Kelimelerin gizemli aydınlığı

Kimi kelimeler elektrik düğmesi gibidir, insanı karanlıktan kurtarır, korku ve endişeleri dağıtır, bir ferahlık verir ve aydınlatır.

Başkalarını sevindirmeyen, bilgisine bilgi katmayan kelimeler nursuzdur, ruhsuzdur, insana mutsuzluk verir, ruhunu karartır, cehennem azabı yaşatır.

Aydınlanma maddi ve manevi anlamda dıştan içe, içten dışa yoğun bir duygu akımı eşliğinde çok yönlü olarak gerçekleşir. Kaynağı da Kelamullah’tır. İnsanın içine tesir eder.

Kelimeler insanın ruhunu aydınlatırlar, orada farklı bir boyutta şekillenirler, süslenirler, renklenirler, tatlanırlar, pişerler, sonuçta da nurlu birer kandil olup dışarı çıkarlar ve muhataplarını da aydınlatırlar.

Kelimelerin de kendilerine göre dünyaları; aldıkları boyuta, yüklendikleri anlamlara, yönlendirildikleri hedeflere göre cevelan ettikleri alanları var. Bu alan insanlık tarihini, gayb âlemlerini ve ruhani varlıkların dünyalarını da içine alan bir genişliktedir. 

Kelimelerin ilk gizemi Hz. Adem’den başlar. Kelimeler/İsimler, ilk ona öğretildi. İblis’i kıskançlığa, isyana sürükleyen, melekleri gıptaya getiren kelimeler.

Harfi manaların derinlikleri, nurlu esmanın hakikatleri Hz. Adem’e talim ettirildi. İnsanlık marifet ilmiyle her bir varlığı kelime gibi okudu. Her bir çiçekle, her bir baharla, renk renk nurlandı, insanların ruhları, dimağları ve kalpleri aydınlandı. Peygamberler ve evliyaullah halkaları ile de bu aydınlık, günümüze kadar taşındı, asırları kandil gibi aydınlattı.

Kelimeler Hz Muhammed’le kemale erdi, isimler güneş gibi parladı, bütün âlemleri kuşattı. Her bir kelime, her bir isim, kandil olup birbirine bağlandı, halka olup âlemi bir zikirhaneye çevirdi.

Kelimeden kelimeye bir ağ var, internet ağı gibi. Ağa bırakılan her bir kelime dünyanın her yanında müşterilerinin zihinlerinde, kalplerinde ve duygularında canlanıyor ve aydınlık saçıyor. Fikirler, zihinlerde havai fişek gösterisine dönüşüyor, yeni ve parlak fikirlerin fabrikası haline geliyor.

Ümmetle peygamber arasında da birer ağ var, mensubiyet ağı, zikir ve nurlanma halkası. Ağda/halkada dolaşan her bir nurani kelime, ihlası oranında parlayarak yüce Peygamberin ruhuna ulaşıyor, o merkezden bütün mana âlemlerine, oradan da çok parlak birer yıldız gibi ümmetin ruhlarına ve kalplerine aksederek aydınlatıyor.

Kelimeler aslında kuru birer kılıf, birer elbise. Kelimelere hayat veren ve aydınlatan manalardır. Manaların sahibi de Allah’tır. Aydınlığa özlem duyanlar mana yüklü parlak kelimelere müşteri, iman/aydınlanma ağına dahil olurlar. Böylece zerrelerden mürekkep bir coşkuyla ezeli nurun cilvelerinde aydınlanır; kelimeler, âlemler, zihinler, kalpler ve ruhlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum