1. YAZARLAR

  2. Mehmet EVREN

  3. Kitaplara iman üzerine bir çalışma
Mehmet EVREN

Mehmet EVREN

Yazarın Tüm Yazıları >

Kitaplara iman üzerine bir çalışma

A+A-

İslâm Dinine göre Yüce Allah, tarihin çeşitli dönemlerinde, peygamberler aracılığıyla insanlara, dünyada nasıl yaşamaları gerektiği hakkında bilgiler göndermiştir. Allah’ın gönderdiği bu bilgileri içerisine alan kitaplara, İlahi kitaplar adı verilir.

Kutsal Kitapların gönderiliş hikmeti

Hepimizin bildiği gibi yeni bir bilgisayar veya araba alırken yanında bir de kullanım kılavuzu verilir Bu kılavuzu okunmadan aletin çalıştırılması bozulmasına sebep olabilir. Ancak kullanım kılavuzuna göre çalıştırıldığı zaman; hem randıman alınır. Hem de daha uzun ömürlü olur.

İnsan da, Yüce Allah tarafından yaratılmış en güzel bir varlıktır. İnsanı mükemmel bir makineye benzetecek olursak: Maddi ve manevi problemlerine çözüm getirecek bir kullanım kılavuzuna ihtiyacı vardır. İnsanın mutlu olması için neler yapacağı, nelerden uzak duracağı, yaşantısını nasıl düzenleyeceğini, ailesine, devletine, milletine ve diğer varlıklara nasıl davranacağını, Yüce Allah’ın, kılavuz olarak gönderdiği İlahi kitaplarla mümkündür.

Kutsal kitaplar, insanların mutlu olmaları için gönderilen birer kılavuzdur. Kılavuzluk görevini yapan bu kitaplara birçok kurallar konmuştur. Bu kurallara uyanlar, dünyada ve Ahirette mutlu olurlar. Uymayanlar ise hem bu dünyada hem de ahirette mutsuz olurlar.

Kutsal kitaplar, İnsanları kötülüklerden uzaklaştırmak ve barış içinde yaşamalarını sağlamak için gönderilmiştir. İnsanları diğer varlıklardan üstün kılan en önemli özelliklerden biri akıl sahibi olmaları ve düşünebilmeleridir. Buna rağmen, çoğu zaman nefsine ve bazı tabiat kanunlarına karşı başarılı olamamışlardır. Hatta çoğu zaman onlara yenilmişler. Çünkü insanın nefsine karşı büyük bir zaafı vardır. Aklı ile varlıklar hakkında bilgi sahibi olmayı başarabilen insan, hisleri karşısında zayıftır. Hâlbuki insan için gerçek başarı, nefsini ve hislerini yenebilmesidir. Çünkü hislerine hâkim olamayan insan, kendini kötülüklerden alıkoyamaz. İşte kutsal kitaplar, insana, aklını nasıl kullanması gerektiğini, duygularına ve hislerine nasıl hâkim olacağının yollarını göstermek ve kötülüklerden uzaklaşmasını sağlamak için gönderilmişler.

İnsanlar, zaman zaman yanlış yollara sapabilirler. Gerçekleri, kendi çıkarları doğrultusunda değiştirebilirler. Kendi yanlışlarını doğruymuş gibi gösterebilirler. İşte bu konularda ilahi kitaplar, insanları uyaran, onlara doğru yolu bulmalarını sağlayan birer ilahi kılavuzdur.

İslam inancına göre; Allah tarafından, insanların ihtiyaçlarına göre gönderilen bu kitap zinciri, Kur’an-ı Kerimle son bulmuştur. Dolayısıyla Kur’an önceki bütün kitapların tamamlayıcısı durumundadır. O, her yönüyle tamamlanmış olduğundan, insanlık, kıyamete kadar başka bir kutsal kitaba ihtiyaç duymayacaktır. Bundan dolayı Müslüman olan bir kimse, bütün kutsal kitapların Allah tarafından gönderildiğine inanması gerekir.

Mukaddes kitap: Yüce Allah’ın peygamberlere gönderdiği ilahi kitaplardır. Başka bir ifadeyle: Yüce Allah’ın vahiy yoluyla peygamberlere insanların dünyada ve ahirette mutlu olma yollarını bildirmek için gönderdiği ilahi belgelerdir.

Suhuf: Yüce Allah’ın vahiy yoluyla peygamberlere gönderdiği küçük hacimli sayfalardan oluşmuş broşör veya belgelerdir. Suhuf, sayfanın çoğuludur.

Vahiy: Yüce Allah’ın Melekler aracılığı ile peygamberlere insanlara iletmek istediği emir, yasak ve öğütlerin bildirilmesidir.

Dört Büyük Kitap

Tevrat         : Hz. Musa’ya

Zebur : Hz. Davud’a

İncil             : Hz. İsa’ya

Kur’an-ı Kerim        : Hz.Muhammed’e (asm) indirilmiştir.

Yüce Allah 100 Adet de sayfa göndermiştir:

10 sayfa        : Hz. Âdem’e

50 sayfa        : Hz. Şit’e

30 sayfa        : Hz. İdris’e

10 sayfa      : Hz. İbrahim’e indirilmiştir.

Bu konu Kur’an-ı Kerim’de

“Davud’a da Zebur’u verdik.”(Nisa Sûresi 163. Âyet )

“O’na (İsa’ya) yol gösterici, aydınlatıcı olan İncil’' verdik. (Maide Sûresi 46. Âyet)

“Doğrusu bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa’nın sayfalarında da vardır.” (A’lâ Sûresi 18-19. Âyet) Âyetlerle belirtilmiştir.

Tevrat: Arapça’da kanun, öğreti anlamlarına gelmektedir. İbranice dilinde ise; Tanah ve Talmut olarak ifade edilmektedir.

Tevrat genel olarak;

1-İnsanın yaratılışını, Hz. Âdem’in yeryüzüne inişini

2-Nuh Tufanını

3-Hz. Musa ile Fravun’un mücadelesini

4-Günahları, dini ayinleri, bayramları ve ahlâk kuralları gibi konuları içerisine almaktadır.

Hz. Musa zamanında yazılmış olan Tevrat’ın ilk nüshası bugün elde bulunmamaktadır. Yahudi ve Hristiyan bilginleri; Tavrat’ın EZRA adında biri tarafından İlham yoluyla tekrar yazıldığı düşüncesindeler. Günümüzdeki Tevrat, Tevrat değil Kitab-ı Mukaddesdir.

Zebur: Hz. Davud’a indirilen ilahî bir kitaptır. Zebur yazılı kitap anlamındadır. Zebur 150 Sûreden oluşur. Zebur, Tesbih, zikir, nasihat, öğürtler ve haberlerden bahseder. Hz. Davut güzel sesiyle Zebur okurdu. Zeburun, aslı insanlar tarafından değiştirilmiştir. Bugün Zebur, Tevratın sonuna Mezamir adı altın ilave edilmiştir.

İncil: Hz. İsa’ya indirilen Mukaddes Kitap’tır. Müjde, iyi haber anlamına gelmektedir. O da İncil, Tevrat ve Zebur gibi insanlar tarafından değiştirilmiş olup orijinalliğini kaybetmiştir.

Hıristiyanların elinde bulunan Ahd-I Cedid (Yeni ahit) adını taşıyan İnciller Hz. İsa’dan sonra yazılmış kitaplardır.

Bugün Matta, Markos, Luka, Yuhanna incilleri MS. 325 yılında İznikte yapılan toplantıda esas kabul edilmiş, diğerleri ise iptal edilmiştir. Çünkü o zamana kadar 300’den fazla farklı İncil ortaya çıkmıştır.

Şu anda Barnaba’nın yazdığı İncil ise ilgiyle incelenmektedir. Bunun orijinal İncil’e daha yakın olduğu kabul edilmektedir.

Kur’ân-ı Kerim: Kur’an kelime olarak; okumak, öğüt vermek ve rehber anlamlarına gelmektedir. Kur’an, Hz. Muhammad’e (a.s.m.), Allah tarafından gönderilen en son ilahi Kitaptır. Kur’an, kendisinden önce gönderilen kitaplarda olan özellikleri ve esasları özet olarak içermiş olup, önceki kitapların da asllarını ve insanlar tarafından değiştirilen kısımlarını da orijinal haliyle ifade eder.

Nasıl ki, dört mevsime göre, yiyecek, giyecek ve ilaçlar değişiyorsa, insanların yaşayış devir ve dönemlerine göre eğitim-öğretim ve terbiye yöntemleri de değişir. Dolayısıyla asırlara göre Dinin hükümlerinde de bazı değişiklikler olmuştur. Onun için Kur’an-ı Kerim önceki İlâhi kitapların değiştirilmiş bazı hükümlerin yerine yeni hükümler getirmiştir. Bir Anayasanın değişmesiyle bir önceki anayasada bulunan bazı hükümlerin kalkması gibi.

İlahi Kitapların Ortak Mesajları

Hz. Âdem’den sevgili Peygamberimize (a.s.m.) kadar indirilen bütün İlâhî kitapların suhufların (sayfaların) mesajları ortaktır.

Hz. Âdem’e indirilen sayfalarda imanın şartları altı olduğu gibi, diğer peygamberlere indirilen bütün kitaplarda da imanın şartı altıdır.

Örneğin; İlköğretim birinci sınıftaki bir öğrenci Matematik dersinde “0 1 2 3 4 5 6 7 8 9” rakamlarını kullandığı gibi, Lisede ve Üniversitede okuyan bir öğrenci de aynı rakamları kullanır. Veya İlkokul birinci sınıfta okumakta olan bir öğrenci Alfabenin 29 harfini kullandığı gibi ortaokul, Lise ve Üniversitede okumakta olan bir öğrenci de aynı harfleri kullanır. İlahi kitaplarla insanlara gelen ortak mesajlar da böyledir.

İlkokul birinci sınıf öğrencisi 29 harflerle birçok anlamlı cümleler kurabildiği gibi, Edebiyat fakültesinde okuyan bir öğrenci de aynı harflerle makaleler ve şiirler yazabilir. Onlardaki ince sanatları inceleyebilir.

Eğitim-öğretim; ilkokul birinci sınıftan itibaren başlar, üniversitedeki son sınıfa kadar bir merdivenin basamakları gibi ilerleyerek mükemmele doğru devam eder. Aynen onun gibi, Hz. Âdemle başlayan din eğitimi sayfalar ve kitaplar halinde belirli basamaklarla insanların seviyelerine göre gelişme göstererek, Sevgili peygamberimize indirilen Kur’an-ı Kerim ile en son ve en mükemmel hali almıştır.

Bütün peygamberler temel değerlerde aynı noktada birleşmişlerdir. Sevgili Peygamberimiz; Kur’andaki Âyetlerle “Benim söylediğim en önemli ve faziletli söz–Lâilaheillallah’tır”diyerek bunu doğrulamıştır. (Nisa Sûresi)

Yüce Allah Kur’n-ı Kerim’de “Allah katında gerçek din İslam’dır.”(Maide Sûresi 46. Âyet)“Bugün sizin dininizi kemale erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam yeter.” (A’lâ Sûresi 18-19. Âyet) Ayetiyle noktalamıştır.

Özetleyecek olursak; bütün kitapların ortak mesajları:

1-Yüce Allah’ı tanımak yani imanın esaslarını bildirmek

2-Dünyaya ne için gönderildiğimizi açıklamak

3-Nereye gideceğimizi açıklamak

4-Buradaki görevimizin neler olduğunu bildirmek

5- İnsanın kendine karşı görevlerini bildirmek

6-İnsanın diğer insanlara karşı görevlerini bildirmek

7-İnsanların Yüce Allah’a karşı görevlerini açıklamak.

Kur’an Nedir

Yüce Allah’ın sözüdür ve insanlarla konuşmasıdır. Yüce Allah’ın zatını, sıfatlarını ve isimlerini açıklayan ve insana dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını öğreten bir kitaptır.

Ku’ran  “hem bir din kitabı, hem bir dua kitabı, hem bir zikir ve hem de bir fikir kitabıdır.”

İnsanın bütün maddi ve manevi ihtiyaçlarına cevap veren mukaddes bir kitaptır.

Kur’an, Allah’ın kelamıdır (sözüdür), Fermanıdır, Hitabı ve konuşmasıdır.

Kur’an, farklı asırlarda bulunan peygamberlerin kitaplarının özünü içinde bulunduran İlahi bir Kitaptır.

Kur’an, Allah tarafından, insanların ihtiyaçlarına göre gönderilen kitaplar zincirinin en son halkasıdır. Çünkü Kur’an; önceki bütün kitapların tamamlayıcısı durumundadır. O, her yönüyle tamamlanmış olduğundan, insanlık, kıyamete kadar başka bir kutsal kitaba ihtiyaç duymayacaktır. Bunun için her Müslüman, Allah tarafından gönderilen Kur’an-ı Kerim’e inanması ve içindeki gerçeklere uymakla görevlidir.

Kur’anın Özellikleri

1-Arapça olması

2-Sevgili Peygamberimize indirilmiş olması

3-Günümüze kadar hiç değiştirilmeden bize kadar gelmiş olması

4-Getirdiği hükümlerin kıyamete kadar geçerliliğini koruması ve geçerli olması

5-Mucize olması.

6-Ne kadar okunursa okunsun asla bıkkınlık vermemesi

7-Teknolojik gelişmelerle Kur’anın yüceliğinin daha iyi anlaşılması. Yani “Zaman ihtiyarlandıkça Kur’anın gençleşmiş” olması.

Kur’anla İlgili Teknik Bilgiler

114 Sûre 6666 Âyet 114 besmele Tevbe Sûresinin başında “besmele”yoktur. Fakat Neml Sûresinde iki “besmele” bulunmaktadır. Hem başında, hem de içinde.

Allah lafzı Kuranda Rab, Rahman, Rahim, Gafur, Hâkim ile beraber Kuran Âyetlerinin yarısıdır. (Mektubat 395-29.Mektubat 3. Kısım) Kuranda toplam: 300620 harf vardır. (Sözler. 24. Söz. 3. Dal. say. 312)

Not: Kur’anda  6666 veya 6328 gibi değişik sayılarda Âyet ‘in olduğu söylenmektedir. Kur’anda 6666 veya 6328 Âyet’in var olduğunu diyen her iki görüşe göre de Kuranın tamamı 300620 harftir. Fark şundan meydana gelmektedir.

Bazı İlim adamları iki Âyeti bir kabul ediyorlar Bazıları da bir Âyeti iki kabul ediyorlar. Örneğin: “Ali okula giderken yağmur yağıyordu.”cümlesi bileşik bir cümledir. Ancak bu cümlede iki olay anlatılmaktadır.

1-Ali okula gidiyor.

2-Yağmur yağıyor.

İşte Kuran Ayetlerinde de buna benzer bir durum söz konusudur. Ve aradaki fark da bundan kaynaklanıyor.

Kur’anın ilk sûresi Fatiha, Kur’anın son sûresi Nass’tır

En uzun sûresi, Bakara sûresi 286 âyet

En kısa sûresi, Kevser sûresi 3 âyet

Kur’an-ı Kerim 610 yılında sevgili Peygamberimize Ramazan ayının 27. Gecesi olan Kadir Gecesinde indirilmeye başlanmıştır. İlk indirilen ayetler Alâk sûresinin ilk 5 âyetidir.“Oku! Yaratan Rabbi’nin adıyla oku. O sana kalemle yazıyı öğretti.”

23 yılda indirildi. Meke’de indirilen sûre ve âyetlere Mekki (Mekkeye ait), Medine’de indirilen sûreler Medenî (Medine’de indirilen) denmektedir.

Âyetlerin ve sûrelerin yerleri Yüce Allah tarafından sevgili peygamberimize bildirilmiştir. Peygamberimiz de (asm) vahiy kâtiplerine bildirmiş, onlar da o sırayı takib ederek yazmışlardır. Kur’an-ı yazan vahiy kâtiplerin sayısı 40’tır.

Mekke’de indirilen âyet ve sûreler, ağırlıklı olarak inanç esaslarından bahseder.

Medine’de indirilen âyet ve sûreler, ibadet ve sosyal kurallardan bahseder.

Kur’an-ı Kerim’in İhtiva Ettiği Konular

1. Tevhid:               Allah inancı

2. Nübüvvet: Peygamber inancı

3. Haşir:        Ahiret inancı

4. Adalet   : Muamelat – uygulamalar veya hayatın pratikleri

5.Ubudiyet : İbadetler

6. Kıssalar  : Hikâyeler

1-Gelecekten haberler

2-İlim-Fen ve Tekolojiyle ilgili konuları içerir.

Âyet: Kur’nın bir cümlesidir.

Sûre         : Âyetlerin bir kaçının veya daha fazlasından oluşan Kur’an’ın bölümleridir.

Cüz          : Her yirmi sayfaya bir cüz denir. Kur’anda 30 cüz vardır.

Hizb: Her beş sayfaya bir hizb denir. Her cüzde dört hizb vardır. Bazı hizbiler dört veya altı sayfa olabilir.

Allah Kelamı olan Kur’anın İnsan Kelamından Farkı

Güneşle mum kıyaslanamadığı gibi, Kur’anla insan sözü de öyle kıyaslanamaz

Kur’an-ı Kerim          öyle bir kitaptır ki, herkes ondan kapasitesine göre bir şeyler anlar. Dağdaki çoban da onu okuyabilir, ondan bir şeyler anlar. Üniversitedeki profesör de okur o da ondan bir şeyler anlar. Yani hem cahile hem bilgine hem bilge insanlara hitap eder. Herkes ondan manevi bir gıda alır.

Kur’an, inanmayan ve bu “Muhammed’in sözüdür” diyenlere Yüce Allah:“Eğer kulumuza indiklerimizden herhangi bir şüpheye döşüyorsanız haydi onun benzeri bir Sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan başka yardımcılarınızı da (yardıma) çağırınız. Bunu yapamazsınız ki elbette yapamayacaksınız diye cevap vermektedir (Bakara-23-24)

Kur’anın Peygamber Mucizeleriyle Vermiş Olduğu Mesajlar.

Mucize kelime olarak: Aciz bırakmak, insanlar tarafından benzeri yapılamayan olağanüstü şeyler anlamına gelir.

Mucizenin terim anlamı ise: Yüce Allah tarafından peygamberlere verilen olağanüstü hallerdir.

Mucizenin geniş anlamı ise: Peygamberlerin peygamber olduklarını ispatlayan bir delil bir işarettir. Örneğin: Padişahın olduğu bir toplantıda bulunan bir adam, “ Padişah beni falan işle görevlendirdi”  dese; ondan onunla ilgili bir delil istense ve benim delilim budur dese padişah da “evet” diyerek onu tasdik etse, artık kimse sen falan işle görevlendirilmedin diyemez.

Peygamberler de ben peygamberim, delillerim ise, Allah’ın kâinata koymuş olduğu kanunları benim duamla değiştirmesidir.

“İşte parmaklarıma bakınız beş musluklu çeşme gibi su akıtıyor.

Şu yemeğe bakınız: İki aç adama ancak yetebilecek bir yemeği, iki yüz, üç yüz adamı doyuruyor.

Sevgili peygamberimizin On parmağından su akması ve bir ordunun o sudan içip abdest alması.

Dağların, taşların ve ağaçların peygamberimizle konuşmaları ve Onunla selamlaşmaları. Bir işaret parmağı ile ayı ikiye bölmesi gibi mucizelerle peygamberimiz peygamberliğini doğruluyor.

Diğer peygamberlerin mucizelerinden örnek verecek olursak;

Ateşin İbrahim (a.s.) ı yakmaması,

Musa (a.s.)’ın Asası ile Kızıldeniz’i ikiye bölüp ordusu ile geçmesi,

Musa (a.s.) Asası ile vurduğu taşlardan, su çıkarması,

Süleyman (a.s.)’ın herhangi bir araç kullanmadan peygamberliğini kabul edenlerle birlikte bir günde havada uçarak iki aylık bir yol gitmiş olması,

Davud (a.s.)’ın demiri hamur gibi yoğurup çeşitli şekiller vermesi.

Kur’an-ı Kerim’de peygamber mucizelerinden bahsederken insanlara ikinci bir mesaj daha verilmek isteniyor. O da peygamberleri örnek alan insanları ilme teşvik ediyor. Nitekim bu çağımızda uçağın yapılması, uzaya gidilmesi, uydular gönderilmesi. Sondajla toprağın derinliklerinden su ve petrol çıkarılması. Demirin yumuşatılıp bakırın eritilip sanayide kullanılması, ateşe dayanıklı amyanttan gömlekler yapılıp itfaiyecilerin giymesi gibi mucizelerle, insanları ilim, fen ve tekniğe teşvik ediyor. Çünkü peygamberler, manevi alanda örnek ve rehber oldukları gibi; maddî alanda, yani ilim, fen, sanat ve teknikte de örnek olmuşlardır. Örneğin:

Gemiciler Hz. Nuh’u, saatçiler Hz. Yusuf’u ve terziler Hz. İdris’i örnek aldıkları gibi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum