1. HABERLER

  2. BEDİÜZZAMAN

  3. Kongar'ın Şerif Mardin-Said Nursi yorumu: 'Diren laiklik'
Kongar'ın Şerif Mardin-Said Nursi yorumu: 'Diren laiklik'

Kongar'ın Şerif Mardin-Said Nursi yorumu: 'Diren laiklik'

Şerif Mardin de sosyolog Emre Kongar da. Biri araştırarak konuşuyor diğeri slogan atarak!

A+A-

Risale Haber-Haber Merkezi

Cumhuriyet yazarı Prof. Emre Kongar, Şerif Mardin ve Said Nursi ilişkisine dair yorumlarda bulundu. Mardin ile öğrenciliğinden itibaren tanıştığını hatırlatan Kongar da bir çok ulusalcı ve kemalist gibi Şerif Mardin'in Said Nursi'yi müsbet anlamda anlatmasını kabullenemediğini gösterdi.

Şerif Mardin Said Nursi yüzünden mutsuzmuş!

Seri yazılar yazan Kongar, daha ilk yazısında Şerif Mardin'in mutsuz olduğunu ileri sürerek bu durumu da Said Nursi'ye bağladı. 

Mardin'in "mutlu bir yaşamı olmadığını" ileri süren Kongar, her daim bilimselliğe yaptığı vurgusunu söz konusu Said Nursi olunca yapmadı ve "sanıyorum" ile başlayarak şöyle "bilimsel" bir teşhis koydu: "Said Nursi çalışmasıyla destek verdiği yapı ile taban tabana zıt olan yaşamı ve rafine kişiliği, mutsuzluğunun temel nedenlerinden biriydi."

Nurculuğun tarikat olmadığını bile bilmiyor

Şerif Mardin’in Said Nursi çalışmasının temellerinin 1971’de atılan ve 1980’de doruğa erişen baskı dönemlerinin arkasındaki dinci/milliyetçi ideolojiyi destekleyen ürün olarak ortaya çıktığını iddia eden Kongar, Nurculuk için "tarikat" tabirini kullandı. 

Mardin'i iyi tanıdığını ileri süren Kongar'ın Nurculuk için tarikat ifadesini kullanması Mardin ile bu konuda hiç konuşmadığını gösterdiği gibi adeta sıfır bilgiye sahip olduğunu ortaya koydu. Resmi propagandanın dışına çıkamadığını da gösterdi.

Mardin: 'Laiklik dini, toplumsal ve bireysel yaşamın dışına çıkarıyor'

Kongar'ın son yazısındaki ilgili bölümler şöyle:

Şerif Mardin, değişen ve çağdaşlaşan toplumlarda, dinin kaçınılmaz bir biçimde, bireyin toplumla bütünleşme sorunlarını çözen en önemli mekanizma olarak işlevini sürdürdüğü ve sürdürmesi gerektiği kanısındadır. 
Mardin, çağdaşlaşma yönündeki değişmenin, laikliği getirdiği oranda, dini, toplumsal ve bireysel yaşamın dışına çıkardığını, böylece de bireyleri bir arada tutan “harcı” yok ettiğini söyler... 

Toplum İslam ile, Said Nursi aracılığıyla bağları yeniden kurdu

Cumhuriyetin, birey ile toplum arasında, İslam dini aracılığıyla kurulmuş olan bağları yok ettiğini ve bu nedenle, bireylerin devletle bağlarının koptuğunu düşünür ve İslam dininin Said Nursi’nin Nurculuk tarikatı aracılığı ile bu bağları yeniden kurduğunu öne sürer.

Bütün kitabı boyunca Said Nursi’nin her iki işlevi de yerine getirdiğini anlatıyor

Mardin, şöyle devam ediyor: 
“Bu araştırmada da görüleceği gibi Said Nursi, ‘âdet ve kurallar’ı kusurlu veya gücünü kaybetmiş bulan veya bunların gayri meşru sayıldıklarını gören çok sayıda insana hitap etmektedir. Bu koşullarda arta kalan kök paradigmalar, Said Nursi’nin etkisinin temelini oluştururlar.” 

Mardin, “kök paradigma” kavramına örnek olarak, “Gazi” deyimini gösteriyor ve bu deyimin Türk kültüründe sahip olduğu çeşitli anlamları açıklıyor. 

Mardin için, “kök paradigmaların” iki işlevi vardır: 
“Bir, kişisel davranışlara rehber teşkil eden ve ideal bir toplumun görünümünü veren ‘haritalar’ olarak; iki, kültür çantasında yer alıp bireyin toplumsal kurallara ve konumlara ilişkin algılamasıyla birlikte, görüntüleri, sesleri ve renkleri anlamlandıran araçları birbirleriyle kaynaştıran başlıklar olarak.” 

Mardin, bütün kitabı boyunca Said Nursi’nin söyleminin bu her iki işlevi de yerine getirdiğini anlatıyor.

Mardin’e göre, “Nurculuk”, Cumhuriyet’in başaramadığını gerçekleştirdi

Mardin’e göre, “Nurculuk”, Cumhuriyet’in başaramadığını iddia ettiği birey-devlet bütünleşmesini gerçekleştiren bir araçtır. Böylece “Siyasal İslam” da, devlet-birey bütünleşmesini, siyaset sahnesinde gerçekleştiren bir işlev sahibi oluyor.

Nurculuk üzerinden Siyasal İslamı...

Mardin’in Said Nursi çalışması ile yaptığı: 
Nurculuk üzerinden Siyasal İslamı, toplumu bir arada tutan ve bu nedenle sadece meşru olan değil, aynı zamanda toplumsal bütünlük açısından gerekli ve zorunlu olan bir siyasal akım olarak sunmaktır.

Din/Tarım toplumlarının feodal kalıntılarına dayalı olan ve bu nedenle de yanlış olan bu tezi onu: Temel Hak ve Özgürlüklere dayalı Çağdaş Demokrasi kavramının altını oyan “Çoğunluk Diktatörlüğünü” din üzerinden meşrulaştıran bir ideolog...  Ve Türkiye’deki “Post Modern Orta Çağ” döneminin önemli mimarlarından biri haline getirmiştir.

Prof. Kongar'dan bilimsel sloganlar!

Sosyolog Kongar, yazısını klasik kemalistler gibi "Diren Laiklik" sloganı atarak tamamladı. Şerif Mardin gibi Said Nursi hakkında bilimsel araştırma ve çalışmalar yapmaktansa slogan atan Kongar'ın bu haliyle Şerif Mardin gibi bir düşünürü de onun yazdığı Said Nursi'yi de anlaması çok zor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum