1. YAZARLAR

  2. Abdulkadir SELVİ

  3. Kemal mi rehber mi?
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Yazarın Tüm Yazıları >

Kemal mi rehber mi?

A+A-

-Dersim'in çok acı bir tarihi var. Öyle. Büyüklerimiz hep anlatırdı.

-Kemal Bey'in babası, 1938'den sonra sürgün edilmiş. Evet. Halası aileden 40 kişiyle birlikte götürülmüş. Derin izler bırakıyor tabii. Öfkeleniyorsunuz.

-Öldürüldüler mi? Evet. (Gözleri doluyor)

Bu sözler Sevim Kılıçdaroğlu'na ait. Sevim hanım Habertürk'ten Amberin Zaman'la yaptığı röportajda yapmıştı bu değerlendirmeyi.

"Dersim Katliamı'nın sorumlusu CHP ve Devlettir"

Bu sözler de CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'e ait.

Hüseyin Aygün'de bu açıklamayı Zaman Gazetesi'nden Habib Güler'e yapmıştı.

Hüseyin Güler bir şey daha söylemiş, "Dersim Katliamı'nda Atatürk devletin başındaydı'" demişti.

"Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içerisinden bunları fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekât oldu"

Bu sözleri de İhsan Sabri Çağlayangil, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı röportajda söylemişti.

Şaşırmayın. Yanlış okumadınız. Buradaki Kemal Kılıçdaroğlu, bildiğiniz CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

"Dersim Katliamı'nın sorumlusu CHP ve Devlettir" diyen CHP milletvekili Hüseyin Aygün ise bu konuda yayınlanmış 5 kitabı bulunan, Dersim katliamıyla ilgili birçok makaleye imza atmış, Uluslar Arası Af Örgütü üyesi olan bir isim.

Zaten bu sözleri Dersim'li Kemal Kılıçdaroğlu'nun ya da Kamer Genç'in ağzından duyamazsınız.

CHP Genel Başkan yardımcısı Onur Öymen, Dersim katliamı için," "O zaman kimse anaların gözyaşından bahsetmiyordu"_demişti. Ankara dışında Onur Öymen'i sözlerini düzeltmeye davet eden Kılıçdaroğlu, Başkente dönünce her zaman olduğu gibi sözlerinden çark etmişti.

Ama yine de kaderin cilvesine bakın ki, Dersim dağlarını bombalayan, Çağlayangil'in ifadesiyle mağaralara doldurduğu Kürtleri fare zehirler gibi zehirleyen, hafta sonu Halkevi'nde gaz lambalarının altında yargılama yapıp, tatil gününde Seyit Rıza'yı asan CHP'nin başında bugün Dersim'li bir Genel Başkan var.

Şimdi, Dersim'li Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan olduğu partide, Dersim katliamını gündeme getirdiği için bir milletvekilinin disipline verilmesi gündemde.

Dün Meclis'teydim.

CHP grubuna doğru yürürken, tecrübeli bir meslektaşım, koluma girdi ve "Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ü cezalandırmak için harekete geçtiler" dedi.

Biraz da o merakla CHP Grubunun kapısına kadar gittim. İçeriden Haluk Koç'un sesi geliyordu.

CHP Genel başkanlığına aday olacak kadar deneyimli bir insan Haluk Koç. "Hüseyin Aygün'ün sözleri CHP'ye aykırı" diyordu. Siz bir tıp adamısınız sayın Koç. İnsanı yaşatmak için Hipokrat yemini etmişsiniz.

Dersim dağlarının bombalanmasını, kadınların,çocukların katledilmesini onaylıyor musunuz?

Daha ötesi, Hüseyin Aygün'ün sözleri tarihe aykırı mı? Bunu söyleyebilir misiniz? Dersim katliamını CHP yapmadı diyebilir misiniz?

Kendisini 28 Şubat'ta mahşerin dört atlısı gibi insanlık onuruna en büyük saldırılardan biri olan ikna odaları ile başörtüsü düşmanlığı ile hatırladığımız Nur Serter de Haluk Koç'tan geri kalmadı.

"CHP bir düşünce kulübü değildir" dedi. SHP Genel Başkanı olduğu dönemde Erdal İnönü, "Burada siyaset yaptırmam" sözüyle tarihe kazınmıştı. Siz de CHP'de fikre yer olmadığını mı söylüyorsunuz?

CHP, fikir kulübü değildir ama görüyoruz ki, farklı fikirlere hayat hakkının olmadığı bir yermiş aynı zamanda.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün bir ayna tuttu aslında. CHP bu aynada kendi gerçeğini gördü. Aynadaki sureti CHP'yi ürküttü. Çünkü Kürt sorununu kazıdığınızda altından CHP zulmü çıkar.

Bugün beka sorunu dediğimiz, uğruna genç fidanlarımızı al bayraklı tabutların içinde toprağa verdiğimiz olayın bugünlere gelmesinin iki sebebi var. Biri devlete hakim olan CHP zihniyeti diğeri ise askeri yönetimler.

Dersimli Kılıçdaroğlu çok iyi bilir ama ağzına almak istemez, hatırlatayım.

İdam edileceğini anladığı zaman Seyit Rıza'ya son isteği sorulur. "Evlat acısını bilirsiniz. Oğlum Hüseyin'i benden önce asmayın"der. Aynen 12 Eylül döneminde yaşı tutmadığı halde idam edilen Erdal Eren gibi Hüseyin'in de yaşı büyütülür. Ve Hüseyin babasının gözleri önünde ve ondan önce asılır.

Bu zulme yürek dayanır mı? Dayanmıyor işte. O CHP milletvekilinin şahsında bu zulme karşı Dersim Dağları'nın isyanıdır bu aslında.

Dersim'de Seyit Rıza var.

Oğlu Hüseyin Var.

Binlerce Dersimli'nin yanı sıra bir de Alişir ile Rehber var.

Bakalım bu sınavda Kemal Kılıçdaroğlu ne yapacak? Dersim'li Kemal olarak mı, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu olarak mı hareket edecek?

Vicdanının sesine mi kulak verecek yoksa, Rehber gibi mi hareket edecek.

Rehber kim diye sormayın, O anladı...

Yeni Şafak

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum