çok yetişen ve tüketilen meyvelerin basında geliyor. Bu bölgelerde yemek çok önemli bir yer tutmuyor. Günlük beslenme düzeni çok basit ve sade. Biraz pirinç ile günlerce idare edebiliyorlar. Ve buna da çok fazla önem vermiyorlar.

Basilan adasında çok sayıda kauçuk ağacı da var. Fakat bu ağaçlarını hepsinin kontrolü, ABD’nin elinde. Sadece vapur ile ulaşılabilinen bu adaya sırf kauçuk için ABD tarafından bir havaalanı yapılmış. Fakat bu havaalanı sadece ABD’liler tarafından kullanılıyor ve Filipinlilerin burayı kullanma şansları yok. Kauçuk nakliyatı bu havaalanından yapılıyor.

Basilan‘da İslam Ulema Meclisi Konseyi'ni ziyaret ediyoruz. Meclis Konseyi Başkanı bizi büyük bir nezaket ve samimiyet ile karşıladı. Başkan Ebul Hayr, kısa ve güzel bir konuşma yaparak hissiyatını ifade etti. Filipinlerdeki İslami hizmetleri özetledi. Lamitan’da nur hizmetleri ile meşgul olan Cübeyre Said ablanın hizmetlerinden sitayişle bahsetti. Cübeyre Said Hanım, Basilan’daki Nur hizmetlerini ihlasla yapmaya devam ediyor.

Burada hoş bir tevafuk ile karşılaştık. Başkan Ebul Hayr, heyet üyelerimiz arasında bulunan Said Özadalı gibi Suudi Arabistan’da, Şeriat Üniversite’sinde okuyan Filipinli Müslümanlardan birisi. Aynı sınıflarda yıllarca beraber okuyan bu iki kadim arkadaşın, aradan geçen bunca yıldan sonra, burada bir araya gelmeleri de çok güzel dostluk manzaralarına vesile oldu.

Basilan adasında binden fazla cami ve mescit var. İslami hizmetlerde gözle görülür bir canlılık müşahede ediliyor.  Basilan’da yüz elli tane medrese var ve buralarda beş bin civarında talebe eğitim görüyor. Ulema Meclisi yetkililerinden Dr, Mü’min, bu konseyin tamamen bağımsız olduğunu ve hiç bir resmi kuruma bağlı olmadığını ifade etti. Geçen sene hafızlık kurslarında otuz sekiz tane hafız yetiştirilmiş. 

Ulema meclisinde tam bir iş bölümü halinde çalışılıyor. Farklı konularda komiteler oluşturmuşlar. Barış, hanımlar ve irşat komitesi adı altında hizmet eden bölümleri var. Bu ulema meclisinin otuz tane üyesi var ve bunlar genelde İslam ülkelerindeki üniversitelerden mezun olmuş kişilerden oluşuyor. Ulema Meclisi, belediye ve diğer kuruluşlarda da,  üyeleri tarafından temsil ediliyor ve İslami konularda bir bilirkişi gibi görüşlerini ifade ediyorlar.

Basilan da üç yüz kişinin bulunduğu bir hafızlık Kursu'nda sadece üç adet Kuran'ın bulunduğunu ve Kuran'ın sayfalarının ayrılarak, buradaki talebelerin birer sayfa alarak ezberlemeye çalıştığı ifade edildi. Bu durum bile buradaki Müslümanların ne kadar imkânsızlıklar içinde, dinlerini öğrenmeye çalıştıklarının en bariz bir göstergesi.
Bu durum buradaki hizmet kahramanlarından M. Rıza Derindağ tarafından bir Türkiye  ziyaretinde Diyanet  İşleri  Başkanı  Mehmet Görmez'e iletilmiş ve bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından buraya üç bin beş yüz adet Kur'an gönderilmiş. Bin beş yüz Kur'an daha  gönderilecek.  Sadece Basilan bölgesinde bu yıl içinde otuzdan fazla okuma programı yapılmış. Külliyatı defalarca bitiren kardeşlerimizin sayısı her gecen gün artıyor.  

Basilan'da iki tane büyük hapishane var ve burada hapishane dersleri başlatılmış. Bu hapishanelerde düzenli olarak haftada bir derslere devam ediliyor. Burada hizmet eden kardeşlerimiz tarafından ‘’Bediüzzaman'dan Mahpuslara Mektuplar’’ adını verilen ve Üstad’ın hapishanede kaleme aldığı mektuplar bir araya getirilerek yapılan bir çalışma kitap olarak basılmış. Bütün mahpuslara dağıtıyorlar.

Ağır cezaya mahkûm bir mahkûm risaleleri okuyarak Müslüman olmuş ve iyi halden dolayı erken tahliye edilmiş. Bu durum mahpuslar arasında ‘’Risale- i Nur'u okuyanlar eken terhis ediliyor’’ diye bir dedikodunun ortaya çıkmasına vesile olmuş. Bunun üzerine çok sayıda mahkûm Risale-i Nurları okumaya başlamışlar.

Basilan adası, inşallah önümüzdeki dönemlerde büyük hizmetleri yapma ve Kur’an’i hakikatlere tamamen tabi olma potansiyelini bünyesinde taşıyor.
Türkiye’deki ve diğer İslam ülkelerindeki Müslümanlardan da manevi ve maddi dualarını eksik etmemelerini talep ediyorlar.

Binlerce kilometre uzaklardan, bizlere muhabbet ve ümit ile bakan bu kardeşlerimize, destek ve dualarımızı esirgemeyelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum