1. YAZARLAR

  2. Dursun SİVRİ

  3. Kuantum dinamiği ile ‘Akıldan Kalbe Yolculukta Bediüzzaman Modeli’
Dursun SİVRİ

Dursun SİVRİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kuantum dinamiği ile ‘Akıldan Kalbe Yolculukta Bediüzzaman Modeli’

A+A-

Kuantum dinamiği ile ‘Akıldan Kalbe Yolculukta Bediüzzaman Modeli’

 

Klasik mantığın kurucusu olarak Aristo (M.Ö 300’lü yıllar) da karşımıza çıkar. Aristo mantığı tanımlayarak metodolojik hale getirmiş, Sokrates’in diyalektiğini alarak akıl yürütmeyi disiplin haline getirmeyi başarmıştır.

 

Daha sonra dokuzuncu ve onuncu asu-ırlardan sonra İslâm uleması; Farabi, İbn-i Rüşd, İbn-i Sina, Razi, Cürcani eski Yunan eserlerini tekrar gün yüzüne çıkarmışlar. Aristo’nun metafizik ve tabiat anlayışına göre Kur’an-ı kerimi anlatmaya çalışmışlardır. Kelam ilmi ve İslâm felsefesini ortaya çıkarmışlardır.

 

Yunan felsefesinden etkileşim sürecinde İslâm âlimlerinin sınırları aşmışlar. Sonra İmam-ı Gazali felsefenin etkisi ile sınırları aşan yorumları tashih ederek esas Kur’ani çerçeveyi korumuştur. Bu korumacılık bir zaman sonra içe kapanma, hatta taassubu netice vermiştir. Avrupa’da Endülüs Emevilerin etkisi ile başlayan Rönesans hareketleri fikir, sanat, ve düşünce hürriyetinin sanayi devrimi ile terakkisi ile dinsiz felsefenin ürünü olarak algılanmıştır. Osmanlı’nın son dönemi ve cumhuriyet dönemi entelektüeli İslâm dinine bakışını Avrupa’nın bakışını kopya etmiştir.

 

Bediüzzaman Mantık ilmini nasıl kullandı?

 

Bediüzzaman ise dini değerlere karşı yapılan yorumları yeniden tamir ve tarif etme fonksiyonu üstlenmiştir. Aklı ve mantığı etkin kullanarak, dini değerleri, iman hakikatlerini ispat ederek imanın hayata nasıl hayat olması gerektiğini göstermiştir.

 

Mantık bütün ilimlerde kullanılır. Mantığın gayesi, bilinenden hareketle bilinmeyene, görünenden görünmeyene, yanlış davranıştan hareketle doğru davranışa ve gerçeğe ulaşmaktır. Ahlâkın gayesi doğruya ve iyiliğe ulaşmaktır; estetiğin gayesi ise güzelliğe varmaktır. Mantık gerçeğe ulaşılması yolunda bütün bilimlere yardımcı olabilecek bir metodoloji olarak ortaya çıkmıştır.

 

Risale-i Nur’da mantık biliminin, bütün metodolojilerinin kullanıldığı görülmektedir. Tümden gelim, tüme varım metodu; mikro âlemden makro âleme, makro âlemden mikro âleme yolculuk yaparak çok yönlü tevhid delillerini ortaya koyar.

 

Bu uzun giriş dikkatlerinize sunmak istediğim yeni çıkan bir kitaptan alıntılardan bir kısmı.

Geçen haftaki yazımda, “Çağın Vicdanı Bediüzzaman” adlı kitaptan bahsetmiştim. Çok muazzam bir eserdi. O kitabın hikâyesini merak ettim. Önsözündeki teşekkür listesinde ismi geçen dostların bazılarına, “Nasıl destek verdiniz?” diye sordum. Aslında o kitabın yazılmasına Prof. Dr. Mehmet Altan vesile olduğunu öğrendim. Sayın Altan Nesil yayınevindeki bir sohbet programında, “Risale-i Nnur nedir diye soruyorum önüme 12 cilt külliyatı getiriyorlar. Ben ne zaman okuyup da bilgi sahibi olayım? Bir tanıtım dokümanınız niye yok?” diye sitemde bulunur. Yayınevi yetkilileri de akademik dünyaya en iyi tanıtım yapılabilecek eseri Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın yapabileceğini düşünerek kendilerine teklif götürüler. Bir ekip çalışması da sayılabilecek eser “Çağın Vicdanı Bediüzzaman” ortaya çıkar. Bu kitabın tamamlayıcısı veya devamı denilebilecek bir kitap daha ortaya çıkar.

 

“Akıldan Kalbe Yolculuk, Bediüzzaman Modeli” kitabı üzerine (Prof.Dr. Nevzat Tarhan, Nesil Yayınları, Nisan 2012)

 

Evet bu kitapta bilimsel keşif ve icadların geldiği noktada, mantık bilimi, kuantum dinamiği, kuantum elektrografisi, Risale-i Nur’daki “Tahavvülat-ı zerrat” bahsinin kuantum fiziğinin geldiği günümüzdeki seviyesindeki bahislerin en az altmış yetmiş yıl önce yapıldığının açıklamaları.

 

-Bilimsel kıyaslama(analoji) metodunun her çeşidinin en ileri seviyede kullanıldığı çıkarılmış.

-Modern bilimin mantık ilkelerinin de en ince örnekleri Risale-i Nur’da kullanıldığına örnekler çok titiz bir çalışma ile örneklendirilmiş.

-Tabiat risalesinin yorumu ve mantık ilkelerinin uygulanmasında ne kadar derin ve ileride olduğu gösteriliyor.

-Materyalizm pozitif bilimleri akla ve vahye karşı yorumladı. Bediüzzaman akıl ve mantığın araçları ile vahyin mesajının daha iyi anlaşılabilmesini sağladı

-Materyalizim sebepleri kurtsallaştırıyor, maddeye ezeliyet izafe ediyor.

-Halbuki, maddenin asıl olmadığı mânâ üzerinde perde olduğu gerçeğine kuantum dinamiği ile kısmen yaklaşıldığını anlatılıyor.

-Fiziğin bilimin dalı olarak ortaya çıktığı zamanlarda sesin hızının aşıldığı yerde fizik biter deniliyordu. Daha sonra ışık hızının aşıldığı yerde fizik biter denildi. Fizikçi Hawking de bu görüşe sahiptedir.

-İsviçre’nin CERN şehrinde yapılan deneyde atom altı parçacıkları ve ortaya çıkacak enerji ile yaratılış gerçeğini öğrenmeye çalışılmaktadır. İki gün önce yeni parçacıkların bulunduğu üzerine haberler yayınlandı.

-Bu deneylerde de maddenin asıl olduğu yaklaşımı esas alınmaktadır. Ancak Bediüzzaman madenin asıl olmadığını izah ve ispat ediyor.

 

Bir yazıda bir kitabın bütün içeriğinden bahsetmek mümkün değil. Uzun yıllar risale okuyanların da ilk defa okuyacakların da ortalama akademik seviyeden ileri derecede akademik camianın da el kitabı olabilir. Tefekkür tekniği kılavuzu sayılabilir. Evet yanlış okumadınız. Risale-i nuru anlama kılavuzu sayılabilir. İtiraz edenler okumamışlardan çıkacaktır. Okuyanlardan çıkmaz.

 

Daha başka neler var?

-Kuantum dinamiği ile gerçeğe yani tevhide nasıl yaklaşılıyor?

-Kitapta madde ile mâna bilgisayar dilinden anlatılıyor. Bilgisayarın donanımı ile yazılımı insanın fizyolojisi donanım, ruhu ve istidatları yazılım olduğu.

-Nanoteknoloji ile zerrenin en küçük âlemine girilince bilimsel alanlar arasında sınırların kalkması.

-Kuantum elektrodinamiği ve insanın serbest zihni

-İmam-i mübiin, kitab-ı mübiin ile kuantum dinamiği ile nasıl anlaşılabildiği...

-Bilginin hızı ışık hızından ileri olduğu

-Önce bilgi sonra maddenin yaratılışı

-Ruh şifrelenmiş kuantum kriptografisi olabilir mi?

-Manalar nasıl muhafaza edilebilir.

-Celali ve cemali isimlerin dengesi ne anlama geliyor?

-Zerrenin inanılmaz zaferi

-Zerrelerin eğitimi

-Bediüzzamanın soyut düşünce analizi

-Bediüzzamanın subjektif paradigmasının önemi. Yeni, farklı, özgün düşünce sistamatiği.

-Gafletin algı körlüğüne neden olması

-Ruh, melekler haşir gerekçesi ve mantığı

-Ruh, hayat, şuur, akıl, mâna, insanın şifresi

-Küçüldükçe karmaşıklaşan madde

-Ebedin saadetin gerekçeleri var mı?

-Esmay-ı hüsna neden bilinmeli?

-Zühre katre reşha kavramlarını nasıl anlamalıyız?

-Batı felsefesi talebesi ile Kur’an talebesi örneğinde iki hikmetin karşılaştırılması.

 

Evet çok derin ve ince meseleler bilimin en son geldiği nokta olan kuantum ve mantık bilimi metotlarını Bediüzzaman’ın tevhid delillerinde, iman hakikatlerini ispat ederken kullandığı çok güzel anlatılmış. Modern bilim dünyası Bediüzzaman’dan çok gerilerden geldiğini görüyoruz.

Akademik ve entelektüel dünya ile sağlıklı zeminde iletişim kanalları neler olabilir diye merak eden ilmi enaniyet virüsü kapmamış olanlara tavsiye olunur.

Tebrikler Nevzat hoca ve yayında emeği geçenler. Hem ezber bozuyor hem de yeni ufuklar açıyor. Ülfet ve gaflet perdesini kaldırıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.